SAÇAKLIZADE OSMAN VE MUHAMMED EFENDİLER
İslamiyeti yayan Maraşlı Saçaklızadeleri anlatan Ömer Şirikçi Efendi'den Saçaklızadeler hakkında mektup var.
(Araştırmacı Haşim Albayrak'a gönderilen bu yazı konuya uygun olduğundan aynen buraya makale olarak alınmıştır.)
Zarflar, mazrufuna göre değer kazanırlar demiş büyüklerimiz. Dünyanın her yerinde kaynaklar fışkırıyor ama zemzem bir başka. Dünyanın her yerinde mabetler var ama Beytullah bir başka. Allah'ın 124 bin peygamberi var ama Hz.Muhammed (s.a.s.) bir başkadır.
Kainat yaratıldığından, Adem (a.s.) dünyaya gönderildiğinden beri hak ile batıl bir büyük mücadelenin içindedirler. Hak aşıkları Allah yolunda ilay-ı Kelimetullah uğrunda canlarından ve mallarından geçerek Rıza-ı Bari'yi kazanmanın mücadelesini vermektedirler.
Alemlerin efendisi Hz.Muhammed (s.a.s.) nasıl bir başına müşrik bir dünyanın içine salıverilmiş ise, O'nu yalanlayanların, kınayanların, tehdit edenlerin, tecrid edenlerin çabalarını nasıl boşa çıkarmış ise, 23 yıl gibi bir zaman diliminde arap yarımadasının doğan güneşi olmuşsa, O'nun güzide arkadaşları da dünyanın dört bucağına Allah'ın dinini yaymak adına fevkalade yüksek gayretler içerisinde olmuşlardır.
Veda haccında irad buyrulan Veda Hutbesini dinleyen 120 bin sahabiden 100 küsur bininin dünyanın dört bir yanına dağılmış olmaları ve oralarda vefat etmiş olmaları Varis-i Enbiya olmanın ne demek olduğunu bizlere anlatmaktadır.
Kolay değildir hicret, kolay değildir cihad. Fedakarlık ister, sabır ister, metanet ister, azim ister.
Mekke'den ayrılırken Alemlerin Efendisi (s.a.s.), hicret esnasında, Seniyyetü'l-Veda Tepesinden son kere bakarken doğduğu şehre şu tarihi sitemi ifade buyurmuşlardı: ''Ey Mekke sen de biliyorsun ki dünyada en çok sevdiğim şehir sensin. Bana en sevgili yurt senin toprakların. Ne var ki senin çocukların beni senin sokaklarına sığdırmıyorlar.'' Ama aradan on yıl geçmeden muzaffer ordusunun önünde Mekke'nin fethine müyesser olmuştu Efendimiz.
Anadolu İslamlaşırken, Alparslan'dan önce Alperenler görev almışlardı. Anadolu adeta fethedilmeye manen hazırlanmıştı.
Fatih de 1461 yılında fethini gerçekleştirdiği Trabzon ve Of havalisine iki yeniçeri bölüğü yerleştirdikten sonra batıya yönelmişti. Artık iş erenlere düşüyordu. Öyle de oldu. K.Maraş'ta hayat süren iki ilim erbabı iki Allah dostu manen görevlendirilmişlerdi. Of'a gidecek ve rum ve hıristiyan olan yöre halkını İslam'a davet edeceklerdi. Aralarında kura çektiler. Çünkü hem Nakşi, hem Kadiri tarikatlarının şeyh efendileri olan Saçaklızadeler Şam vilayetinin sancaklarıyla birlikte sorumluluğunu taşıyorlardı. Birden bire Kahramanmaraş'ın da içinde bulunduğu bu bölgeyi yalnız bırakamazlardı.
Kura Osman Efendi'ye çıktı. Heybesini sırtladığı gibi düştü yollara, bir başına dilini dinini örfünü geleneğini bilmediği Trabzon ve Of havalisine gitti. O günün şartlarında hoş geldin demediler yöre halkı Osman Efendi'ye. Bizim papazlarımız keramet sahibi, uçuyorlar havada dediler. Osman Efendi olabilir dedi, beni de bir dinleyin beğenmezseniz döner giderim dedi. Toplandılar papazlarını çağırdılar. Uzun münazaralardan ve mücadelelerden sonra Osman Efendi ve iki yeğeni İlyas ve Hasan Efendilerin olağanüstü gayretleri ile Of ve Trabzon havalisi fetihten 80 yıl sonra tamamen İslam'ı seçmişlerdi.
Bu hakikat Osmanlı arşivlerinde yerini bulmuş ve kayıtlara geçmiştir. Bir başına geldiği ve bir hayat feda ederek İslamlaştırdığı bu yörenin halkının bağrında yatan Saçaklızade Osman Efendi ve aziz yeğenleri Hasan ve İlyas Efendiler. Dünya durdukça anılacaklardır.
K.Maraş'ta kalan Muhammed Efendi ise (Muhammed bin Ebi Bekr) künyesi ile Abdulgani Nablusi Hz.lerinin halifesi olarak Şam ve K.Maraş arasında bir ömür boyu irşad hizmetinde bulunmuşlardır.
Tespit edilebilen yazma eserlerinin sayısı 96'dır. Hicri 1145 miladi 1698 yılında Gaziantep'te vefat etmiş ve oraya defnedilmiştir.
Tarihin tozlu sayfalarının arasında, ismini bildiğimiz bilmediğimiz milyonlarca Allah dostu her biri bulunduğu topraklarda Allah'ın dinine hizmet etmektedirler.
Devirler geçse de, insanlığın 21. asra yaklaştığı şu dönemde yine Allah dostları iş başında. Kadirşinas Trabzon ve Of yöresinin yiğit evlatları geçmişlerinde iz bırakan güzel insanların hayatlarını, hatıralarını gelecek kuşaklara aktarmak için fevkalade önemli hizmetler ortaya koymaktadırlar. İşte onlardan biri; Haşim ALBAYRAK.. Bu güzel insan tamamen şahsi gayretleriyle Trabzon ve Of tarihini aydınlatacak eserler ortaya koymaktadır.
Yalnız eserler mi, Of ilçesi ve Trabzon'da tertip edilen sempozyum ve panellerle Trabzon ve Kahramanmaraş arasındaki dostlukları perçinlemişlerdir.
Tıpkı Saçaklızade Osman ve Muhammed Efendiler gibi. Of'ta ve Kahramanmaraş'ta Saçaklızadelerin açtığı yoldan emin adımlarla yürüyoruz geleceğe..
Kahramanmaraş'ta Saçaklızadeler adına kurulmuş bir kütüphane ve bir Vakıf hizmet vermektedir.
Saçaklızade Kültür Eğitim ve Yardımlaşma Vakfı irşad hizmetlerinin yanında Aşevi, Vakıf Market, Anadolu İlköğretim Okulu, Lise, Fen Lisesi, Pi Analitik ve Erdem Dersaneleri ile 100 kişilik Ali Şirikçi Öğrenci Yurdu ve öğrenci evleriyle sosyal yardımlaşmaya ve eğitime ciddi destek sağlamaktadır.
Günümüzün modern erenleri kendilerini Saçaklızadelerin mirasçıları saymaktadırlar.
İşte Of ilçesinin, Trabzon'un ve Kahramanmaraş'ın taşıdığı şeref, bu ismini ve hayat hikayelerini bilmediğimiz Allah dostlarının şerefidir.
Allah bu şereften bizi mahrum etmesin.
Ö.Faruk ŞİRİKÇİ
Şubat 2009 K.Maraş