Bugün Ramazan'ın 25. günü ve Of için İftar vaktine (18:57) : 4 saat 14 dakika kaldı
Alanzinho'dan Sürmeneli Yattara'ya misilleme
Ofspor ilk haftadan hakeme takıldı
Okul Müdürlerinde tarihi değişiklik
ANKET : Referandumda ne yönde oy kullanacaksınız?

Emekli Vali Karacan ile farklı Mekke sohbeti

18 Aralık 2009 Cuma - 15:57

Hac vesilesi ile Mekke-i Mükerreme'deyiz. Kafilemizde farklı simalar da var. Emekli vali Alparslan Karacan ile koyu muhabbete dalıyoruz. Hacc'dan ve Türkiye'den konuşuyoruz. İstedik ki siz meraklı okurlarımız için bu muhabbetten sizlere mesajlar ve pasajlar aktaralım.

Sayın Karacan; Sultan Murat Yaylası sınır ihtilafı için yöremize gelmiş. Daha önce Of'ta kaymakamlık ve daha sonrası Trabzon da Valilik yapan Aslan Yıldırım ile Kaymakamlık arkadaşı. Artvin de Valilik yaptığı zaman, '' Of ta kaymakam olan Aslan YILDIRIM beye uğramıştım ama o benden önce emekli oldu'' diyor. Artvin ve Zonguldak ta Valilik yaptığı için de; '' Karadeniz' de A'dan Z'ye valilik yaptım'' espirisi de var...

Vali bey sizi tanıyabilir miyiz?
İsmim Alparslan Karacan. Nevşehir Kozak ilçesinin köyündenim. 1964 Hukuk mezunuyum. 1970 Maraş Göksun'da kaymakamlığa başladım. 1977 mülkiye müfettişliği, 12 Eylül 1982 Diyarbakır Vali yardımcılığı, 1984 de ilk Valilik Artvin de. Şanlıurfa, Denizli ve Zonguldak Valiliğinden sonra 1992 de merkeze alındım. 2004 de emekli oldum. Ankara da oturuyorum.
Merkezde iken Trabzon Gümüşhane arasında Sultan Murat yaylası sınır ihtilafına da gelmiştim.

İlk hacca gelişiniz nasıl oldu?
Suudi hükümeti, sonradan öğreniyoruz ki, birçok İslâm ülkesinden üst düzey yöneticileri ve tanınmış diğer şahısları (İlim adamları, iş adamları ve sanatkârlar gibi ) her yıl hacca davet etmektedir. Bu tertipten 1987 yılında Suudi hükümeti ilk defa Türkiye'den 4 vâli ile 1 müsteşarı hacca davet eder: İzmir Valisi Vecdi Gönül, Gaziantep vâlisi Abdulkadir Aksu, Manisa Valisi Rafet Üçelli iç işleri müsteşarı Galip Demirel ve Şanlıurfa vâlisi olarak da ben..
Suudi hükümeti misafirlerine son derece büyük ihtimam gösterir. O tarihlerde Mekke'de - Medîne'de bu gün ki anlamıyla 4 -5 yıldızlı otel hiç yoktu. Bizi Hayat Regency (Hayat Ricinsi) otelinde misafir ettiler. Kâbe'ye her gün Yüzbaşı komutasında 5 kişilik asker gözetiminde korumalarla gidip geldik. Mina'da kralın özel misafirhanesinde, Arafat ta özel klimalı çadırlarda kaldık. O zamanlar klimalı çadırlar yoktu. Senenin en sıcak zamanı 31 Temmuz -11 Ağustos tarihleri arasında bu şekilde ilk haccı yapmak nasip oldu ..

Suudi hükûmeti bu davet geleneğini devam ettirdi mi?
Suudi hükümeti sonraları bu daveti arttırdı. Bizden memnun olunca her sene Türkiye'den hacc için dâ'vet edilenlerin sayısını 10 kişiye çıkardı. Daha sonra eşlerini de davet etti yani 20 kişi ile. Daha da sonra Yargıtay gibi diğer bürokratları da davet etti. Büyük Lâik Demirel'in 28 Şubat döneminde Suudi hükümetinin gelenek hâline gelen bu dâ'veti geri çevrildi. O tarihten bugüne bir daha davet etmediler.

Aradan zaman geçti. Kanaatinize göre tekrar dâ'vet olabilir mi?
Tekrar davetin olması için Türkiye'den yetkililer tarafından uyarılmaları gerekeceği kanaatindeyim. Köprünün altından çok sular aktığı, kavramların gerçek anlamında yerine oturamaya başladığı bildirilmelidir. Tahmin ederim yetkililer bu güzel geleneği yeniden canlandıracaklardır..

