Bir coşku var içimde bu gün kıpır kıpır
Uzak çok uzak bir yerleri özlüyorum
........................................
Ben sonsuzluğu düşünüyorum
Ey sonsuzluğun sahibi, sana ulaşmak istiyorum
Durun kapanmayın pencerelerim
Güneşimi kapatmayın
Beton çok soğuk, üşüyorum
Evet, işte Anadolu'dan bir yiğit daha kavuştu rabbine. Kavuştu sonsuzluğun sahibine. Üşüme ey Koca Reis seni gittiğin tarikin sonunda rahmanın melekleri iyi ağırlayacak inşallah. Dedik ya değerli bir yiğidini kaybetti Anadolu. Gerçekten de öyle bir yıldız kaydı siyasi hayatımızdan. Elbette ki daha önce bir sürü siyasetçi göçtü bu fani âlemden. Ama kaç tanesinin ardından milletin vicdanı bu kadar sızladı, acıdı? Kaç siyasetçinin ardından içten gelen dualar edildi? Saysak bir elin parmaklarını geçer mi sanırsınız? Bu yanmanın ardındaki gerçeği iyi görmek lazımdır. Bu yolda devam edenlere bir mesaj olur umarım. Paylaşamadıkları dünyalık menfaatlerinin yüzünden aralarına kalın duvarlar örenler hayatın o kadar da uzun olmadığını bir kez daha düşünürler umarım.
Şöyle akli selim olarak bir düşünelim. İnsan nasıl yaşarsa öyle anılır. Öyleyse iyi anılmak için iyi işler yapmak lazımdır. Dolu dolu yaşadı Muhsin Yazıcıoğlu. Eğilmeden, bükülmeden, bir yerlere gelme adına asla doğru bildiği çizgisini değiştirmeden yoluna devam etti. Fırtınalı bir yaşamda sakin ve düz yaşadı Muhsin Başkan. Zaten onu şimdi hayırla ve hüzünle ve rahmetle anıyorsak sebebi bu ilkeli davranması değil midir? Ülkenin çıkarlarını kendi çıkarlarının üstünde gördü hep. Ülkem kazanacaksa ben kaybetmeye razıyım diyen bir adamı kaybetti Türkiye. Bunu sadece sözde değil özünde gösterdi.
Şuna samimi olarak inanıyorum ki eğer biraz tevessül etseydi, biraz meyletseydi kendi ilkelerinden çok rahat iktidarın bir tarafı ya da en büyük tarafında olurdu bu zamana kadar. Çünkü bu zamana kadar o kocaman koltuklara küçücük adamlar oturdu. Ama birileri istediği için oturdular, kendileri istediği için değil. O kargaşalık dönemde eminim altın tepside milleti ocağına kibrit suyu dökmek için ona da teklifte bulunulmuştur. Ama yapmadı, gelmedi bu oyuna. Niçin yapacaktı bunu? Üç günlük dünyada başbakan, bakan vs. desinler diye mi? Dünyalık paye almak için mi? Hepsine ulaşma fırsatlar önüne sunulmasına rağmen hepsini elinin tersi ile itmesini bilmiştir. Kullanılma adına önüne sürülen fırsatların üzerine mal bulmuş mağribi gibi atılmamıştır. Türk Milletinin gerçek anlamda tehlikeye düşürecek planların içinde yer almadı. Düz yaşadı, düzgün yaşadı. Bildiği yolda kıvrılmadan bükülmeden yürüdü en son da sonsuzluğun sahibine yürüdü.
Ne yazık ki biz millet olarak önemli insanlarımızın değerini kaybedince anlıyoruz. Sağlığında teslim etmediğimizin hakkını fazlasıyla ölünce teslim ediyoruz. Bu da bir şeydir ama çok fazla bir şey değildir. Bu bizim popiliteye önem verdiğimizi gösteriyor. Millet olarak cenazelere çok önem veririz biz. Cenazeler; kişilerin nasıl yaşadıklarını, gerçek manada sevilip sevilmediğini, toplumda bıraktığı izi gösteren güzel sınavlardır. Bu anlamda Muhsin Yazıcıoğlu toplumun herkesiminden dua almayı başarmıştır. Toplumun farklı kesimlerini bir araya getirmiştir ölümüyle. Zaten sağlığında amacı da bu değil miydi? Yeter ki samimi olun Allah sizin samimiyetinize cevap verecektir.
Bu ülke ona onca haksızlık yapmasına rağmen o, ülkesine küsmedi. Türk ve İslam dünyası için mücadelesinden vazgeçmedi. Bu milletin evlatlarının 12 Eylülde nasıl kullanıldıklarını, nasıl birilerinin amacına hizmet için kıyıldıklarını gördüğü için bu noktada bir daha oyuna gelmemek için sık sık uyarılarda bulunup hazırlanan oyunu bozmuştur. 7,5 yıl suçsuz yere hapiste yatması, işkenceler görmesi ve ardından suçsuz olduğu anlaşılarak serbest bırakılması bu devletin ona yaptığı bir zulümdü. Ama o kimseye küsmedi. O, bildiği doğruları tek kişi kalma bahasına da olsa anlatmadan vazgeçmedi. Adam gibi adam oldu yaşadığı devrinde.
Ülkemizde siyasetin bu kadar alternatifsizleştiği bir dönemde önemli alternatiflerden birinin böyle bir kaza sonucu vefat etmesi ister istemez zihinlerde bazı kuşkular doğurmuyor değil. Seçimden sonra Malum dava ile ilgili bazı bilgileri açıklama sinyalleri vermesi bu kuşkuları daha da artırıyor. Bu ülkede öyle akıl almaz şeyler yaşandı ki bunları düşünmek gayet normal. Şu mesajı iyi almak gerekir. Milletin kalbine girmek için milletin diline, dinine, örfüne yabancı olmayacaksın. Zikzaklardan kaçınıp düz yürüyeceksin. Rabbim rahmetiyle muamele etsin. Mekânın cennet olsun Anadolu'nun alçak gönüllü insanı. Bu Milletin duaları seni ısıtır inşallah.