HABER DETAYI
Çay Masaya YatırıldıÇay Masaya Yatırıldı
Çay Masaya YatırıldıÇay Masaya Yatırıldı


21 Mart 2008 Cuma - 00:30

Çay masaya yatırıldı


''Çay Üretiminde Verimin ve Kalitenin geliştirilmesi projesi'' için düzenlenen seminerde çayın mevcut durumu ve geleceği konuşuldu.


TR 90 Düzey 2 Bölgesi Kalkınma Programı çerçevesinde Of Ziraat Odası öncülüğünde hazırlanan Çay Üretiminde Verimin ve Kalitenin geliştirilmesi projesi dahilinde bir seminer düzenlendi.

Proje Koordinatörü KTÜ Maliye Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Ulusoy başkanlığında gerçekleştirilen seminere; Dış Ticaret Müsteşarlığı AB Genel Müdürlüğü Daire Başkanı Feridun Başer, Çaykur Genel Müdür Yardımcısı Dr. Turgay Turna ve ÇAYSİAD (Çay Sanayici İş Adamları Derneği) Başkanı Rahmi Üstün konuşmacı olarak katıldı.

Rize Ziraat Odası Başkanı Nevzat Paliç, Of Belediye Başkan Yardımcısı Muhammet Yılmaz, Cumhuriyet Başsavcısı Hüsnü Aldemir, Of Müftüsü Mehmet Genç, Cumapazarı Belediye Başkanı Ahmet Saral, OF TSO Meclis Başkanı Zuhal Akyüzlü, Köy ve Mahalle Muhtarları, Sivil Toplum Temsilcileri ve Çay Üreticileri katıldı.

Programın açılış konuşmasını Of Ziraat Odası Başkanı Mehmet Yüksel yaptı. İlk defa Çay için böylesine yüksek katılımlı bir toplantı gerçekleştirildiğini söyleyen Yüksel, katılımcılara teşekkür etti.



Proje Koordinatörü Prof. Dr. Ahmet Ulusoy'un yönettiği panelin ilk konuşmasını Dış Ticaret Müsteşarlığı AB Genel Müdürlüğü Daire Başkanı Feridun Başer yaptı. Başer konuşmasında çayın ağırlıklı olarak Asya kıtasında üretildiğini, Türkiyenin Çin, Hindistan, Kenya ve Seylan'ın ardından 205 bin ton yıllık üretimle 5. sırada yer aldığını söyledi. 35 Ülkenin çay üretimi yaptığını belirten Başer, Çay üretiminin yüzde de 75'inin, Çay tüketiminin de yüzde 90'ının Siyah Çay olduğunu belirtti.

AB ülkelerinde bir milyar dolarlık Çay pastası olduğunu belirten Başer; Türkiye'nin AB'ye girmesi durumunda AB ülkeleri içerisinde Çay üreten tek ülke olacağını, Çay üretimi bulunmayan AB ülkelerinden İngiltere, Almanya, Fransa ve İtalya'nın çay ithalatı yaparak işledikten sonra bu çayları ihraç ettiklerini belirtti.

Türkiye'nin 2007 yılında 7,5 milyon dolarlık ihracat yaptığını belirten Feridun Başer, bunun yüzde de 60'lık kısmının yani 4,5 milyon dolarının AB ülkelerine ve ağırlıklı olarak ta Belçika, Almanya, Hollanda ve İngiltere'ye yapıldığını söyledi.



AB'de çay üreten ülke olmadığından Çay üretimine ciddi manada bir destek olmadığını belirten Başer, şu an ithalatta uygulanan yüzde 145'lik yüksek miktarlı Gümrük Vergisinin AB üyeliğinden sonra eğer özel olarak korunmaya alınmazsa çay üretimini olumsuz yönde etkileyebileceğini dile getirdi. Bunun içinde şimdiden özel çabaların ve gayretlerin sarfedilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