Türkiye den hacca geliş, valiler veya bürokratlar açısından bakıldığında, alışık olunmayan bir durum. Sizler ondan sonra hacca gelmeye devam ettiniz mi?
Merkeze alındıktan sonra ve emeklilik süresi içerisinde 13 tam Ramazan ayını ailemle beraber Mekke-i Mükerremede - Medine-i Münevvere'de geçirdim. Zaman zaman hacc da nasip oldu. Merkez de olduğum için görev aksaması olmuyordu. Yıllık iznimi alıp yurtdışında Hacc'da kullanabiliyordum.

Bir bürokrat olarak Hacc da hissettikleriniz nelerdir?
Hacc eşitliktir. Hacc mahşerdir. Sizler gibi ibadetin içinde olan kişiler takdir eder ki, burada hacc ve umre insana mahşer provasını yaşatır. Dünyanın dört bir yanından farklı insanlar burada müşahede edilir. İnsan burada ''insan kavramını'' tanımaya daha da yaklaşır. İslam olgusunu daha iyi tanımaya başlar. Farklı insanların farklı adet, inanç, örf, tasavvuf ve farklı mezhep ayrıntılarının bir harmanı ile karşılaşır. Bu, insana kendini tanıtır, kendini anlama fırsatı verir. ''Men arefe nefsehu fekad 'arefe Rabbehu.'' Yani ; ''kim kendini bilir ve tanırsa muhakkak Rabbini, Allah'ı bilir ve tanır.'' İnsan Rabbine böylece daha da yaklaşır. Bütün mesele tek cümle tefekkür ve sabırdan ibârettir.

Bu kutsal topraklarda Türkiye ve Türk hacıları açısından müşahede ettiğiniz dikkat çeken farklar sizce neler olabilir?
1. Buraya gelen Hacı ve umrecilerin içerisinde genelde Kuran okumayan- okuyamayan maalesef bizim hacılarımızdır. Başta Malezya, Endonezya, Filipinler olmak üzere pek çok ülke Hacıları kadın erkek fark etmeksizin oturmuşlar mutlaka Kuran okuyorlar. Bizim hacılarımız ise belki okuma bilmedikleri için ya boş duruyor yada sohbet ediyorlar. Bazen insanın îkaz edesi geliyor; ''neden boş duruyorsun?'' diye. ''Okuma bilmiyoruz'' diyorlar. İnsanın kendi kitabını okuyamaması kadar büyük noksanlık kabul edilemez. Onun vebalini kimler çeker bilemem!
2. Mekke ve Medine de mezheplere göre namaza duruş şekillerinin farklılığı görülmektedir. Pek çok hacımız buradaki bu farklılığın mezhep gereği olduğunu bilmemektedir. Yersiz eleştiri ve tenkitlerde bulunmaktadırlar.
Şanlıurfa valisi iken Dışişleri bakanımız; Ankara'daki bütün büyükelçileri eşleri ile birlikte Gap gezisine dâ'vet etmişti. Onları 3 gün misafir ettik. Namaz vakitlerinde İslâm ülkeleri büyükelçileri ile namaz kılıyorduk. 7-8 görevli ile namaz esnasında buluşunca ben mukimim diye imamlık görevini bana verdiler. Namaz esnasında bir büyükelçimizin namazda kıyamda elini bağlamadığını gözümün ucu ile müşahede etmiştim. Bana o zaman bu farklılık garip gelmişti. Sonraki zamanlarda Mekke ve Medine'ye gelince onun yüzlercesini gördüm, bunun bir mezhep gereği olduğunu öğrendim. Demek oluyor ki aradaki hiçbir farklılığı yadsımamak lazım.
Zaten büyüklerimiz de bu kutsal beldede ''hiçbir şeyin tenkit edilmemesi lazım'' diyorlardı. Onlar ya Peygamberimizin hemşehrileri, yada onun izini sürmeye gelen sevenleridir.
3. Mehmet Akif' merhumun tespit ve müşâhedelerinde belirttiklerinden bir gelişme olmamıştır denebilir. İslâmda tembellik, meskenet, temizlik dışı yaşayış, görgüsüzlük, ilgisizlik gibi özellikler aynen bâkidir. Bu topluluğun içerisinde veliler, ermişler yok gibi görünse de her an bu zevatla karşılaşmak mümkündür.
4. İslam âleminin çoğu sömürülmüş olduğu için fakirdir. Yani fakirlik de bu toplumu karakterize eden önemli bir özelliktir.
5. Yine bu topluluk içerisinde Türk hacılarının önemli bir artısı vardır. O da her ne kadar Kuran okumada hatalar, ta'dili erkana riyayette noksanlık var ise de; namazı ciddiye almak bakımından pek çok kavimden ileridir.. Kaşınma, sümkürme, geğirme, namazda birkaç adım yürüme vb. gereksiz hareketleri Türk hacıları yapmaz.. Diğer toplumlarda bu ciddiyeti görmek mümkün değildir. Kaşınır, öksürür, hapşırır, cebinden mendili çıkarır, saatine bakar, elini kolunu sallar. Vs.
6. Türk hacıları diğer milletler içerisinde en yaşlı olanlardır. 5-6 sene öncesine kadar Türk hacıları en yaşlı topluluktu. Yeni yeni gençler ile yaş ortalaması orta yaşa inmektedir. Bütün Türkiye hacılarına daha iyi ve uzun süreli bir eğitim verilebilir. Biraz yayarak arttırmak lazım.

