Paramızı çalan mesele, yuvamızı yıkan mesele, anaları ağlatan, bebeleri yetim koyan mesele, can alan kan akıtan mesele.
Kurşundan başka kendine dokundurtmayan mesele.
Çözelim diyenleri bile çözen, çözmeyelim de ölelim diyenlere özel mesele.
Vatan için ölmekten mi korkarsın diyenler vatan için yaşamak lazım diye cevap veremeyen mesele.
İçinde zalime yar, kalleşe yar, haine diyar; mazluma har, garibe bar olan mesele.
Plan içinde plan, tuzak içinde tuzak, dev görünen karınca, doğru içinde yalan ah şu derin mesele.
Açıldum açildum açilamaduğumun, açılımın ne olduğunu açıklayamadığımın meselesi.
Kana tutkun olanların, kan sevenlerin kandan beslenenlerin meselesi ah şu vampir mesele.
Hani Hz. Hacer suya duyduğu özlemle
''zem zem'' demiş ya suya, barışa duyulan özlemle kana
''dur dur'' denilemeyen mesele.
Aklı yele salı veren, akılsıza kâr, akıllıya ziyan, şu beyinsiz mesele.
Namerde dost, merde düşman ah şu kancık mesele.
Hoşgörüye kurşun sıkan, pişmiş aşa zehir saçan, adamı adam olmayan, düşmanı namert mesele.
Hain!
Kahpe!
Kalleş!
Adi!
Mesele .
İşte bu bizim meselemiz.
Şu ne menem mesele.
Ve önünde her iki tarafta aynı kafalar.
Onlar:
Ufuk sızlar, anlamazlar ufuksuzlar.
Sanarlar ki tanyeridir.
Ateş yakar, ufuk sızlar.