EĞİTİME BAKIŞ
Eğitimci Yazar
Aziziye düştü...03 Nisan 2007 SalıErzurum’un bu soğuk ikliminden manevi iklimine doğru hareket ettik. Peygamberimizin sahabesi olarak bilinen Abdurrahman Gazi türbesi iklim değişikliğini hemen hissettirdi. Karşı tepelerde tabyalar var. Aslında burası da bir tabya hem de ne tabya. Tabya özel olarak yaptırılmış ve silahlarla donatılmış savunma yeri demek. Daha Abdülmecit zamanında başlanmış ve irili ufaklı yirmi üç tabya yapılmış. Tabyalar yaptıran padişahların isimleri ile anılıyormuş. Aziziye, Hamidiye, Mecidiye gibi.. 1877-78 Osmanlı Rus savaşı (93 Harbi) sırasında Rus-Ermeni kuvvetleri bütün tabyaları ele geçirir. En son Aziziye düşer. Bu haber Erzurum’a ulaşınca halk bulabilen tüfeği ile bulamayan kazmasını, küreğini alarak Aziziye’ye doğru koşmaya başlar. En önde daha sonraları Nene Hatun diye anılacak Türk anası var. Geride üç aylık bebeğini beşikte bırakmış, birkaç gün önce ağabeyi şehit olmuş, kocası bilmem hangi cephede, bakmadan bir an geriye uçuyor sanki tabyaya doğru. Ne müthiş bir koşudur bu ya Rabbi! Mehmet Akif ‘Çanakkale Şehitleri’ şiirinde bu ruh halini hissetmiş ki: Ne çelik tabyalar ister, ne siner hasmından; Alınır kal'a mı göğsündeki kat kat iman? Hangi kuvvet onu, hâşâ, edecek kahrına râm? diye seslenmektedir. Düşman ele geçirdiği tabyadan adeta kurşun yağdırmaktadır. Önden koşanlar düşerler, geriden gelenlerde hiçbir duraksamak yok. Sonunda Aziziye geri alınır. 2500 Rus-Ermeni askerine karşın 1000 şehit vermiş Erzurumlu. Nene Hatun’un mezarının da bulunduğu Aziziye tabyasını gözlerin dolu dolu dolaştım. Manevi iklim burada kendini iyice hissettirmiş. Değerli dostum, aynı zamanda mihmandarım Erzurum Hizmetiçi Eğitim Enstitüsü Müdürü Erdal Korkmaz hocamın mecidiye tabyasında bir oda göstererek anlattığı hikâye beni derinden etkiledi. Savaşta yorgun düşen askerlerimiz bu odada koyun koyuna uyuyorken, içlerine sızan bir Ermeninin “ içimizde Ermeni var” diye bağırması üzerine uyanan Mehmetçik birbirini kırmış, doğramış; bu şekilde onlarcası şehit olmuş. Çifte Minareli Medrese, Ulu Cami, Yakutiye Medresesi, Rüstempaşa Kervansarayı (Taşhan), Kongre Binası, sağda solda gözümüze çarpan kümbetler gerçekten gezilip görülmesi gereken yerler. Bu tarih kokan ilden ayrılırken Erzurum’dan Aziziye tabyasına doğru koşamamak içimde bir ukde olarak kaldı. Bir gün inşallah yapacağım bunu. Aziziyeye doğru çılgınca koşacağım. Belki bir olurum, belki bin ama Aziziyeyi kaderine terk edemeyiz. Var mısınız Aziziye’ye doğru koşmaya. Çok mu gerekli hocam derseniz. Evet arkadaşlar, çok elzem. Çünkü Aziziye düştü düşecek… |
DİĞER YAZILARI
|
akifinoglu (21 Nisan 2007 Cumartesi 18:20)
fasafiso (20 Nisan 2007 Cuma 23:27)
gezgin (17 Nisan 2007 Salı 15:46)
sebahattin (04 Nisan 2007 Çarşamba 11:25)
Yorum Ekle... (üyelik gerektirmez)