SPORCA
Spor Yazarı
Bir Ziya klasiği...10 Ekim 2007 ÇarşambaSon dönemde Trabzonspor maçlarını izleyememekten şikâyet ediyorduk. Konya maçını gazetemizin bir önceki sayısının baskı aşamasına denk geldiği için izleyemedik. Bu hafta maç Cuma akşamı olunca sevindik. Maçı rahat rahat izleyip yorumlayacağımızı tahmin ettik. Aslında bu tahminde de yanılmadık. Sadece rahat kısmını yanlış tahmin ettik. Son 15 dakikada herkes gibi bende sinirlenmeye başladım. Maçın ilk yirmi dakikadan sonrasını izlemeye başladık. Farklı bir ortamda izleyelim diye Ofspor kulübüne geçerek A.Hopa maçının kampında olan Ofspor’lu futbolcu ve teknik heyetle birlikte seyrettik maçı. İlk yirmi dakikadan sonraki dilimde oyun olarak üstün bir Trabzonspor vardı sahada. Gol bölgelerinde biraz eksikleri olsa da maçta üstün olan taraftı. Ama orta sahadaki üstünlük rakip kalede gole dönüşmeyince bu üstünlüğün maalesef anlamı olmuyor. Soyunma odasına sıfır sıfırlık skorla giden iki takımdan sıkıntılı olanı Trabzonspor’du. Maçta gol olabilmesi için yine şahsi gayretlerin sonuca etken olacağını tahmin ediyorduk devre arasında. İkinci yarıya iyi başladık. Taa ki Ziya Doğan uyanana kadar devam etti üstünlüğümüz. Takım iyi oynarken, rakip kalede etkili olmaya başlamışken, pozisyon bulmaya başlamışken Ziya Hoca oyuncu değişikliğine hazırlandı. Uykudan uyanan Ziya Hoca, takımın ataklarını yönlendiren ve takımı pozisyonlara sokan Ceyhun’un sahada olduğunu fark etti. Hemen değişikliğe giderek kulübede yumruklamaktan sıkıldığı yardımcı hocaya takviye birlik olarak Ceyhun’u yanına aldı. Her insan hata yapma hakkına sahiptir. Herkes yanlış yapabilir ama bu yanlışların da bir sınırı olmalı. Ziya Doğan’ın en büyük destekçilerinden biri bendim. Ama artık desteğimi çekmeye karar verdim. Evet her insan hata yapabilir ama göz göre göre yapılan hataya hata denmez. Olsa olsa inattır bunun adı. İyi giden bir oyunda, gol bulmak zorunda olduğun bir maçta, üstelik iyi de oynayan Ceyhun’u dışarı almak pek akıllı adam işi gelmedi bana. Yusuf’un oyuna girmesi de ayrı bir yanlıştı. O anda yapılacak oyuncu değişikliği Hasan’ın dışarı alınıp, Ergin’in oyuna girmesiydi. Ama kadroya baktığımda Ergin’in kadroda olmadığını gördüm. Elde kalan Tomas denen bir adam var ama kadro da yok. Ya gönder bu adamı, ya da eğer saklıyorsan koy sahaya oynat. Heralde Çağdaş’ı forvet yapmaktan daha kolay bir iştir forvet olan bir oyuncuyu oynatmak. Kulübeye bakıyorum gol için oyuna alabileceğin tek oyuncu Ömer Rıza. Ama bu maç Ömer Rıza’ya 180 derece ters bir maç. Ömer Rıza boş savunmada etkili olabilecek bir adam. 0-0 lık bir maçta rakipte savunmayı ön planda tutuyorsa Ömer Rıza kaybolur gider böyle. Bu yanlışı ile yetinmeyen Ziya Hoca bu kez son icadıyla çıkıyor huzurlarımıza. Çağdaş’tan forvet üreten ziya hoca bu kararı ile TV başındakilere ve stattakilere saç baş yoldurdu. Netice itibari büyük bir deplasmandan, Kasımpaşa gibi bir takımdan 1 puan almayı başardık. Yakışmadı Ziya Hoca… Maç Biter Mehmet Bitmez... Ankara’dan kredi alamadan dönen ofspor, sahasında ağırladığı Hopaspor’u ikinci yarıda bulduğu gollerle farklı mağlup etti. Maçın ilk bölümleri orta alan mücadelesi şeklinde geçti. Arslan’ın eksikliğini hisseden Ofspor hücumda etkili olamadı. A.Hamdi ve Sertaç’la maça başlayan Mustafa Akçay, erken bir takviye ile hücum gücünü artırmayı planladı ve başarılı da oldu. Mehmet’in oyuna girmesi ile pozisyon zenginliği artmaya başladı. Hızıyla etkili olan Mehmet, her geçen gün üzerine koyarak gidiyor. Bafra maçında yine sonradan oyuna giren Mehmet 90+2 de attığı golle takıma hayat vermişti adeta. Ankara’daki T.Kredi maçında da aldığımız bilgilere göre Mehmet oyuna girdikten sonra takım pozisyon bulmaya başlamış. Hopa maçında da yedek soyunan Mehmet yaklaşık 85 dakika oyunda kaldı. Sonradan girdiği maçlarda daha başarılı olduğunu her fırsatta söylediğim Mehmet, bu maçta da oldukça başarılıydı. Benim için en önemli olay 90+4 ‘te kazandırdığı penaltıydı. Maç 2-0. Yani rahat bir skor. Taraftar iftar telaşıyla stadı terk etmeye başlamış. Rakip skoru kabullenmiş uzatmaların bitmesini bekliyor. Takım arkadaşları da maçın bitmesini beklerken Mehmet durmadı. Özel gayretleri sonucu belki puana katkı sağlamadı ama +1 averaj sağladı. İyi yoldasın Mehmet. Paylaşımı da becermeye başlarsan bu iş olacak. Hemen şunu belirtmek istiyorum. Mehmet’i bu kadar överken sahada sadece Mehmet’in olmadığını biliyorum. Elbette hepsini ayrı ayrı kutlamak gerekir. Ama Mehmet üzerinde bu kadar durmamın sebebi maçı hiçbir zaman bırakmıyor olmasıdır. İkinci golde müthiş deparıyla ve 3. golde penaltı kazandırmasıyla maça damgasını vurdu Mehmet. İlk golde akıl dolu klas pasıyla Yunus, attığı jeneriklik golle Veysi'de alkışı hakeden isimler oldular. Maçtan sonra Mustafa Hocayla kısa süreli de olsa sohbet ettik. Takımın her geçen gün üzerine koyarak oynadığını belirten Akçay 2-3 hafta sonra tam anlamıyla takım hüviyetine kavuşacaklarını söyledi. Netice itibari ile yılların hasretinin bu yıl sona ereceğine inancımız gittikçe artmaya başladı. İnşallah çok büyük aksilikler olmaz ve Ofspor bu yıl ligin tozunu alarak adını 2.lige yazdırmayı başarır. |
DİĞER YAZILARI
|