EVET
Ofspor antremanında karpuz keyfi
Afetin yaraları sarıldı mı?
Afet Of'u böyle vurdu

Beyaz zambaklar ülkesinde

08 Mart 2010 Pazartesi - 12:06

Eğitim almış olanların tümü milli düşünceyi geliştirmeye,milli ruhu uyandırmaya, milli iradeyi güçlendirmeye macburdurlar. Grigory Petrov

''Ülkenin ücra köşelerinde bütün kış hizmet ederek yorgun düşen öğretmenlerin çoğu aslında mesleklerinden memnun değillerdi.Kurslara isteksize katılıyorlardı. Hatta bazıları ''bu kurslar nerden çıktı başımıza ?Öğretmeni eğitmeye kalkmak da neyin nesi ?'' diyerek sitem ediyorlardı.''
''En yetenekli memurlar merkeze ve gözde şehirlere tayin ediliyor,uzaklara ve taşraya ise memur sınıfının artıklarlarını ya da toplumun düşkünleri gönderiliyordu. Bir iş için müracaat edenler saatlerce bekletilirdi. Odacılar bile halka bağırıp çağırıyordu. Kurumlara müracaat eden kişi daha ağzını açmadan ''bugün meşgulüm yarın gel'' cevabını alırdı.''
''Henüz kültür ve medeniyet alanında ilerleyememiş milletler de İngilizlerin komik ve zararlı alışkanlıklarını alarak,İngiliz toplumunun kötü birer kopyası durumuna düştüler. Durumu iyi olanlar sodayla viski içmeye, İngiliz modasına göre giyinmeye ve saçlarına onlar gibi şekil vermeye başladılar.''
''Köylüler hep aynı elbiseyle çalışır,yemek yer ve yatarlar.Yıllarca banyo yapmazlar.Çamaşır yıkama alışkanlıkları da yok.Üst başları bit ve böceklerle doludur.Mesela bir köy evine girersiniz.Üç çocuk kuru toprak üzerinde kızıl hastalığından can çekişiyor.Onların arasında anne yeni doğurduğu çocuğun ağrıları ile inliyor.Sarhoş baba ise bir kenarda oturmuş ....''

Yukarıdaki satırlar Grigory Petrov'un 1928 yılında Türkçeye çevrilen 'Beyaz Zambaklar Ülkesinde'' adlı kitabından alınmıştır. Bir zamanların Fin ülkesini anlatmaktadır.

Bugün Finlandiya dünyanın gelir dağılımında dünyanın en önde gelen ülkelerinden biri, müreffeh bir toplum olmuşlardır. Ama bütün Avrupa gibi çok çekmişler. Kitabı ikinci kez okudum. Ve onların yüz -yüz elli yıl önceki hallerinin bize ne kadar benzediğini gördüm. Sadece öğretmenleri veya memurlar anlatmıyor, din adamlarından askerlere, doktorlara kadar tespitler yapıyor. Sanki şimdilerdeki bizi anlatıyor.

Ülkemizde kütüphane sayısı 1400 küsur iken 570.000 kahvehane var.

Ülkemizde dergi okuma oranı yüzde 4, kitap okuma oranı yüzde 4,5, gazete okuma oranı yüzde 22, radyo dinleme oranı yüzde 25, televizyon izleme oranı yüzde 94 olmuş.

Üç yılda içki tüketimini 300 milyon lt arttırarak, 1.1 milyar litreye ulaşmış.İçkiden kaynaklanan suç oranları hızla artmış.

Genelev patroniçesinin uzun yıllar vergi rekortmeni olduğu bir ülke burası.
On milyon işsizin olduğu ülkede her yıl yurt dışından 14 milyar liralık lüks tüketim malları ithal edilmektedir.
Gelir dağılımı adaletsizliğinde dünyada derece yapıyoruz.
Terör, asker sivil ilişkileri, yargı gibi konjektürel meselelerimizi ve açmazlarımızı size bırakıyorum.
Ülkemizde maalesef her şey para kazanmaya, üstelik çalışmadan kısa sürede kazanmaya endekslenmiş durumda. Köşe dönücülük aldı başını gitti. Dünyada şans oyunlarının en fazla oynandığı üstelik devlet eliyle oynandığı bir ülke burası.
''Devlet malını deniz yemeyen keriz'' sözü bir millet tarihi için en büyük utanç kaynağı iken genel kabul görüyorsa vay halimize.

Kitapta da anlatıldığı gibi Finlandiya insanların pek çoğunun kör cahil olduğu, fareler gibi yaşadığı bir ülke iken dünyanın en müreffeh toplumlarından biri haline geldi. Bu müthiş bir devrimdi. Yani gerçek bir devrimin hikâyesidir bu. Özü de dört kelimedir.
Vatanseverlik idealizmi, bilgi paylaşımı, erdem ve çalışmak.

Bu düsturlar bizi de başarıya taşır. Ama bize yetmez. Çünkü biz Finlandiya gibi kendi halinde küçük bir millet değiliz. Biz tarihi sürükleyen damarlarında üç kıtanın nehirleri akan dev bir milletin misyonunu taşımaktayız. Onun için işimiz daha zor.
Bu gaflet hali,bu zelillik, bu sefillik yeter artık. Biz bu değiliz, bize yakışmıyor bu hal.Yine kitapta geçen çok güzel bir söz var:''Büyük gemiler büyük seferler yaparlar.'' diye.

