EVET
Ofspor antremanında karpuz keyfi
Afetin yaraları sarıldı mı?
Afet Of'u böyle vurdu

Bir İstanbul masalı

29 Aralık 2009 Salı - 21:32

Biz şanslı öğretmenler hafta sonu İstanbul'da masal gibi 2 gün geçirdik. Herşeyiyle mükemmel bir gezi oldu. Herkes İstanbul'u gezmiş ama bizim gibi değil herhalde.

Değerli okurlar bu yazıda bir duygusallık, bir coşkunluk olduğunu baştan söyleyeyim. Başlığa bakıp kestirip de atanlar olacaktır biliyorum. Ancak hafta sonu iki güzel ve dopdolu gün yaşadığımız İstanbul gezisinin yansımalarını aktaracağım kendi duygu penceremden. Hepimiz biliyoruz ki masallar hayal ürünüdür. Biz de hafta sonu ancak masallarda yaşanabilecek ya da bizim olanaklarımıza göre masal olabilecek bir gerçek yaşadık. Hiçbir aksilik yaşamadan üstelik öyle bir şey ki bir önceki gün İstanbul'da şiddetli fırtına yaşanmıştı. Biz inince İstanbul'a sanki sonbahardan kalan bir ılık hava ile karşıladı bizi. Bizden sonra da yine fırtınalı bir gün yaşandı İstanbul'da. Bu ''kutsal belde''Of'un bir kerameti midir ne?

İstanbul öyle bir şehir ki bir nevi dünyanın kalbi sayılır. Uğruna ne şiirler, ne romanlar yazıldı. Ne savaşlar, ne aşklar yaşandı. Dünyada sayısız millet onun hayalini kurardı dün. Bugün de aynı şeylerin yaşandığına kuşku yok. Biz bir tökezleyelim, bir gücümüzü kaybedelim hemen kötü emeli olanlar planlarını ortaya koyarlar. Nasıl ki bazı makamlar için denir ya hiçbir faninin terk edemeyeceği makamdır. İşte İstanbul da öyle hiçbir fani ülkenin göz ardı edemeyeceği bir şehirdir. Bir de İstanbul bu ülkede yaşayan herkesin ikinci vatanı sayılır. Her şehirden, her bölgeden hatta her ülkeden insan var İstanbul'da. Bunun için küçük Türkiye ya da küçük dünya da denilebilir onun için.

Ben olayın haber boyutuna girmeyeceğim. Eminim ki Genel yayın Yönetmenimiz Yüksel Bey onun en ince ayrıntısına kadar haberini size sunacaktır. Gerçek haber içeriği ile okuyacaksınız. Benim anlattığım tamamen bizim üzerimizde bıraktığı etkidir.

Beni yakından tanıyanlar benim bu tür gezilere meraklı olduğumu çok yakinen bilirler. Gezi meraklısıyımdır. Üniversitedeyken de gezi organize edildiğinde listenin üst taraflarında yer alırdım çoğunlukla. Bu konuda Evliya çelebinin gördüğünün rivayet edildiği bir rüyayı çok önemserim. Evliya Çelebi rüyasında Resulullah Efendimizi (as) görür. Efendimize (as) şefaat ya Resulullah diyeceğine; seyahat ya Resulullah demiş Efendimiz de ''Şefaat etim, sıhhat ve selametle seyahat et.'' buyurduğu söylenir Evliya Çelebinin rüyasında. 24 Kasım Öğretmenler Günü programında Kaymakam Bey'in sürpriz diye beyan ettiği İstanbul gezisini duyunca içimde o ana kadar pek bir heyecan yok gibiydi. Ne zaman ki İstanbul seyahat programı ortaya çıktı işte o zaman heyecan duymaya başladım. Ancak bu zamana kadar kendimi hiç şanlı olarak görmedim. Çünkü hayatta hep kapıdan tam içeri girmeye ramak kalmışken geri döndüm. İsmimizin okunması ile büyük bir rahatlama yaşadım. Kırdık şeytanın bacağını dedim. Bir sorun vardı bu sefer hiç uçağa binmemiştim. Bir sıkıntı yaşar mıyım diye kendime sorun ediyordum. O sorunu da uçağa arkadaşlarla binince aştım. Sanki kırk yıllık uçağa binmiş gibi rahattım.