Çaykur Genel Müdür Yardımcısı Dr Turgay Turna yaptığı konuşmasında İlk çay üretiminin 1938 yılında Borçka ilçesinde yapıldığını söyledi. Çaykur'un Doğu Karadeniz Bölgesi içerisinde 46 yaş çay işleme ve bir adet paketleme ayrıca Ankara ve İstanbul'da da paketleme fabrikası bulunduğunu, 1984 Aralık ayında Çay'da tekelin kalktığını ve özel sektöründe üretime dahil olduğunu, 767 bin hektar dikili alanda 3100 ruhsatlı üretici olduğunu ve üretimin küçük aile işletmeleri şeklinde olduğunu, çay alanlarının yüzde de 65'inin Rize'de yüzde de 21'inin ise Trabzon sınırları içerisinde olduğunu belirtti.

Yıllık yaş çay üretimin 1 milyon ila 1 milyon 200 bin ton sevilerinde gerçekleştiğini ve bunun yarısını Çaykur'un tek başına işlediğini belirten Turna, Çaykur'un günlük 6600 ton işleme kapasitesi ile üretim yaptığını özel sektörün ise toplam üretim miktarının 8750 ton / gün olduğunu söyledi. 230 Özel sektör firmanın 175'inin faaliyetine devam ettiği belirten Turna, Çaykur'un üretiminin yüzde de 65'inin iç pazarda tüketildiğini söyledi.

Çaykur'un kuru çay stoğu ve fazla istihdam nedeni ile 2003 yılına kadar zarar eden bir kurum olduğunu ifade eden Dr. Turgay Turna, yeni yönetim ile birlikte 2004 yılından itibaren Çaykur'un kâr etmeye başladığını ve 4 yıldır blançolarını kâr ile kapattığını belirtti.

Özel sektör'ün sadece alım ve satımda var olduğunu belirten Turna, Teknik ve Tarımsal Desteğin ise sadece Çaykur tarafından verildiğini söyledi.

Bir milyon 200 bin çayın 600 bin tonunun Çaykur tarafından işlendiğini ancak geride kalan 600 bin ton çayın geleceği ne olacak? Sorusuyla mikrofonu devir alan ÇAYSİAD Başkanı Rahmi Üstün, konuşmasına bir hikaye ile başladı.

-Kızın bir gelin olmuş karşı ki köye gitmiş. Bir ikindi vakti acıkmış ve pencereden köyünü seyrederek iç çekmiş ''ey gidi bizim eller, ikindi vakti de yerler'' demiş. Bunu duyan kaynana hemen cevap vermiş; ''Töre iyi töre de, her şey varlığa göre'' diye cevap vermiş.

Çaykur'u yeni yönetimi ile takdir ettiklerini belirten Üstün, ancak bizim arkamızda devlet yok. Bizde de varlık olsa biz de ikindi vakti yiyecez. Özel sektör zor şartlarda kısıtlı imkanlarla yaşam savaşı verdiğini belirtti.

1997 yılında ÇAYSİAD'ın kurulduğunu ve Çay üretici ve sanayicilerinin sorunlarını çözmeye çalıştıklarını belirten Üstün, Çaykur'a kendileri ile iyi diyaloglar kurarak bu sürece katkı sağladıkları için teşekkür etti.

Bir yıldır üreticilerin yüzüne bakamadıklarını dile getiren Rahmi Üstün, Bir yıldır üreticilerimize ödeme yapamıyoruz. Başbakan Erdoğan ile iyi diyaloglar kurduklarını, Çaya en büyük desteğin bu iktidar döneminde verildiğini belirten Üstün, bunun yeterli olmadığını, GAP projesi ile Doğu'ya 12 milyar dolarlık bir proje hazırlayan hükümeti 1 milyar dolar da Çay'a ayırmasını istedi.

