EVET
Ofspor antremanında karpuz keyfi
Afetin yaraları sarıldı mı?
Afet Of'u böyle vurdu

Rus Savaşında Ofun En Büyük Düşmanı K Maria gemisi

15 Ocak 2010 Cuma - 14:38

Bu çalışma Oflu araştırmacı Erkan YAZICI'nın tarafıma gönderdiği makaledir. 1. Dünya Savaşında Of'u almaya çalışan Ruslar Ofluların büyük direnişini ancak Kraliçe Maria gemisiyle Of'u sürekli bombalamak suretiyle kırmışlardır. Ofluların daha önce görmedikleri büyüklükteki İmperatritsa maria, Of'u sürekli bombalamak suretiyle Of'ta Ruslara karşı yapılan savaşta Türklerin yenilmesini sağlamış, Of'u Cos dağını dahi diğer mevzileri yerle bir etmiş, muhacir olarak kaçmaya çalışan Ofluları bombalamış, çok sayıda insanın şehit olmasını sağlamıştır. Daha Türkçesi Kraliçe Maria denen azman gemi olmayaydı Ruslar, Of'u zor alırlardı. Ofluların acısı,geminin çok beddua almasına, türkülere konu olmuştur.

İMPERATRİTSA MARİA
BİR SAVAŞ GEMİSİNİN KADERİ
BİR HALKIN BEDDUASI

Oflular için bir yerin çok uzaklığının yerine geçen metafor Tiflis kelimesidir. Dünyayı, gözünün gördüğü coğrafyayla sınırlayan ve birkaç macera ruhlu evladının dışında o coğrafi sınırların dışına çıkmayan bölge insanı için gidilecek en uzak yerin, çok uzaklarda bir yer olduğu düşünülen Tiflis olması olağandır. Bütün kötü şeyler, tuhaf ve korkutucu olan ne varsa tiflistedir. Yüzlerce yıl herhangi bir işgal yaşamamış Ofluların; kötülükleri öteleyerek, yarı gerçek yarı mit bir kent olarak var ettiği tiflise atfetmesi; yüzlerce yıllık güven hissinin toplumsal alt bilince yerleşmesinden başka bir şey değildir.

Tiflis, guguk kuşunun mısır püskülünü ağzına alıp götürdüğü ve dipsiz kuyudaki yılana göstererek; geldiği yerlerde kimseciklerin yaşamadığına ikna ettiği 'uzak'tır. Yüzlerce yıl, yabancı insanların zarar vermek için gelmediği bu topraklarda, korkulacak yegane şey olarak masalsı varlıkların yaratıldığını görmek şaşırtıcı değildir. Tiflisten gelebilecek tek şey, bir dudağı yerde bir dudağı gökte olan ve dipsiz bir kuyuda yaşayan yılandır artık. o da guguk kuşu öttüğü an, ona haci diye mukabele edildiğinde mümkün olmayacak hale geliyorsa; oflu için yaşanan her gün güvenlidir artık.

Günün birinde tiflisteki yılanın dipsiz kuyusundan çıktığını gördü Oflular. Guggu kuşunun verdiği güvenle yaşayan büyükler, çocukları erkenden uyutmak için kullandıkları dipsiz kuyudaki yılanın gerçekliğiyle yüz yüze geldiler. tiflis diye baktıkları 'uzak'tan, bilinmedik yüzleri ve işitilmedik dilleriyle silahlı insanlar geliyordu. Yılda bir kez, denizden gelip çocukları alıp götüren karakoncolos, iki bacasından dumanlar savurarak kalapotamosun ağzında yukarılara çıkmak için akşam olmasını bekliyordu. çocuklar için korkutucu olan şeyler, şimdi herkes için korku vericiydi.


Kalapotamosun ağzında geceyi bekleyen şey, yaşlıların anlattığı karakoncolos mitinden çok daha korkunç ve tehlikeli olan imperatritsa maria dreadnoughtuydu.

Ofluların daha önce görmedikleri büyüklükteki İmperatritsa maria, Rusya'nın Karadeniz filosu için üretilen dreadnought sınıfı gemilerin genel adıdır. Üç adet üretilen bu sınıf gemilerin diğer ikisi imperatritsa ekaterina(katerina) ve imperator alexander III dür.

