Derin sorunlarımız var, hepimizi heyecanlandıran meseleler bunlar. Çözümleri zor meseleler. Çetrefilli konular. Bölücülük bunlar içerisinde en önemlisi. Kan ve mal gidiyor, ekonomiyi perişan ediyor. Terör belası hepimizin bugününü ve geleceğini tehdit ediyor. Ama biliyor musunuz bence asıl büyük tehlike bu değil; başka daha büyük bir düşman var aramızda.
Terör, başkaldırı her zaman oldu bu topraklarda. Bundan sonra da olacak. Herkesin bildiği ama yine de sinsi olan asıl tehdit başka. Yeni bir şey bu. Veya bu seviyelere hiç gelmemişti.
Çok kan aktı, çok kelle uçtu bu topraklarda, yine kanlar akacak, yine kelleler uçacak ama kan akıtan da can veren de biz olmayacağız. Bizim yerimizde başkaları olacak. Eğer ''biz'' bütün değerlerimizle ''biz'' isek onlar asla biz olmayacaklardır.
Geçtiğimiz hafta Fener maçına gittim. Hava güzeldi. Yazdan kalma derler ya. Sekiz yaşındaki oğlumda gelmek istedi. Sonuçta ikıimizde fanatik Trabzonsporluyuz.Onu da getirdim. Maç başladı. Küfürlerin bini bir para. Etrafta bayanlar var. Kimisi eşini getirmiş, kimisi kardeşini. Trabzon gibi küçük bir şehirde bir Pazar günü bu kadar güzel havada herhalde yapılacak en güzel şey maça gitmek olmalı değil mi?
Ama insanın aklından bile geçirmekte haya edeceği düşünceleri, insanlar sözlere döküp bağıra bağıra söylüyorlar. En iffetsiz, en sapık sözler etrafta uçuşuyor. Çocuk var, hanımlar var diyorsun. Ama kimi ikna edeceksin. El hareketleri, bel hareketler gırla gidiyor. Ben utanıyorum. Hani bazan ağızdan bir küfür kaçar;bir etrafa bakarsınız suçlu suçlu,bir yüzünüz kızarır ya. Asla bu öyle bir şey değil. Burada aşağılık bir hal var.Burada taciz var. Irza tasallut var.Siz eşinizin yanında, çocuğunuzun yanında en sapık ifadelerle küfrü sindirebilir misiniz?
İnsan gibi uyarıyorsun. Çocuğunun yanında dayak yemeden kurtulduğuna şükrediyorsun. Sövmeyin diyene yumruk gösterilir mi?
Hem suçlu hem güçlü olan sizin yaptığınız normal küfürden öte.Siz bölücülere rahmet okutursunuz. Siz asıl bölücüsünüz. Çünkü insanın ruhunu bölüyorsunuz. Ülkemizde insanlar vatan, millet gibi değerler için ölüyor. Siz değer düşmanlığı yapıyorsunuz. O yüzden farkında değilsiniz belki ama milletin temellerine dinemit koyarak millet düşmanlığı da yapıyorsunuz.
Terör şiddet dalgası ile insanları esir almaya, manevi yıkama zorlar. O yüzden tedhiş eylemleri yapar. Bunlarda aynı şeyi yapıyor. Dertleri manevi yıkım. Beyinlere tedhiş var. Ben geçen hafta Avni Aker Stadında maalesef beyinlere terör yapan insanlar gördüm.
Birbirinin yüzene baka baka bir birlerinin anasına, bacısına küfredenler var bu ülkede. Her sözleri bir cinayet sebebi. Eğer ölünecekse bu yüzden de ölünür. Eğer öldürülecekse insanlar bu yüzden de öldürülür.
Bakın ne diyor yüz yıl önceden M. Akif.
Hani haysiyetinin gölgesi çiğnense eğer
Olmadan üç kişinin, beş kişinin hunu heder
Kahraman gayzı yatışmaz, kani coşkun efrat?
İşte haysiyet'i kavmiye (milli hassasiyet) muhakkak, berbat
Hani; ''Na-mahreme ben söyleyemem kızlarımın
karımın ismini...Hem öldürürüm, sorma sakin''
Diye, tahrir'i nüfus (nüfus sayımı) istemeyen er kişiler
Hani, göstermediler eski celadetten(yiğitlik) eser
Fuhşu ilaya koşan bir sürü namert öteden
Ne selamlık, ne harem dinlemeyip çiğnerken
Bir birlerine araba kornaları ile söven bir millet olduk. Hayır çıkmıyor ağzımızdan. Bütün şer oldu her tarafımız.
Şimdi anladınız mı en büyük tehlikeyi. Bu tehlikenin bu kadar ayan iken , bu kadar sinsi olabilmesini ve bir millete kast etmesini anladınız mı?
PKK denen üç beş tane çapulcunun mu bizi yıkacağını sandınız. Onlar bizim dostlarımız. Çünkü bizi birbirimize kenetliyorlar. ''Düşmanın sen benim varlığım ve hızımsın, gece gündüze lazım sen de bana lazımsız.''
Ama şu içimizdeki bazıları var ya, bunlar cesur, bunlar minnetsiz, bunlar fütürsüz. Ve bunlar hakkında bir düşman algılaması da yok. Onlara karşı koyan bir silahlı kuvvetlerimiz de yok.
Ah lut kavmi.
Ah sodon gomarra.
Ah Pompei.
Sizden geri ne kaldı. Hangi halk, hangi millet. Şimdi anladınız mı, bizden sonra da bu coğrafyada insanlar yaşar ama ''biz'' olmayız dememizin sebebini.
Ey Romalı büyük adam Çiçero, sen Romanın bütün o ahlaksızlıklarına karşı ne güzel haykırmıştın:
Ey Roma!
Ey Roma!
Milletler parasızlıktan değil, ahlaksızlıktan çökerler.
Ve Roma çöktü.