Roma imparatoru Sezar'ı severim. Mücadelesi, başardıkları ve ölümü, ölürken verdiği ders ibretliktir. Kendisine Roma İmparatorluğunda konsüllük (Roma'da ikinci adam veya iki adamdan biri)vaat edildiğinde kabul etmemesi ve söylediği şu veciz söz beni çok etkilemiştir. ''Roma'da ikinci adam olmaktansa Alp dağlarında bir köyde birinci adam olmayı tercih ederim.''
Şöyle bir anket duymuştum.İskandinav ülkelerinde -ki dünyada en fazla okuyan toplum olarak bilinirler- yapılan bir ankette insanlara başbakan olmak ister misin diye sormuşlar. Halkın yüzde 7-8'i evet demiş. Aynı anketi bizde yapmışlar oran yüzde 80 çıkmış.
Yani bizde herkes baş olmak ister. Hani bir slogan var ya ''Her Türk asker doğar'' şöyle desek de doğru olur. ''Her Türk lider doğar !''
Bu yüksek oran hakkını bilmek midir, haddini bilmek midir yoksa haddini bilmemek midir? Burada liderlik doğuştan mı gelir, yoksa eğitimle mi kazanılır tartışmasına girmek istemem ama baş olmanın ne kadar önemli bir şey olduğunu bizim kadar da kimse bilmez. ''Balık baştan kokar, baş olmazsa gövde leş'' sözleri bizimdir. Boylar halinde yaşayan Türklerde, boy ile bey birbirinden ayrılamaz bir bütündür.
Bizde baştan çok şey beklenir. Bizde baş bir nevi çobandır. İşi zordur. ''Yükü ağır, işi çetin, gücü kıla bağlı, yükü taşıyacak güç, ayağı sürçtürmeyecek akıl ve kalp lazım'' Cumhuriyet döneminde doğuda bir ilçede isyan çıkar. İsyan bastırılır ve asilere niçin isyan ettikleri sorulur. Cevap kaymakam namaz kılmıyordu. Peki, siz kılıyor musunuz diye sorulduğunda '' biz kılmıyoruz ama baş kılacak'' cevabı bu durumu ortaya koyan bir ironidir.
Geçenlerde yapılan müdürlük -müdür yardımcılığı sınavına yüz eli bine yakın öğretmen katıldı. Toplam öğretmen sayımızın beşte biri yöneticilik azimlerini ortaya koydular. Niyetlerini belirttiler. Katılma şartlarındaki sınırlamaları kaldırırsak bu oran öğretmenlerin yarısı oranına kadar yükselir. Arkadaşlar ben bu işi yaparım diyorlar, peki niye diyorlar:
1.Doğuştan liderler.
2. Liderlik eğitimi aldılar.
3.Değişim konusunda heyecanlılar, planları projeleri var.
4. Mevcut yöneticileri görüyorlar, ulan bunlardan bir köy oluyorsa ben kasabayım diyorlar.
Son derece başarılı olan,benim örnek aldığım, onlardan çok şey öğrendiğim bu çatının çökmemesinin sebepleri tecrübeli müdürlerimi tenzih ediyorum. Onlar bu çatlak binanın temelleridir. Okulları için uğraşıp didinirler.Onlar gerçek eğitim liderleridir.
Ama eğitim kurumları yöneticisi adayları arkadaşlar, bazı mevcut yöneticileri gördükten sonra onlar da hevesleniyorlar. Kurumunu felçe uğratmış yöneticiler var.Bu körlerin yanında en azından şaşıyız, diyorlar.
Makamlarını tapulayanlar, önemli köşeleri tutanlar var. Bunlar kıllarını kıpırdatmadan okul yönetiyorlar. Okullarda sözde idarecilik yapıyorlar.Türk eğitim sisteminin sözde liderleri bunlar. Bir zamanlar bir şekilde atanmışlar, şimdi onları yerlerinden hareket ettirmek imkânsız. Yol ver göster dersin gösteremez, yol aç dersin açmaz, bari yoldan çekil dersin çekilmez.
Hiçbir iş yapmadan senelerce oturmak haram yemek değil midir? Ben böyle yöneticiler tanıyorum. Oturan boğa gibi otururlar,sağda solda büyük adammış gibi çaka satarlar, büyük makamların küçük insanları, makamları ile büyümeye çalışan küçük insanlar. Onlara bakıyorum ve onlarda Türk eğitim sisteminin akıbetini görüyorum. Doğru dürüst bir yönetici seçme sisteminin olmaması onları palazlandırıyor. Oraya buraya talipler, peki ne özellikleri var. Şarap olsalar anlardık;en azından şarap durdukça değer kazanır.Ama bunlara durdukça değer katan bir sistem var. Bu yüzden eğri ağacın doğru gölgesi de olmuyor.
Başarı veya başarısızlık onların meselesi değil, siz başarısızlık sebebi ile hakkında işlem yapılan birini biliyor musunuz? ''Bağdat acı çekiyorsa bunca zamandır bilin ki firavunlarındandır.'' diyen şair ne kadar haklıdır
Türk eğitim sisteminin en büyük meselelerinden biri de lider yetiştirememesidir. Eskilerin kahtı rical dediği sorunla karşı karşıyayız. İş başarabilen, kendini geliştiren, atak, azimli vizyon sahibi, yerel yaşayıp evrensel düşünebilen kendi değerleri ile barışık yönetici yokluğu en büyük sıkıntımız. Öğrenci lider görmüyor ki liderliğin nasıl olacağını öğrensin. Önünde model yok ki ondan görsün.
Sezar'ın dediği gibi birinci adam olmak ideali güzel bir idealdir. Ama hakkını verebilmek daha güzeldir. Herkesin liderliğe oynadığı şu ülkeye bakar mısınız lütfen. Belki gerçekten her Türk lider doğuyor ama onlar bir yerde bozuluyor.
Bu bozulma sizce nerelerde oluyor?