Ayakta kalabilmeleri için Kaçak çay ile mücadele edilmesi gerektiğini, kuru çay stoğunun ise TMO (Toprak Mahsulleri Ofisi) tarafından alınarak parasının da direkt olarak üreticilere ödenmesini talep ettiklerini belirtti.
''Çaya zam yapılırken biz çaya değil de bunun desteklemeye yapılmasını istiyorduk. Bugün 90 bin liraları aldınız ama çay paranız özel sektörde duruyor. Destekleme 290 bin lira olsaydı paranın yarıya yakınını tahsil etmiş olacaktınız'' diyen Üstün, eğer kaçak çay girişleri önlenebilirse Yıllık 1 milyon 200 bin ton yaş çay'dan 240 bin ton üretim yapılabildiğini bunun iç pazardaki 263 bin tonluk tüketimi karşılayamayacağı ve Türkiye'nin ithalat yapmaya başlayacağını söyledi.

Üstün, Coca cola'nın da çay pazarına girmeye hazırlandığını sözlerine ekledi.

Konuşmaların ardından dinleyicilerin soruları konuşmacılar tarafından cevaplandırıldı. Söz alan Savcı Hüsnü Aldemir; ''Ne çay üreticisiyim ne de çay imalatçısı. Görev sürem içerisinde 4. bölgede görev yapmaktayım. Daha önce görev yaptığım yerlerdeki tarım uygulamalarından biliyorum. Çayınıza sahip çıkın. Yoksa ne toprak kalacak üretim yapmak için, ne de üretecek çay'' sözleri salondakiler tarafından uzun süre alkışlandı.

Yaklaşık 2 saat süren Seminer ikram edilen yiyecek ve içeceklerle son buldu.



Oflular.com haber ve fotoğraflarına; haber bantlarımızdan, kaynak göstererek yayın yapan kardeş sitelerden ve de emek hırsızı kopyacı kurum, dernek, köy ve kişisel web sitelerinden de ulaşabilirsiniz.


Hit  : 791
İlgi : Of - Merkez


YORUMLAR (3)
agahan
(24 Mart 2008 Pazartesi - 14:05)
Buradan da anlaşılan işinize gelen yorumları yayınlıyorsunuz işinize gelmeyen yorumları yayınlamıyorsunuz.Buda sizin yanlı hareket eden bir zihniyete sahip olduğunuzu gösterir. Selametle arkadaşlar.

Yönetim ekibinin notu : sayın AGAHAN, yorumlarınız hakkında size saatler önce mesaj gönderdik. bizleri taraflı göstermek yerine, sitenin üst bölümünden mesaj kutunuza girerek yorumlarınız hakkında size göndermiş olduğumuz yanıtı görebilirsiniz. hoşçakalın.
agahan
(24 Mart 2008 Pazartesi - 13:26)
Bu seminerle ilgili arz edecek olduğum şey; çayın kalitesi değil çay sektöründeki rantın bir takım kesimleri nasıl yararlandırılacağını insanlara empoze etmeye yönelik idi.Müstahsili düşünen yok tabiki; yani izleyicilerin söylemiş olduğu sorular ve yorumlara ve de özellikle syn: savcımızın söylemiş olduğu sözlerin değerine önemle dikkat çekmek istiyorum.Çünkü çaydan başka ekmeğimiz yok.Esnafımız sanayicimiz ve de halkımızın yegane ekmek yediği tek ürün;bu ülke bizim.Baş kumandanımız Mustafa Kemal ATATÜRK'ünde dediği gibi TÜRK'ün TÜRK'ten başka dostu yoktur........ SAYGILARLA...!!!!
serkancepnioglu
(21 Mart 2008 Cuma - 14:47)
ÇAY SORUNUNUN ÇÖZÜLMESİ İÇİN ALTIN KURALLAR:
1: Güzel ofumuzun ileri gelenleri (İstanbul-of fark etmez) artık futbolla değil çayla uğraşmalıdır.
2: özel sektör üreticinin parasını enkısa sürede vermelidir. mazeretler arkasına saklanmamalıdır. 1 sene sonra para verirsen müstahsile, hiçbir sorun çözülmez.
3: kimse kimseye nutuk atmamalıdır. gerçekler ortadadır.
Yorum Ekle ...  (üyelik gerektirmez)

| İletişim ve Künye | Sözleşme ve Telif | e-Reklam | Sitene Ekle |

© 2008 | Tüm Hakları Saklıdır
Tasarım ve Programlama : Murat Kumandaş