EVET
Ofspor antremanında karpuz keyfi
Afetin yaraları sarıldı mı?
Afet Of'u böyle vurdu

Kokonatlık...

12 Aralık 2006 Salı - 10:47

Bazı insanları anlayamıyorum. Roma, Yunan, Mısır uygarlığı, Rönesans, Reform dendiği zaman hayranlıklarını ilan ediyor; bu dönemlere ait her şeyi fevkalade nesnel değerlendirirken bazı kavramlara da adeta kutsiyet yüklemekten de çekinmiyorlar.

Ama kendi öz tarihimizden bir şeyler anlatıldığında burun kıvırıyor, küçümsüyor, öznel yaklaşıyor; hatta kendi kutsallarımıza haksız eleştirilerde bile bulunabiliyorlar. Hele hele Osmanlı dendiğinde çıldırıyor, yanlış ve haksız isnatlarla adeta belden aşağı vurmaktan çekinmiyorlar.

Şimdi soruyorum. Evet, bizim atalarımız bilimde çok ileri gidememişlerdir. İçtimai ve iktisadi bazı yanlışlar yapmışlardır. Ama iki bin yıllık tarih bu kadar boş bir tarih mi? Başkalarının geçmişlerine duyulan hayranlık, onu anlamada gösterilen titizlik kendi öz tarihinden neden esirgenir? Tabi işin içinde ''Kokonatlık'' yoksa.

Hintliler kendi değerlerini küçümseyen ve onları başkalaştırmaya (değiştirmeye demiyorum) çalışanlara kokonat diyorlar. Malum, kokonat bildiğimiz hindistan cevizi, rengi de Hintlilere benziyor. İçi ise beyaz. Yani iki yüz yıl boyunca Hindistan'ı sömüren İngilizler gibi. Anlayacağınız benlik - kimlik kaybına uğrayan ve de İngiliz uzantılı Hintlilere İngiliz demek istiyorlar.

Birilerini bizden olmamakla suçlamak çok doğru bir şey değil ama tarihimize kastetmekte pek akıl kârı değil.

Şimdi adam oturmuş ahkâm kesiyor. Kerli de ferli de biri. Yani hem kerli hem ferli. İsminin önünde bir sürü sıfat taşıyor. ''Eeee! Efendim, Osmanlının hatta bizim geri kalmamızın sebebi matbaanın geç alınmasıdır. Bir kısım yobaz kesimin baskısı ve tutucu yöneticilerin de katkısı ile matbaanın gelişi engellenmiş ve o günden beri kara bulutlar başımızın üzerinden eksilmemiştir'' Büyük laf ettin be büyük şef oturan boğa. Çözdün üç yüz yıllık geri kalmışlık meselesini. Senin gibi aydına(!) da bu yakışırdı. Bu ne konuya hâkimiyet, olaya vakıfiyet. O zaman şu sorulara da cevap verirsin. İlk 1727 yılında kullanmaya başladık matbaayı. Aradan üç yüz yıl geçti. Peki, abat olduk mu? Günümüzde en modern teknolojiyi kullandığımız halde, senede kaç adet kitap basılıyor ve kaç adet kitap okunuyor; Avrupa ile karşılaştırıp açıklar mısın? Avrupa ülkeleri dışında ilk matbaa Rusya'da kurulduğu; ama iki yüz yıl boyunca Rusya'da hiçbir değişikliğe sebep olmadığı (Ta ki Deli Petro'nun yeni Rusyasına kadar) ortada değil mi? Gutenberg'in matbaayı geliştirdiği 1455 yılında otuz küsur sene sonra Osmanlı Yahudileri, ardından Ermeni ve Rumlar kullanmaya başladılar matbaayı. Peki, onlarda bir kültürel hareketlenme sağladı mı? Sağlamaz çünkü Avrupa'da ortaya çıkan ve günümüze kadar ulaşan süreç tek bir saika bağlanamayacak kadar karışıktır. Matbaa tek başına asla böyle bir ilerleme sağlayamaz. Sırf okumayı kolaylaştırmak, okuryazarlık oranını arttırmak için alfabemizi değiştirmemize; eğitim kültür alanında onca devrime rağmen seksen yıldır istediğimiz ilerlemeyi sağlayamadığımız gibi...