Bu üç dreatnought da Karadeniz filosunda olmasına rağmen maria yı Ofluların atma türkülerine ve hikayelerine taşıyan şey nedir? Ofun toplumsal hafızasında en az yavuz (goeben) ve midilli (breslau) kadar, hatta onlardan daha fazla yer almasının sebebi sadece etkileyici görünüşü ve evlerini yakıp yıkan toplarının korkunçluğu mudur. Elbette değil...imperatritsa maria Oflular için korkunun cisimleşmiş halidir, muhacirlere sahil yolu henüz açıkken orayı tercih ettirmeyip ços u tırmandıran korkunun cisimleşmiş halidir.

Oflu ilk kez korkmuştur. Korkuya neden olan, nesnenin ulaşılamazlığıdır .İmperatritsa Maria, sadece savaşan askerlerin bilmesi gereken bir isimken, toplumsal hafızaya kalıcı biçimde yerleşmesi güçlü bir uyaran olduğunu gösterir. Toplumsal hafızanın algı eşiğinin oldukça yüksek olduğu düşünüldüğünde imperatritsa maria nın Oflular üzerinde yarattığı travmatik etki anlaşılabilir.

İmperatritsa Maria'nın, Ofluları rus askerlerinden daha çok korkutmasının nedeni onun denizde oluşudur. kara dere nin doğusunda durdurulan rus askerlerinin insan oluşunun ve yenilebileceğinin görülmesiyle, tiflisten gelen, bir dudağı yerde bir dudağı gökte olan yılan olmadığının fark edilmesi, karadaki düşmanın yarattığı korkuyu hafifletirken, tepelerden izledikleri maria nın karşısına çıkan gemileri birer birer batırması, denizden gelenlerin korkunçluğuna ve yapacağı kötülüklere dair korkuların, toplumsal hafızada güçlü bir yerinin olması, korkunun üzerine inşa edildiği bu bilinçaltı zeminin sağlamlığı; maria yı Oflular için mitsel bir varlığa dönüştürmüştür

Halkın of sahillerinde bir kaybolup bir görünen yavuz ve midiliyi kutsaması, tepelerden izledikleri yavuz ve midilli lehine atma türküler atması maria nın yarattığı korkunun yarattığı baskıyı dengelenme isteğinin sonucudur. Atma türküler incelendiğinde görülecektir ki humurgan önlerinde marianın battı batacak hale getirdiği midilli kruvazörü umutsuzluk sebebi olmuş ve halk midilliye küsmüştür.

E Midilli kalksana
Işıkları yaksana
Düşman basti burayi
Toplari donatsana

E Midilli Midilli
Cabuk tüttur dumani
Urus'un gemileri
Hep yakayi limani

Habu ofun kızlari
Ne dillidır ne dilli
Kalduk duman içinde
Yetişsana Midilli



Midillinin humurgan önlerine aldığı ağır yenilgi sonucu bir daha maria nın karşısına çıkamayacak hale gelmesi, imperatritsa maria dan duyulan korkuyu derinleştirmiş, atma türkülerde midilliden boşalan yeri yavuz almıştır. imperatritsa maria'nın; Zonguldak açıklarında 30.5 cm toplarına 15 dakika süreyle maruz kalan ve kendisini daha hızlı olmasıyla kurtarabilen yavuz un düştüğü durumu görmeyen Oflular için yavuz, bu korkuya karşı hala bir umuttur.


Yavuz gelir tersine
Değermenderesi 'ne
Yavuz kurban olayım
Toplarunun sesine

Iki gemi yan yana
Ikisi da direkli
Yavuz'a bak Yavuz'a
Hepisinden yürekli

Yavuz geluyi Yavuz
Denizde kaya kaya
Söyleyin Midilli'ye
Ensın Pulatana'ya




Yavuz un halk üzerinde yarattığı güven duygusu öylesine güçlüdür ki, sahili kasıp kavuran imperatritsa maria; verdiği onca korkuya rağmen atma türkülerde alaya da alınmıştır.

Urus'un gemileri
Bir ileri bir geri
Urus dökti denize
Pasli tenekeleri...


