KÖŞE YAZISI

EĞİTİME BAKIŞ
Eğitimci Yazar

Bir sevgi kırıntısı bir kainat

02 Eylül 2008 Salı

Bir zamanlar evrenin oluşumu, galaksiler, yıldızlar bayağı bir ilgi alanıma girmişti. Kozmik âlemle ilgili bilgiler sınırlıdır ve bu bilgilerin o gün için çoğuna ulaşmıştım. Hatta 'Şu Bizim Güneş Sistemimiz'' başlıklı bir makale de yazmıştım.


Halen bilgisayarda masaüstümde Samanyolu Galaksisinin (gökada) harika bir resmi var. Saatlerce uzayı gözlemlerdim; pek çok yıldızın ismini konumlarını öğrenmiştim. Mevcut zaman kavramının sadece Dünya için geçerli olduğunu, güzellik tanrıçasının ismini taşıyan Venüs'ün (Çoban Yıldızı) ise bir gününün 243 gün olduğunu, atmosferinin lavlarla kaplı olduğunu bu yüzden gök yüzünün en parlak cismi olduğunu, gece başımızın üzerinde duran yıldızların aslında orada olmadıkları, 500 yıl önceki hallerini gördüğümüzü, nebula, süpernova, kara delik ve diğer pek çok şeyi öğrendim. Her öğrendiğim yeni şey beni çok heyecanlandırıyordu. Bütün açıklamalar belli bir neden sonuç ilişkisi gibi pozitivist bir yaklaşımla açıklandığından imanın bir kozmik fırtınaya kapılıp gitmesi durumları da söz konusu olabilirdi. Çünkü rakamların kalbi yoktur. Ama kendini bilenler için kozmoloji yaratıcıyı fark etme fırsatıdır da aynı zamanda.

İki üç yıllık hummalı bir meraktan sonra ilgim azaldı. Çünkü çok daha gizemli, çok daha muammalı ve çok daha kompleks bir varlık olan insan bütün haşmetiyle karşımdaydı. Ve benim işim asıl insanlaydı. Zaten bir bilgenin dediği gibi ''insan küçük bir kainat, kainatta büyük bir insandı.'' Ama insanı anlamak gerçekten çok zor. Kuyumcu cevahiri, kasap eti, derici deriyi anlayabilir ama öğretmen de olsan sabahtan akşama insanlarla uğraşsan da insanı anlayamıyorsunuz. İnsanın bir tanımı var mı bilmiyorum. Aynı insan eşrefi mahluk da olabilir, esfeli safilin de. İnsanın kötülükte ve iyilikte yapabileceklerinin bir sınırı da yok galiba. Hele insanı akıllı hayvan gibi düşünmek onun yarısını görmek ve onu sefillerin sefili yapmak anlamına da gelebiliyor.

İnsanlık günümüzde müthiş bir savrulma yaşıyor. Çünkü menfaatçi aklı çok öne aldık, yüreğimizi ötekileştirdik. On yıl önce çok ayıp saydığımız şeyleri bugün normal sayıyoruz. Çünkü kabullendik onları. Aklımıza yatırdık. Kanıtsadık. Bundan sonra daha büyük sapkınlıklar gelecek ve onları da kabul edeceğiz. Luti bir anlayışın esiri olup bir de bakacağız biz de yitip gitmişiz. Tensel arzuların esiri olup insanlıktan çıkmışız. Haşlanmış kurbağa örneğini verip dindarlaştığımızı anlatmaya çalışanlar asıl haşlananın kim olduğunu saklamaya çalışanlardır.

İnsanın insanı ezmesi ve her türlü şiddet insanlık kadar eskidir. Ancak insani değerlerin ön plana alındığı, insanın milli ve milletler arası yasalarla korunduğu bu devirde etkisinden hiç birşey kaybetmemesi manidar değil mi? İnsanlar diğer insanları zaman mekan, hak hukuk demeden hunharca yok ediyor. Medeniyetin ilerlemesi, aklın ve bilimin yüceltilmesi insanlığı da yüceltmedi. Hümanizm edebiyatı insanı korumaya yetmedi. Başka bir şey lazım galiba. İnsanca bir şey.
Kızıldereli reis çadırının önünde oturmuş birbiriyle boğazlaşan iki köpeği seyrediyor. Köpeklerden biri siyah biri beyaz renkte. Reise yanında oturan torunu sorar ''Herkesin bir köpeği varken biz niçin iki köpek besliyoruz ve niçin biri siyah biri beyaz.'' Reis sigarasından derin bir nefes alarak cevap verir: ''Bak evlat, bu köpeklerden biri iyiliği diğeri kötülüğü simgeler. Ben de bunları dövüştürerek ibretle seyrederim.'' Torun kızıldereli müthiş bir soru sorar: '' Peki dede, hangisi kazanır?'' Reis torununun saçını okşar ve konuşur: '' Hangisini iyi beslersem o kazanır.''

Evet, şunu öğrendim ki bütün bu düzen , bu harika kozmos mikrosundan makrosuna, atom çekirdeğinden, büyük galaksilere kadar bu evren sevgi denen çok basit insani his karşısında bir pul bile etmiyor. Bir sevgi kırıntı görünen evrenden çok daha muamma ve çok daha anlamlıdır. İşte onu güçlendirirsek insanlık kendini de bilir, evreni de anlar öteleri de fark eder.

DİĞER YAZILARI
Gösterim : 360
YORUMLAR (2)
ziyaretci
(04 Eylül 2008 Perşembe - 11:34)
salih kuşdil isimli ziyaretçinin yorumu : Duygu ve düşencelerimize tercüman olan bu güzel makale için çok teşekkürler.Umarım okuyan herkes en az benim kadar bu makaleyi önemser.unutmayalım herkesin sevgi ve manevi güzelliklerin hakim olduğu bir dünyaya ihtiyacı var. sevgi ve saygılarımla
ziyaretci
(01 Eylül 2008 Pazartesi - 09:51)
mustafa kamiloğlu isimli ziyaretçinin yorumu : bizde iyi duygularımızı beslersek herhalde hep iyiler kazanır.iyiler mutlaka kazanır..
Yorum Ekle ...  (üyelik gerektirmez)
| İletişim ve Künye | Sözleşme ve Telif | e-Reklam | Sitene Ekle |

© 2008 | Tüm Hakları Saklıdır
Tasarım ve Programlama : Murat Kumandaş