Bu durum ortada iken hınç alırcasına atalarımıza yüklenmek insafsızlık değil de nedir. Tabi eğer serde 'kokonatlık'' yoksa.
1.162 kez gösterildi, 6 yorum yapıldı


YORUMLAR (6)
Aktif : 6 yorum   |  Onay bekleyen : 0 yorum
6
fasafiso
1295 gün önce   (13 Ocak 2007 Cumartesi - 22:17)
hocam ne zaman kitap çıkaracaksınız..vakti gelmedi mi sizce..
5
dede
1304 gün önce   (04 Ocak 2007 Perşembe - 08:54)
Hocam sizi yazınızdan dolayı tebrik ediyorum.
Kendi değerlerini bilmeyenler tarihten silinmişlerdir.
4
leventhbo
1307 gün önce   (01 Ocak 2007 Pazartesi - 10:14)
S.A , tüm müslüman aleminin kurban bayramı mubarek olsun, zekeriya hocam senelerden sonra seni köşe yazarı olarak gördüğümde hiç şaşırmadım çünkü bu senin tabiatında olan bir şey ,yine ince bir noktaya parmak basmışsın duraklama ve gerileme dönemi hariç biz bilimde ve iktisadi alanda avrupaya çok yenilikler getirdik onlar sadece gelişitrdiler, bunları anlatmaya yorum sayfası karakter sayısı yetmez hocam,ALTIYÜZ yıllık bir dönemi görmemezlikten gelmek gerçekten çok yazık,bunu senin gibi hocalar bizim çocuklarımıza ders içinde hatırlatmalı ve öğretmelidir,herşey müfredat değildir ,sana güveniyorum ,ne mutlu öğrencilerine : köşe yazılarını hep takip edecem ,yine sayende bir kelime öğrendik !!!
3
c__ozgurvural
1322 gün önce   (17 Aralık 2006 Pazar - 11:56)
hocam hayattan örnekler verip derslerimize zevk katıyorsunuz yazınızda da bunu sezdim olayları çok iyi sezen bir öğretmensiniz tyfl öğrencileri bu açıdan ŞANSLI
2
metehan
1324 gün önce   (15 Aralık 2006 Cuma - 08:34)
Zekeriya Hoça...Tarihinden Utanan,kim oldğunu bilmeyen,ne idüğü belirsiz,İSMİNİN ÖNÜNDE ...!? Ünvan taşıyan nice zavallı gördük ,görüyor ve göreceğiz, Tarih bu örneklerle dolu sen işine devam et ....Bu milletin akıllı dosta ihtiyacı var....Bunu en iyi bilenlerden birisisiniz.....

Aziz METE......
1
oflimustafa
1326 gün önce   (13 Aralık 2006 Çarşamba - 20:06)
Bu yazıya ancak "Ağzınıza, yüreğinize sağlık" yorumunu yapabiliyorum...
Yüreğinden sevgi, kaleminden mürekkep hiç eksilmesin....
|İletişim ve Künye|Sözleşme ve Telif|Gizlilik|Sitemize Reklam Verin|
Bugün
1.504 kişi
sitemizi ziyaret etti
Bugün
8.938 sayfa
tıklaması yapıldı
Dün
2.729 kişi
sitemizi ziyaret etti
Dün
18.434 sayfa
tıklaması yapıldı
Toplam
2.941.379 kişi
sitemizi ziyaret etti
Toplam
42.706.652 sayfa
tıklaması yapıldı
En Çok
4.469 kişi
15.07.2010 tarihinde
En Çok
43.458 sayfa
15.07.2010 tarihinde


© 2003-2010 | Tüm Hakları Saklıdır
Oflular.Com Haber RSS  Oflular.Com Twitter  Oflular.Com Facebook