Ofluar için imperatritsa maria; rus askerlerinin ''delikanlı''gibi savaşmadığının da simgesidir. Halktaki genel kanı, imperatrisa maria nın desteği olmasaydı Rusların kara dereyi geçemeyeceği yönündedir. Halmanlı topal hafız'ın of un düşüşünü anlattığı mersiye i küçük mahşer adlı manzum eserinde bu şöyle ifade edilmiştir:

Askerin kaçtığını Mariyası görmüş idi
Rusların taburları bu esrara ermiş idi
Memleket baykuş yuvası şekline girmiş idi
Döndü beytü'l-hüzüne o dâr-ı umrân ağladı

Kalapatamozu düşman beri savaşmış idi
Tâ Çanakkale müdafiîni kavuşmuş idi
Mariya Zırhlısı'nın mermileri taşmış idi
Bozulan noktamıza çok kahramanân ağladı

Düşmanın topuna karşı var ise mitralyoz
Yüz neferine mukabil bizde bir neferde söz
Bunları kayd eyledim çün düş değil gördü bu göz
ços dağını terk eden efrâd-ı zâbitân ağladı

halmanlı topal hafız ın mısralarında görüleceği üzere kara dere savaşlarını kaybetmemizin temel nedeni kötü savaşmamız değil askerimizin sayısının azlığı ve imperatritsa maria dır. Hatlarımızın çözülme sebebini kara derede biriken 150 bin civarındaki rus askerine değil de denizden o hatları bombardıman eden maria zırhlısına bağlamaktadır. Ofluların yenilmezliklerine olan inancını sarsan maria gerçekten de savaşın kaybedilme sebeplerinden birisidir. Zira midilli kruvazörü Rusların humurgan a çıkarma yapmasına engel olabilseydi of düşmeyebilirdi. Fakat midilli nin bunu yapacak gücü yoktu çünkü karşısında maria vardı...

Ofluların, kelali tepelerindeki mücadelenin kaybedilmesine dair mariya yı tek neden görmesi abartılı bir çözümleme de olsa Rusların savaş sonrası Petersburg a geçtikleri şu mesajda haklılık paylarının olduğu görülmektedir.

'our vailant troops, after a sanguinary battle on the kara dere river pressed the turks without respite an surmounted incredible obstacles' (new york times 18 nisan 1916)

Raporun devamında, deniz kuvvetlerinin türk savunmasının çözülmesindeki etkisinden övgüyle söz edilerek kara dere savunmasının çözülmesi sonrası ciddi bir direnişle karşılaşmadan karadenizdeki en büyük liman şehrinin ele geçirildiği anlatılmaktadır.

Yukarıdaki savaş raporunda görüleceği üzere of direnişi Ruslar tarafından 'hunharca' gerçekleşen bir savaş olarak değerlendirilmektedir.

İmperatritsa maria bir yıldan biraz fazla süren Karadeniz macerasında yaklaşık 300 türk gemi ya da gambot unu batırmış ve 3 bin in üzerinde türk ve alman denizcisinin hayatını kaybetmesine neden olmuştur. Hiçbir türk gemisinin zarar veremediği bu karakoncolos; Zonguldak, İstanbul arasındaki kömür nakliyesini durma noktasına getirmiş, midilli'yi boğazdan çıkarmamış, yavuz u mucizevi bir şekilde elinden kaçırmış, of savunmasını kırmış, Trabzon u düşürmüş, muhacirlerin göç yollarını topa tutmuş Ofluların belleğinde silinmez izler bırakmıştır.

Peki kimdir bu karakoncolos;

Teknik özelliklerini incelendiğinde üretildiği tarihte Akdeniz in en güçlü dreadnought u olan yavuz zırhlısından daha yavaş daha kısa ama toplarının çapı ve menziliyle daha etkili olduğu görülür. Sivastopolda yapılan İmperatritsa maria nın özellikleri aşağıdaki tabloda görülebilir.


yapımcı şirket
Russud Yard Nikolayev

yapımına başlanması 06/11/1911

bitirilmesi
10/13/1913

Göreve başlaması
08/25/1915

Mürettebat
1.386

batış tarihi
10/26/1916




Deplasman: 22.600 ton standart, 24.000 ton tam yük

Uzunluğu:
167,8 m (551 ft)

Genislik:
27,3 m (90 ft)

Draft:
8,4 m (28 ft)

Tahrik:
4 Kahverengi Curtiss buhar türbinleri, 20 Yarrow tipi kömür kazanları, 26.500 hp a
Hız:
21 knot (39 km / s)

Aralığı:
5.000 deniz mili 15 knot (30 km / s) az (9.000 km). 720 ton petrol ve 3.000 ton kömür
Silahlar:
12 x 305 mm (12.0 in) MK-3-12 dört üçlü taret silahlar
20 x 130 mm (5.1) top
8 x 75 mm top
4 x 18-torpido tüpü (457 mm) inç.

