EĞİTİME BAKIŞ
Eğitimci Yazar
Bir önerim var...21 Temmuz 2007 CumartesiBu yıl hem OKS hem de ÖSS de Trabzon başarılı bir yıl geçirdi. Aynı başarının yansıması Of’ta da görüldü. Trabzon tarihinde ilk defa ÖSS’de en başarılı 6. il oldu. Kendi okulum Fen Lisesi öğrencilerimiz 351 sayısal puan ortalama ile en başarılı okullar arasına girdi. Bu yılın diğer önemli bir özelliği de OKS ve ÖSS sonuçlarına bakıldığında doğu illerimizde gözlemlenen canlanmadır. Van’dan, Urfa’dan Türkiye birincileri çıkmaya başladı. Son yıllarda doğuya yapılan bilişim teknolojileri ile desteklenmiş eğitim yatırımlarının sonuçları alınmaya başlandı. Eğitimde fırsat eşitliği, başarının bütün ülke sathına yayılmasını sağlayacak; ve böylece doğu-batı ayrımı inşallah ortadan kalkacaktır. Bütün kötülüklerin anası olan cehaletle mücadele, aslında o bölgenin kangreni olan teröründe kökünü kurutacaktır. Çünkü ülkemize kasteden dış mihraklar ve onların satılmış iç uzantıları bu cehalet bataklığından beslenmektedirler. Ümitlerini yitirmiş insanlar en tehlikeli insanlardır. Kasabasında, köyünde okumayı başarmış insanların olması devlete olan güveni arttıracak; motivasyon sağlayacaktır. Tabi bir de madalyonun diğer yüzü var. Sınava girenlerin yüzde 20’u yerleşti bir yere de geri kalan yüzde 80 ne olacak. Nesillerinin yüzde 80’ını başarısız sayan bir sistem olabilir mi? Ne iş yaparsın oğlum diye sor. Cevap, çok iyi test çözerim. On sekiz yaşına gelmiş ve test çözmekten başka bir şey bilmeyen gençler. Daha önce binlerce kez çözülmüş soruları iki milyon gencine yıllarca, papağan gibi tekrarlatan, bunun için on milyar dolarlık bir dershane sektörünün oluştuğu ve bu gençlerin yüzde 80’nının başarısız olacağı ucube bir sistem. Benim bir önerim var. Her yıl OKS’ye 800 bin öğrenci giriyor. Bunlardan 300 bini sınavla öğrenci alan bir okulu kazanıyorlar.( Fen , Sosyal Bilimler, Anadolu, Anadolu Teknik , Anadolu Öğretmen , Anadolu İmam-Hatip , Anadolu Sağlık liseleri v.b) Zaten sınavlar da bundan sonra üç aşamalı (6. ve 7. sınıflarda birer, bir de 8. sınıfta bir OKS ) olacak. Üçünün ortalaması ile öğrenci bir liseye yerleşecek. Bu üç sınav aslında öğrencinin akademik başarı durumunu ortaya koyar. İşte üniversite sınavlarına, sınavla öğrenci alan bu okulların mezunlarını sokacaksın. Zaten üniversitelerinde aşağı yukarı bu kadar kontenjanları var. Böylece üniversite kapılarında beklemeyi ve de sınavı kazanamayacak gençlerin bu kapılarda heder olmasını engellemiş olursunuz. Sınavsız olarak öğrenci alan okulları sanayiye ve diğer alanlara kalifiye elaman yetiştirmek için yeniden düzenlersiniz. Ayrıca bu okullarda üstün başarı gösterenlere de belirlenen bir oranda üniversite hakkı tanırsınız. Böylece de OKS’de başarılı olamamış ama sonradan kendini fark etmiş başarılı öğrencilerin de önünü kesmemiş olursunuz. Sınavla öğrenci alan liselerin dışından mezun olup da üniversite sınavına girme hakkı olmayanlardan üniversite okumak isteyenlere açık öğretim gibi alternatifler de getirilebilirsiniz. Bir eğitimci olarak bu sistemde ilçemin, ilimin ve okulumun başarılı olmasını istiyorum. Bunun için elimden gelen her şeyi yapıyorum. Ama içimden nesilleri uyutma ya da havanda su dövdürme gibi büyük bir oyununun parçası olduğum hissini atamıyorum. Bir kişiyi kurtarmak mı güzel yoksa dokuz kişiyi kaybetmek mi acı. Ben bütün gençliği boyunca tek seçenek olarak gösterilen üniversite hedefine ulaşamayan, fakat üniversite kapılarında perişan olmayıp hayata tutunan ve ekmeğini alın teri ile kazanmayı başarabilen vatan evlatlarını alnından öpüyorum. Bu sistemi dünyanın en güçlü ülkesinde beş sene uygulayan ülke tarihten silinir. İşte biz bu yüzden büyüğüz… |
DİĞER YAZILARI
|
ardkolleksiyon (11 Ağustos 2007 Cumartesi 17:26)
akyz (06 Ağustos 2007 Pazartesi 13:08)
Yorum Ekle... (üyelik gerektirmez)