İlk yapacağımız şey okumak, aydınlanmak. En büyük kötülüğün cehalet olduğunu unutmamak lazım.Kapatalım televizyonu, şu aptal kutusunu kaldıralım.Okumayla başlayalım. Mesela bu kitapla başlayalım.''Beyaz zambaklar ülkesinde'' yi okuyalım. Ülkemizi kırmızı güller ülkesine çevirelim. Hadi artık dostlar. Bir şey yapalım.
Yetişir artık bu sefalet. Başlasın artık büyük sefer. Başlasın artık.
329 kez gösterildi, 6 yorum yapıldı


YORUMLAR (6)
Aktif : 6 yorum   |  Onay bekleyen : 0 yorum
6
ziyaretci
135 gün önce   (18 Mart 2010 Perşembe - 15:51)
mustafa sivri isimli ziyaretçinin yorumu : tebrikler.. çok güzel ifade ettin. inşaallah biz de öyle oluruz. ama biraz zor gibi
5
ziyaretci
140 gün önce   (13 Mart 2010 Cumartesi - 18:18)
sturgut isimli ziyaretçinin yorumu : değerli hocam kitaptan yüzde 18, bilgisayardan yüzde 25 gibi rakamlarla vergi alınırken pırlantadan yüzde 0 vergi alınan bir ülkeden hangi gelişimden ve değişimden bahsedebilirsiniz. Okutmamak, okutturmamak ikdidar politikası.... zaten neden okutsun ki, okuyan insan düşünür, düşünen insan ise sorgulamaya başlar, sorgulanmaya başlanan iktidarlarlar ise düşmeye mahkumdur.. Şimdi değerli hocam siz ikdidar olsanız okumaya ve okutturmaya eğilimli bir devlet politikası çizer misiniz? belkide siz de ne gerek var diyeceksiniz ben onların yerine de düşünürüm diceksiniz ekmekten bile vergi alınırken pırlatadan vergi alınmamasının, gelişmişlik ve kalkınmışlıkla bir bağlantı yok mu sizcede!!!!!!!! okuma oranı yüksek kalkınmış bir ülkede dikdatörler yaşayabilir mi???
4
ziyaretci
143 gün önce   (10 Mart 2010 Çarşamba - 11:21)
ismail topçuoğlu isimli ziyaretçinin yorumu : hocam dinin siyasete dinin ticarete dinin makam mevkiye alet edildiği.her türlü çağdaş bilimsel gerçeklere din mazeret gösterilerek karş çıkıldığı bir ülke burası ve ilginçtir dünyanın en gelişmiş müslüman ülkesi diğerlerinin çoğunda yeraltından para fışkırıyor olmasına rağmen.Atatürk'ün ömrü buna yetti (her türlü gerici uğraşlara rağmen) bundan sonrası bu nesile kalmış.
3
ziyaretci
145 gün önce   (08 Mart 2010 Pazartesi - 22:37)
Hasan BERBER isimli ziyaretçinin yorumu : Teşekkürler hocam yazılarınızın devamını diliyorum allah kolaylık versin selamlar.
2
ziyaretci
145 gün önce   (08 Mart 2010 Pazartesi - 14:50)
ayan hızır isimli ziyaretçinin yorumu : üstadım değişim nerden başlar?tepeden mi tabandan mı ?bizim memleketi idare ettiğni sananlar halka hep bedavacılığı üretmemeyi kısaca yüketmeyi empoze ediyorlar dış ortaklarıyla ve yerli işbirlikçileriyle hangi alandaki poltikaları yada siyasetleri mlli yap boz oyununa kısaca pazıla dönüştürdüler her işi birinin akdediğne koca ilim adamları sözüm ona proflar kara demekten haya etmiyorlar biraz insaf ve doğrunun yanında durmak bizim meselemiz her şeyi kirlettiler her şeyi yüzlrine gözlerine bulaştırdılar senin anlıcan bu ülkede erdemli olmak para etmiyor bunların pazarında hadi okudun kime dinletecen kime satacan sana ilk diyecekleri onlar para etmiyor bu memlekette karın doyurmuyor bence bir açlıkla düşkünlükle bir imtihan hepimize şart vs
1
ziyaretci
145 gün önce   (08 Mart 2010 Pazartesi - 12:45)
mustafa kamiloğlu isimli ziyaretçinin yorumu : teşekkürler hocam yüreğine,kalemine sağlık.
|İletişim ve Künye|Sözleşme ve Telif|Gizlilik|Sitemize Reklam Verin|
Bugün
1.582 kişi
sitemizi ziyaret etti
Bugün
9.627 sayfa
tıklaması yapıldı
Dün
2.729 kişi
sitemizi ziyaret etti
Dün
18.434 sayfa
tıklaması yapıldı
Toplam
2.941.457 kişi
sitemizi ziyaret etti
Toplam
42.707.341 sayfa
tıklaması yapıldı
En Çok
4.469 kişi
15.07.2010 tarihinde
En Çok
43.458 sayfa
15.07.2010 tarihinde


© 2003-2010 | Tüm Hakları Saklıdır
Oflular.Com Haber RSS  Oflular.Com Twitter  Oflular.Com Facebook