Zırh:
9 inç kemer
8 inç taret
3 inç ana güverte.

Denizciler gemilerin de insanlar gibi kaderleri olduğunu söylerken pek de haksız sayılmazlar. İmperatritsa maria kaderi olan gemilerden birisidir.

1915 yılının temmuzunda göreve başlayan geminin Karadeniz e çıkma sebebi yavuz zırhlısının karadenizdeki rus donanmasına verdiği zararların yarattığı psikolojik etkidir. Temmuz 1915 yılına kadar karadenizin tek hakimi olan yavuz zırhlısı bundan sonraki bir yıl içerisinde bu hakimiyetini kaybetmemekle birlikte mümkün olduğunca .İmperatritsa Maria dan uzak durmuştur. Yalnızca bir kez, sisler içinde bekleyen maria nın; yem olarak sunduğu küçük gemileri kovaladığı sırada tuzağına düşmüş ve yaralanmasına rağmen daha hızlı olduğu için boğaza kaçabilmiştir. Yavuz zırhlısının alman komutanı Richard Ackermann maria için '' hem çok hızlı hem de atışları çok isabetli'' demiştir. Birbirlerinin işine pek karışmayan iki düşman gemi olarak değerlendirilmeleri daha doğru olur.

Resmi görevi Trabzon yönünde Kafkasya ön kıyı kanadını desteklemek oan İmperatritsa Maria 24 şubatta hopa önlerindeki gemilerimizi püskürttü. 6 marttan itibaren hemen her gün of u 26 martta humurgan ı ve 5 nisanda Trabzon u vurdu.

Trabzon un düşmesinden sonra daha çok batı karadenizdeki türk nakliye gemilerinin zonguldaktan İstanbul a kömür nakliyesini önlemeye yönelik görev yapmıştır. Birkaç kez Bulgaristan' kıyılarını da vurmuştur. Batı karadenizde görev yaptığı süre boyunca bir kez türk uçaklarının saldırısına uğramış atılan on bombadan iki tanesi kıç bölümüne isabet etmiştir.

İmperatritsa maria elektrikle çalışan torpidolarının akülerini şarj etmek için Sivastopol limanına döndükten birkaç gün sonra 20 ekim 1916 yılında yapıldığı tersaneye 1.5 mil açıkta, nasıl olduğu hakkında kesin bir bilginin olmadığı patlama sonucu battı. Sancak bölümüne yakın oluşan şiddetli patlamayla birlikte 238 personel olay yerinde 100 ün üzerinde personel de aldıkları yaralar ve yanıklar sonucu daha sonra öldü.

İlk raporlar patlamanın gemi içerisinde uzun süre kalmış barutun genleşmesi sonucu olduğunu söylese de kgb nin 1933 yılında ele geçirdiği alman gizli servis elemanlarının itirafları neticesinde gemiye sabotaj yapıldığı da iddia edilmiştir. Görgü tanıkları yangının 300 metre yükselen alevlerle 7 saat sürdügünü, sürekli olan patlamaların gemiye müdahale edilmesini imkansızlaştırdığını söylemişlerdir.

Geminin komutanı olan ve aynı zamanda rusyanın Karadeniz filosu komutanlığını yürüten oramiral alexander kolchak patlamadan onbeş dakika sonra limana gelmiş ve üzüntüye yangını izlemekten başka bir şey yapamamıştır. İmperatritsanın kaybı Rusların karadenizdeki türk filosuna karşı üstünlüğünü kaybettirmemiştir.

Rusyadaki iç karışıklıklar nedeniyle 1918 yılına kadar kurtarılmaya çalışılmayan imperatritsa maria bu tarihte karmaşık bir planla kurtarılmaya çalışılırken oluşan ikinci bir patlamayla alabora oldu. Kurtarılmasından vazgeçilen gemi 1927 yılında parçalanarak hurda haline getirildi. Sökülen taretleri Sivastopol kentinin kıyı savunması için 1933 yılında kentin yüksek bölgelerine yerleştirildi. Gemiye ait pek çok parça ve hatıra bugün Sivastopol deniz müzesinde sergilenmektedir.