Bir arkadaşımız hariç hepimiz İstanbul'u görmüştük aslında. Nasıl görmüştük ama öylesine üstün körü işte. Fakat şu 2 gün tam anlamıyla dolu dolu, hiçbir boşluk yaşamadan geçti. Her şey birinci sınıf hazırlanmıştı. Uçaktan inince hazırda bekleyen otobüse binerek Çamlıca'ya çıktık. İstanbul'un eşiz silueti önümüzde güzel bir öğle yemeği yedik. Ardından Üsküdar'da bizim için özel olarak tutulan tekne ile unutulmayacak bir boğaz turu yaptık. Programın güzelliğine havanın güzelliği de eşlik etti. Bu mevsimde teknenin üzerinde boğazı temaşa ederek gezmek her kula nasip olmaz sanırım. Yıllarca yanından geçip de içini gezmeyi hayal ettiğim, kendisini gezemediğim Kızkulesi'ne çıktık. Oturup kahvemizi yudumladık. Şehre bir de denizin içinden atfı nazar eyledik. Oradan ayrılarak Tarabya'da kalacağımız otele eşyalarımızı yerleştirdik. Ardından akşam yemeği için otantik bir ortamda yemek gayet nezih bir akşam yemeği yedik. Burada yağan yağmur bile kimsenin yüzünü ekşitmedi. Katılanların sıcaklığı yağmuru ısıttı adeta. Otele dönmeden taksimi merak eden arkadaşlar için Taksim'e çıktık. Ardından otelimize döndük.

Sabah yeni bir gün yeni bir heyecanla kalktık. Hava akşamki yağmurunu unutmuş yeni bir fırsat sunmak için bizi bekliyordu adeta. Kahvaltıdan sonra çıkıp kaldığımız yerden devam ettik. Alışveriş merkezine uğradık. Ardından ecdadımızın bize bıraktığı yıllarca dünyanın siyasetine yön veren hatta dünya siyasetini yöneten Topkapı Sarayı'nı gezdik. Elbette ki medeniyetin büyüklüğü eserin de büyüklüğüne ve ihtişamına yansımış. Ardından İstanbul'un fethinin simgesi olan ve de asli fonksiyonundan uzak kalan Ayasofya Camii. Mimarisiyle herkesi büyüleyen 6 minareli Sultanahmet Camii. Bunca yorgunluktan sonra yeni ve mükemmel bir şark sofrasında öğle yemeğini yedik. Tekrar dönüş yolunda alışveriş merkezine uğradık. Ardından havaalanına oradan da Trabzon'a döndük. Trabzon'dan Of'a gelince Of'ta bütün arkadaşlar evlerine teslim edildi.

Kim ne derse desin yapılan işi takdir etmek ona teşekkür etmek erdemliliktir. Biz toplum olarak yapılan bir güzelliği takdir edip, teşekkür etmeyi farklı alanlara çekiyoruz. Of her şeyiyle farklı olduğunu fark ettirdi. Farklı olmasaydı Tuncay SONEL gibi bir kaymakamı olmazdı. Marka Of'un marka kaymakamı olduğunu ilk günden göstermişti zaten. Göstermeye devam ediyor. Öyle bir organizasyon hazırlattı ki tek kelimeyle kusursuzdu. 24 şanslı arkadaşımızın ve onların nazarında tüm öğretmen arkadaşlarımızın gönlünü etti. Programın hiçbir yerinde kimsede bir huzursuzluk ve memnuniyetsizlik yaşanmadı. Tam bir uyum içinde gerçekleşti seyahat. Hatta bazen arkadaşlarla nazar değecek diye espriler yaptık. İnanıyorum ki bu kıt imkânlara sahip eğitim çalışanlarına yapılan bu jest onların çalışma azim ve motivasyonlarını artıracaktır. Bu gezinin aksamadan sıcak, samimi ve eksiksiz olmasında emeği geçen Kaymakamlık Özel kalemi Nihat Beye teşekkürü de bir borç biliyorum. Yine bu seyahatte bizimle olan Milli Eğitim şube Müdürü İdris Beye de herkese gösterdiği yakın alakadan dolayı teşekkür ediyorum. Servis Şoförümüz Mustafa Bey iki gün boyunca geç saatlere kadar hiç olumsuzluk yaşamadan ve yaşatmadan bizlere hizmet verdi. Ona da teşekkür ediyorum. Tekne seyahatini yöneten güler yüzlü, esprili Sinan Beye, Çamlıca'da bize katılan Mehmet Beye, Şark Sofrası sahipleri Ramazan Beye, Ziya beye teşekkür ediyorum. Teşekkürlerin en büyüğü tabi ki Kaymakam Beyedir. O sadece proje üretmiyor. Ürettiklerini de hayata geçiriyor. Daha önceki yazılarımda söyledim yine söylüyorum umarım Of Tuncay SONEL'den gerektiği kadar yararlanır. Kuş uçtu uçacak gibi geliyor...
297 kez gösterildi, 8 yorum yapıldı


