SPORCA
Spor Yazarı
110 Ülke'de Türkçe03 Haziran 2008 Salı110 Ülke'nin katıldığı bir olimpiyat duyanınız varmı? Bir çoğumuz Dünya'da kaç tane Ülke olduğunu bile bilmeyiz. Ama 110 Ülkede Türkçe konuşulabiliyor...Bir haftayı daha geride bıraktık. Zaman sular seller gibi akıp gidiyor. Hayatın hızına yetişmek mümkün değil. Spor, sanat, siyaset kısacası her şey o kadar hızlı gelişiyor ki araya bir iki özel yazı sokunca baya bir gündemin dışında kalmış olduk. Aslında gündemin dışında kalmadık. Yazdığım konuların da çok önemli tespitler olduğuna inandığım için yazdım. Ama bunu yaparken de bazı konuları es geçmek zorunda kaldık. Avrupa şampiyonasına kilitlenmeye başladığımız şu günlerde önce telekulak sonra 45 dakikalık cep telefonunu açık bırakma olayı (aynı durum benimde başıma geldi ama Allah'tan biz siyasete karışmadık sadece normal hayatımızın 45 dakikası dinlendi üstelik gazeteci falan da değildi dinleyen) ve Türkçe Olimpiyatları ülke genelindeki haftanın önemli olaylarıydı. Yazılara genelde üstten aşağı sırayla başlamayı severim ama bu kez tersini yapacağım ve sondan başlayacağım. TÜRKÇE Olimpiyatları Şu an Samanyolu Haber TV'de 6.Türkçe Olimpiyatları finalinin tekrarı var ve onu izlerken bir yandan da yazmaya başladım. Değineyim değinmeyeyim diye düşünürken değinmeden geçemeyeceğimi anladım ve kısaca değinmek istiyorum. Sağolsun İzzet hocam geçen hafta köşesinde bu konuya değinerek bizleri aydınlatmıştı. Bu yıl 6.sı düzenleniyor Uluslararası Türkçe Olimpiyatlarının. Ve 110 ülkeden 550 öğrenci bu olimpiyatlara katılıyor. Dile kolay 110 Ülke. Yanlış anlaşılmasın 23 Nisan Çocuk Bayramımıza 23 Ülke katılıyor diye bayram ediyoruz. Burada bunun 4 katı daha ülke katılıyor. Yani Dünyanın 110 ülkesinde TÜRKÇE konuşuluyor ya da okunuyor veya yazılıyor... Gerçekten müthiş bir olay... Emeği geçen herkesi binlerce defa kutluyorum. Şu an çile şarkısını söylüyor siyahi bir kız çocuğu. Az önce mehter takımı vardı. Ve şimdi de Karadenizli bir Türk olarak benim bile bilmediğim horonu oynuyor yabancı kızlar. Bunlardan daha duygulu, daha müthiş bir şey olabilir mi? Bana bir harf öğretenin 40 yıl kölesi olurum diyen bir anlayışın devamı olarak herhalde bu insanlara sırf TÜRKÇE'mizi dünyaya yaydıkları için ömür boyu köle olmalıyız. Milliyetçilikse milliyetçilik, devletçilikse devletçilik bundan daha güzel bir şey olabilir mi? Bir yandan da korkuyorum. Acaba bunlarda yarın bir gün bir bildiriye konu olabilir mi? Veya acaba bundan rahatsız olan birileri var mıdır? Ulusal medyada bu olay neden yeterince yer alamıyor acaba? Yılsonu etkinliklerimiz Belki erken değindiğimiz bir konu olacak ama olsun. Okullarımızın yılsonu etkinlikleri yavaş yavaş görücüye çıkmaya başladı. Geçtiğimiz hafta içinde önce Anadolu Lisesi öğrencilerini izledik ''Kayıp Hayatlar'' adlı tiyatro oyunuyla, ardından da Eskipazar İlköğretim Okulu öğrencilerinin Şiir programına katıldık. Anadolu Lisesi ilçemize gerçekten büyük bir katkı sağlamıştır. Bunu belki bugün birçoğumuz farkında değiliz ama farkında olalım. Kurulduğu günden bu yana bu tür etkinlikleri başarıyla sunuyorlar bizlere. Başta kurucu Müdür sevgili hocam Dursun Abdullahoğlu olmak üzere mevcut müdür Gülsüm hanıma, öğretmen ve idareci arkadaşlara teşekkürler. Asıl