Valilik döneminizde unutamadığınız hatıralardan birini anlatır mısınız?
Şanlıurfada Vali iken fâizsiz finans kurumlarından Faysal Finans Kurumunun ilk şubesi Şanlıurfa da açılıyordu. Suudi Prensi Muhammed (şimdiki Kral Abdullah'ın kardeşi) gelmişti. Annesinin Adapazarı'ndan olduğunu biraz Türkçe de bildiğini söylemişti..
Program sonrası o zamanlar Suudi Âilesine yakın Haran'lı Sâlih Özcan köyüne dâ'vet etmişti. Akşam ezanı okundu, namaz kılınacak, ''Kim namaz kıldırsın'' konusu oldu. Prens Muhammed bana; ''Sen Valisin, senin kıldırman lazım'' dedi. Ve orada akşam namazını ben kıldırdım. Allahtan yanımızda istismar edecek kimse yoktu..

Valilikte sıkıntılarla karşılaştığınız olmuş mudur?
Sâdece vâlilikte değil, bütün idârecilik hayatımda anlamsız, yersiz, haksız itham ve iftiralarla karşılaştım. Ama sonuçta önemli bir zararım olmadı. Başınıza ne gelirse gelsin, doğru olduğuna inandığınız için inancınızın gereğini yaptığınızda başınıza sıkıntı gelebilir. Sonuca bakmak lazım. Ama sonunda mutlaka kazançlı çıkıyorsunuz.

Toplumun bozulmasını nasıl görüyorsunuz.?
Bu konuyu sosyologlarımız, yöneticilerimiz, ilgili diger ilim adamlarımız değerlendirsinler. Pratiğin içinde şu kadarı söylenebilir: Bir ulusu bozanlar; idareci ve öğretmen ile bozarlar. Düzeltmek de aynı yolla olur. Bu milleti idarecisi ve öğretmeni ile bozmuşlar, bizde noksanlık görüyorsanız bu iki yolla gelmiştir. Ne kadar düzelme bekliyorsanız, bu iki yolla olacaktır.

Son olarak okurlarımıza mesajlarınız nelerdir?
Hacc çiledir. Haccın ve umrenin zevki ve sevabı meşakkatiyle mütenasiptir. Ne kadar meşakkat ve sıkıntı o kadar sevap olacaktır. Hacı adayına Türkiye de seminerlerde; ''Peygamberimizin hangi şartlarda Hacc yaptığı'' iyi anlatılmalı. Bir bakıma meşakkat sünnettir. Hacı bunun şuurunda olmalıdır.
Günde 1 öğün yesek de olur. Açık büfe yemek ibadete uygun değildir. Tıka basa yemek ibadeti engelliyor.

Bu kutsal beldede sohbet etme dertleşme fırsatı verdiniz. Okurlarımız adına teşekkür ediyoruz.
Ben de teşekkür eder, selamlarımı iletirim.
1.144 kez gösterildi, 12 yorum yapıldı