YORUMLAR (8)
Aktif : 8 yorum   |  Onay bekleyen : 0 yorum
8
ziyaretci
209 gün önce   (03 Ocak 2010 Pazar - 12:12)
ismail topçuoğlu isimli ziyaretçinin yorumu : bir ilköğretim öğrencisi heyecanıyla istanbulu gezmişsiniz. inanın yazıyı okuyunca çok üzüldüm. dünyanın en pahalı benzinini kullanıp avrupanın en az kazanan öğretmenleri kaymakam gezi ayarlıyor çok seviniyorlar yazık. nasrettin hoca misali önce eşeği kaybettir sonra sevinsin gariban.
7
boraakyuzlu
209 gün önce   (03 Ocak 2010 Pazar - 11:57)
Ben Edebiyatcı Değilim..Belediyede Yapılan Toplantının Kaldırım İşgali Gerekçesi İle Olduğunu Bende Biliyorum..Ama Yardım Orda Toplandı Gidip Sorabilir ve Bilgi Alabilirsiniz..Neyse Siz AKP'li ve Dinine İmanına Bağımlı İnsanlarsınız Başbakanınızda Öyle Bu Yüzden Siz Ne Derseniz Doğru Dersiniz.. Çok Merak Ediyorum Hala Dinden İmandan Dem Vuruyorsunuz İnsanlar Sıfırı Tüketmiş İbadetle Aç Karnını Doyurur Bu İnsanlar..
6
ziyaretci
210 gün önce   (02 Ocak 2010 Cumartesi - 14:22)
Hasan Melek isimli ziyaretçinin yorumu : Boracım senin her kelimene cevap yetiştirecek zamanımız yok. daldan dala atlayarak insanların kafalarını bulandrımayı bırak lütfen. Senin Türkçe konusunda da sıkıntın var. Yani ile başlayan bir cümleyi bir önceki cümleye açıklama anlamında kullandım ben. Asla Dindarlar AKP'ye verir onun dışındakiler dinsizdir diye bir cümle etmedim.Anlamadıysan boşver.Kurban konusuna gelince belediye ile kaymakamlığı birbirine karıştırdın. Esnafın belediyeye çağrılıp kaldırım işgalleriyle ilgili toplantısında belediye başkanının kafasındaki bir projeydi esnaftan belli bir ücret alınarak fakir fukaraya yardım.
61 ihtiyaçlı yetim öksüze kurban yardımı ise kaymakamlığın bir projesiydi. Ve hiçbir esnaftan para dilenilerek yapılmadı bu yardımlar.
5
boraakyuzlu
211 gün önce   (01 Ocak 2010 Cuma - 17:18)
Yazınızdan Şunu Anladım.. AKP'ye Oy Vermeyenler Dinine Bağlı Değil..Zinayı Yasalaştıran İktidar Kim Bunu Öğrenin Önce Sonra Dinine Bağlı İnsanların Oy Verdiği Partiyi Tekrar Konuşalım.. Ayrıca Kavunmu Karpuz Mu Ne Seçiyorsun ? Kurban Olayıda Şu.. Toplantı Yapılır Bütün Esnaf Belediyeye Çağrılır Yardıma Muhtaç Çocuklara Kurban Alınacak Diyilerek Esnaflara İş Yerlerini Durumu ve Konumuna Göre Salma Vurulur.. Kaymakamlık Şirinlik Yapacaksa Kendi İmkanlarıyla Yapacak Tribünlere Oynamak Yok.. Eğer Buda Açıklayıcı Değilse Gidip Esnafa Sorabilirsiniz.. Kaymakamlıktan Bilmem Kaçtane Koç Haberini Bu Sitedede Okuduk...
4
ziyaretci
211 gün önce   (01 Ocak 2010 Cuma - 16:32)