büyük teşekkürler de öğrencilere. Yaklaşık 90 dakikalık oyun süresinde sergiledikleri müthiş performansla gerçek tiyatrocuları aratmadılar. Ya Eskipazar İlköğretim Okulu öğrencilerine ne demeli? Bırakın şiir okumasını, doğru dürüst yazı okumasını, imla kurallarına riayet etmeyi bile göremeyen öğrenciler var. Şimdiki öğrenciler mi çok şanslı yoksa bizler mi çok şanssızdık diye düşünüyorum da şimdiki öğrencilerin çok şanslı olduğuna karar kılıyorum. Her türlü imkanlar veriliyor. Sadece bilgi değil, öğrencilere eğitim veriliyor... Sevgili öğrenciler... Bu imkanların değerini iyi bilin... VOLVO'ya teşekkür Saat gecenin ikisi olmuş bizde yazacak o kadar konu var ki hangisini atlasak hangisini yazsak acaba? Volvo Of eğitimine yaptığı dev katkı ile tüm ilçe halkını sevindirdi. Öncelikle okul idaresinden özür dilemek istiyorum. Özel davet etmelerine rağmen katılamadık. Benim bir huyum var bu tür olaylarda asla davet beklemem ve o programa katılırım ama bu kez katılamadık. İş güç yoğunluğundan programa katılamadık ama Nihat Bey sağolsun bilgileri ve yorumları ondan alabildik. Bu tür davranışların örnek olmasını istiyorum. Devam ettirilmesi en büyük dileğimiz. İstihdam sağlayacak her türlü çalışma bizlere verilecek en büyük iyiliktir. Of'ta sporun yeni heyecanı: Karate Spor = futbol mu? diye sorarım devamlı. Daha öncede örneklerini yaşadık. Spor denince aklımıza futbol geliyor. İlçemizde düzenlenen Voleybol turnuvaları sayesinde bu eşitliği biraz bozduk gibi. Ama bu voleybolla da kalmayacak gibi. Milli Eğitim Bakanlığının düzenlediği ve Erzincan'da yapılan Okullararası Türkiye şampiyonasında Mikdat Sarıalioğlu Okulu öğrencilerimizden Yasin Üstüner ve Abdülkadir Kara elde ettikleri başarıları ile bizlerin göğsünü kabartmışladır. Babaları Jandarma Trafik Tim komutanı Ramazan Üstüner beye ve Yaşar Kara'ya teşekkürlerimizi iletiyoruz. Gazetemizi ziyaretlerinde sevinçleri gözlerinden okunuyordu. Abdülkadir'e haksızlık edildiğini söyledi okul müdürü Abidin hocam. Üçüncülükte iyi derece ama inşallah seneye o da Türkiye şampiyonu olur kategorisinde. Saral'ın azmi ve heyecanı Geçen hafta bölgenin geleceğine takılınca kongreyi unuttuk. Başkan Ercan Saral tek liste halinde girdiği seçimlerde yeni listesi ile güven tazeleyerek çıktı. Kendilerini kutluyoruz. Ofspor'un 2.lig'de de başarılı olabilmesi için yoğun gayretleri sürüyor. Takım için gecesini gündüzüne katıyor. Başkanın azmi ve heyecanı bizleri mutlu ediyor. İnşallah bu sezonda başarılı bir takım kurarak sezon boyu bizlere keyifli ve başarılı bir futbol izlettirirler. Erdoğan Yılmaz tamam gibi Teknik Direktör konusunda kararını Erdoğan Yılmaz'dan yana kullanan Başkan Saral, Hoca ile prensipte anlaştıklarını söyledi bize. Henüz resmi sözleşme yapılmadı. Erdoğan hocayı çok fazla tanımıyoruz. Ama Oflu olması, bizden, içimizden biri olması, huyumuzu suyumuzun bir olması elbette artılar olarak yansıyacaktır başarı hanesine... Ama bizlerin en büyük sorunu kendi insanımıza değer vermememizdir. Yabancı insanlara verdiğimiz şansın ve desteğin yarısını kendi insanımıza versek başaramayacağımız iş yoktur. İnşallah bu defa bu tutumumuz değişir. Beni en çok endişelendiren konu budur. Şimdiden hayırlı olmasını diliyorum. |
DİĞER YAZILARI
|
mezereli