Aynı sınıftan olduğu diğer iki geminin en kısa ömürlüsü olan imperatritsa maria nın komutanı alexander kolchak aynı zamanda rus Karadeniz filosunun komutanıdır. 1916 yılına kadar rus filosunun karadenizdeki etkinliğinin sınırlılığından sorumlu tutulan amiral Andrei Eberhardt ın yerine 1916 yılında bu göreve getirilmiş ve imperatritsa maria ya komuta ederek bu gemiyi filonun sancak gemisi yapmıştır.

Bir bilim adamı ve kaşif olan kolchak, japon rus savaşında yaralanmış, birinci dünya savaşının başamasıyla birlikte rusyanın baltık filosunda alman gemilerinin isveçten demir madeni taşımasına engel olmak için mayınlama görevleri yürütmüş burda gösterdiği başarılar neticesinde beklenmedik biçimde karadeniz filosuna komutan tayin edilmiştir.

Alexander kolchak hem uyguladığı savaş stratejileri hem de görünüş olarak diğer rus amirallerden ayrılır. Onu genç yaşında amiralliğe taşıyan da bu farklılığıdır. Ingiliz amiraller gibi giyinen, filosundaki diğer amirallerin aksine sakal bırakmayan bu komutan; rusyadaki devrim sonrası ingilizlerle ve amerikalılarla anlaşarak monarşi yanlısı bir politik mücadelenin içerisine girmiş, beyaz ordu adını verdikleri orduyla kızıl orduya karşı savaşmış, 1.5 milyon kızıl ordu askerine karşılık birinci dünya savaşı esnasında esir edilen çekoslovak askerlerinin çoğunlukta olduğu 150 bin kişilik lejyonla mücadele etmiş ve bu savaşı kaybederek 7 şubat 1920 de vurularak öldürülmüştür.

Imperatritsa maria ofluların bedduasını almış bir gemidir. Beddua tutmuş mu bilinmez ama hüzün verici bir hikayeyle hem kendisi, hem komutanı hem de personeli hayatlarını kaybetmiştir.

Imperatrisa mariayı bir kader sahibi yapan şey onun emsalleri gibi uzak denizlerde bir mayına ya da bir düşman torpidosuna hedef olarak değil yapıldığı doka sadece 1.5 mil uzakta batmasıdır. Dünya üzerinde yaptığı görevlerden hoşnut olmayan bir halkın kendisini şarkılarında andığı başka bir gemi var mıdır;

Ey gidi çosun dağı
Gelduk karşi karşiya
Bokkiyenun mariasi
Top atayi çarşiya...

Kalapotamosun ağzında bekleyen karakoncolosun onun kadar ünlü komutanını anlatan admiral adlı film, rusya da ve türkyede 2008 yılında gösterilmiş, film rusya da büyük tartışmalara, afişlerini yırtılmasına varan sokak gösterilerine neden olmuştur.





608 kez gösterildi, 1 yorum yapıldı


YORUMLAR (1)
Aktif : 1 yorum   |  Onay bekleyen : 0 yorum
1
ziyaretci
150 gün önce   (03 Mart 2010 Çarşamba - 19:54)
Süleyman KOCA isimli ziyaretçinin yorumu : Ne Maria gemisiymiş bu..300 den fazla gemimizi batırmış 1 yıllık sürede..sonunda patlamış batmış..hiç bir şeyden korkmayan ofluyu korkutmuş..ah Midilli ve Yavuz..batıramadılar onu demek..ne yapsın onlarda olmadı işte..
|İletişim ve Künye|Sözleşme ve Telif|Gizlilik|Sitemize Reklam Verin|
Bugün
1.546 kişi
sitemizi ziyaret etti
Bugün
9.331 sayfa
tıklaması yapıldı
Dün
2.729 kişi
sitemizi ziyaret etti
Dün
18.434 sayfa
tıklaması yapıldı
Toplam
2.941.421 kişi
sitemizi ziyaret etti
Toplam
42.707.045 sayfa
tıklaması yapıldı
En Çok
4.469 kişi
15.07.2010 tarihinde
En Çok
43.458 sayfa
15.07.2010 tarihinde


© 2003-2010 | Tüm Hakları Saklıdır
Oflular.Com Haber RSS  Oflular.Com Twitter  Oflular.Com Facebook