Hasan Melek isimli ziyaretçinin yorumu : Bora Kardeşim ben sana CHP'lisin demedim ki zaten. Deniz Baykal gibi bakıyorsun dedim. Ne demek istediğimi iyi anlayamadın. İkincisi bu ülke de AKP yüzde 50 oy almış Of'ta bakarsan bu yüzde 'de 60 larda. Yani 3 kişiden ikisi bu partiye oy vermiş. Bunu verenler bu şehirde yaşayanlar. Yani dinine imanına bağımlı insanların arasından yüz kişi seçsen senin gibi bir yada iki kişi çıkar zaten. 24 kişide de demekki hiç çıkmamış napalım yani. Üçüncüsü işadamları ne kadar da rahatsız etmiş seni. Verenler rahasıuz olmamış sen rahatsız oldun. O işadamları bir gecede harcadıkları paradan çok daha fazlasını vermemişlerdir bence. Bu kurban işini de açık yazarsan belki daha iyi anlayacağız. hangi kurban parasını kim vermiş?
3
boraakyuzlu
211 gün önce   (01 Ocak 2010 Cuma - 12:41)
Ben Deniz Baykal Gözüyle Bakmıyorum Hayata.. Çok Kez CHP'li Olmadığımıda Vurguladım..Bu Kez Noterde İktidarın Adamı Yazmışsınız Ya.. Of'ta Olmasa Bile Bazı Yerlerde Olduğu Aşikar Ayan Beyan '' Nihat Beyan '' Bişeler Hatırlatır Size.. Ben Boşa Konuşmam Sayın Hasan Melek.. Evet Belki Kura Kısmında Yanılmışımdır Ama İdda Ettiğim Gibi AKP'ye Yakın İnsanların Çoğunlukta Olduğu Bir Geziydi.. Ayrıca İş Adamlarının Üzerine Külfet Yüklenmiş.. Tıpkı Her Esnafa Vurulan Kurban Bayramı Yardımı Gibi..
2
ziyaretci
213 gün önce   (30 Aralık 2009 Çarşamba - 15:16)
Hasan Melek isimli ziyaretçinin yorumu : Bora bey merak ediyorum sizn doğru bulduğunuz bir şey varmı dır bu yeryüzünde. Hayata deniz baykal gözüyle bakmayı nasıl bu kadar beceriyorsun anlamak mümkün değil. İzzet hoca geziye kimlerin nasıl katıldığını yazmış. tamamen kura ile belirlenen öğretmenler geziye katılmış. Ama doğru noter huzurunda bile yapılsa bu çekiliş sen bu kez noterin de iktidarın adamı olduğunu iddia edersin. Sana cevap yazmak için yazmıyorum. Sırf yorumunla yanlış yönlendirmeye çalıştığın insanlar doğruları bilsin diye yazıyorum. Çünkü sen Deniz Baykal gözüyle hayata bakmaya alışmışsın. değişmen mümkün değil.
1
boraakyuzlu
213 gün önce   (30 Aralık 2009 Çarşamba - 00:33)
Evet Marka Of'un Marka Kaymakamı.. Kimin Parasıyla Bu Gezi Düzenlendi ? Yada Makamını Kullanarak İnsaları Bu Geziyi Düzenlemeye Mecbur Kıldı.. Burasıda Bir Muamma.. Şuna Eminim Bu Gezidekilerin Çoğu İktidara Yakın İnsanlardır.. Burda İzzet Hoca Sizede Seslenmek İstiyorum Diyarbakır'a Gezi Düzenlesenize Elinize Yüzünüze Bulaşan Açılımın Sonuçlarını Bi Seyredin Yabancısı Olmadığınız Bir Kaymakam'da Orda Of'un Eski Kaymakamıda Orda Birde Onunla Geziye Katılın...
|İletişim ve Künye|Sözleşme ve Telif|Gizlilik|Sitemize Reklam Verin|
Bugün
1.517 kişi
sitemizi ziyaret etti
Bugün
9.098 sayfa
tıklaması yapıldı
Dün
2.729 kişi
sitemizi ziyaret etti
Dün
18.434 sayfa
tıklaması yapıldı
Toplam
2.941.392 kişi
sitemizi ziyaret etti
Toplam
42.706.812 sayfa
tıklaması yapıldı
En Çok
4.469 kişi
15.07.2010 tarihinde
En Çok
43.458 sayfa
15.07.2010 tarihinde


© 2003-2010 | Tüm Hakları Saklıdır
Oflular.Com Haber RSS  Oflular.Com Twitter  Oflular.Com Facebook