YORUMLAR (12)
Aktif : 12 yorum   |  Onay bekleyen : 0 yorum
12
ziyaretci
4 ay önce   (14 Mayıs 2010 Cuma - 22:36)
MUHAMMET ÖMER ALTUN isimli ziyaretçinin yorumu :
Hocam çok güzel başka yazılarınızı da bekliyoruzz...
11
ziyaretci
5 ay önce   (11 Nisan 2010 Pazar - 23:29)
aydın şahin isimli ziyaretçinin yorumu : selamun aleyküm hocam ben of spordan aydın kardeşin sakaryalı o güzel beldede bizim icinde duettiniz insallah allaha emanet olun slm aleykm.
10
keskin
6 ay önce   (31 Mart 2010 Çarşamba - 12:10)
Hocama saygılarla,Güzel sohbetti ALLAHc(cc)herkese nasip eylesin oraları...
9
ziyaretci
6 ay önce   (24 Mart 2010 Çarşamba - 14:39)
cüneyt şişman isimli ziyaretçinin yorumu : hocam güzel sohbet ve bilgilendirmeleriniz için çok teşekkür ederiz
8
ziyaretci
6 ay önce   (21 Mart 2010 Pazar - 13:40)
YUSUF CEVAHİR isimli ziyaretçinin yorumu : esselamu aleykum hocam bu güzel sohbeti biz oflu vatandaqşlarla baylaştınız icin cokcok teşekür eterim size
7
ziyaretci
6 ay önce   (19 Mart 2010 Cuma - 04:36)
Ayhan ULUSOY isimli ziyaretçinin yorumu : İsmail bey bu keyifli sohbetinizi bizimle paylaştığınız için teşekkür ederiz...
6
ziyaretci
6 ay önce   (04 Mart 2010 Perşembe - 12:35)
ekrem altunsoy isimli ziyaretçinin yorumu :
esselamualeykum hocam sohbetlerinzi cok begeniyoruz allah razi olsun.sizin bana verdiginiz kuran
egitimiyle tecvidinle burada fransada camilerimizde muezzinlik yaparak sayenizde takdire sayan kalip sizi de dualaramiza katarak aniyoruz.sizi ornek aliyoruz uzerimize emeginiz coktur hakkinizi helal edin.
5
ziyaretci
7 ay önce   (24 Şubat 2010 Çarşamba - 15:04)
hasen sağir mevcut isimli ziyaretçinin yorumu : Mülki amir olmak kul olmaya engelmi? Tabiki hayır. İşte bunun cevabı.Selam ve dua ile hocam.
4
ziyaretci
7 ay önce   (21 Şubat 2010 Pazar - 09:57)
abdüssamed akyüz isimli ziyaretçinin yorumu : Hocam,yazmış olduğunuz yazınız içinde mesajları vermişsiniz.İnanın toplumumuzun sıkıntısı bu.Başlarına musıbet geliyor,düşünseler nereden geldigini bulurlar.Bir düşünmeleri yeter.İnanın bazı espirileri cıkarmak işten bile değil.Yaptığimiz hataları bir düşünsek ona göre nereye gidecegimizin yönünü çok kolay buluruz.Hocamın yazısına istissaneten,hayatımın bir bölümünde yapmış oldugum hataların sonunda doğru yolu bulmam,gerçi her şey nasıp ama bir şeylere kafa yormuyoruz,hatayı kendimide aramamız lazım gerekiyor.Sonunda olayı o espiriyi buluruz, doğru yolu buluruz.Hocam yazının üstüne yazı yazmak hattımıze değil ama sizi deestekleyici olsun diye yazmak istetim.Hocam size selam eder çok özletiğimi belirtmek isterim.Allah razı olsun.
3
ziyaretci
8 ay önce   (08 Ocak 2010 Cuma - 13:50)
vahit akyüz isimli ziyaretçinin yorumu : Hocam hacdan döndün hoşgeldin Allah kabul eylesin.Yaşatılarını anlatman , yazıya dökmen gürbette yaşayanlar için moral olması yönünden olsun,hasretligimizi giderme bakımından,ilgi alakamızı her zaman üzerinize çekiyorsunuz.
2
ziyaretci
8 ay önce   (03 Ocak 2010 Pazar - 15:05)
enes demir isimli ziyaretçinin yorumu : Bu düşüncede olan büyüklerimizin sayısının artmasını yüce Allah'tan niyaz ederim.
Hakikaten değerli büyüğümüz önemli hususlara değinmiş. Kutsal topraklara giden vatandaşlarımızın hac ve umre menasiki konusunda iyice bilinçlendirilmesi gerekiyor. ne olur dinimizin emirlerini bilsek, kitabımızı okusak, rabbimizin emirlerini iyice bellesek. Kutsal topraklarda bulunan farklı millet ve ülkelerden gelen hacılar parmaklarıyla işaret edip helal olsun şu Türk hacılara dedirtebilsek. Hem kendimizi hem de aziz Atalarımızı sevindirmiş olmazmıyız. Kutsal topraklara turistik gezi ve ticaret için gidenlerden olmayalım.Rabbim bizi sıratı müstakiminden ayırmasın.amin...
1
ziyaretci
9 ay önce   (25 Aralık 2009 Cuma - 22:07)
hakan Vangölü isimli ziyaretçinin yorumu : hocam Allah (C.C) sizden razı olsun Rabbim böyle insanımızın inançlarını paylaşan idarecileri bşımızdan eksik eylemesin. ALlah (C.C) Kendilerinden razı olsun...
|İletişim Formu|Sözleşme ve Telif|Gizlilik|Sitemize Reklam Verin|
© 2003-2010 | OF HAVADİS GAZETESİ
Oflular.Com, Of Havadis Gazetesi'nin Resmi Web Yayın Organıdır.