SPORCA
Spor Yazarı
Bu ceza azzz...!!!23 Ağustos 2007 PerşembeTrabzon’daki olayların ne kadar büyük olduğunu PFDK ‘nın kararından sonra daha iyi anladık. Gerçi sağolsun ağzı olan herkes her zaman her konuda olduğu gibi bu konuda da konuşmuş. Ben şahsen duymadım ama medyaya yansıyanlardan yöneticilerin çıkıp 4 maç ceza bekliyorum demesi kabul edilebilir değildir. Kararın geciktirilmesinin iki türlü yorumu olabilir. Ya çok büyük bir ceza verilecek bu nedenle olayı etraflıca araştırmak ve dinlemek gerekir diye bekliyorlar. Ya da düşük bir ceza verilecekte ortalığın yatışması bekleniyor. Aslında birinci ceza bence çok büyük bir ceza oldu. Beş maç seyircisiz oynamayı hak etmedik. Tahminen itirazlarla bu ceza dörde ya da üçe düşecektir. Ama daha önemlisi var. Henüz maçın skoru belli değil. Skorun tescili için 3 ihtimal var. 3-0 yenik sayılmamız en çok beklenen netice. Ama birinci cezanın ağırlığından yola çıkarak skorun lehimize 1-0 tescil edileceğini düşünüyorum. Aslında maçın sıfırdan yeniden oynanmasını istiyorum. Belki herkes daha dikkatle ve alıcı gözle izler Sivas’lıları. Eğer bizimkiler böyle bir maçı alamayacaklarsa cezalarını biz veririz. Yenerlerse de herkes rahat eder. Tartışmalar da sona erer. Netice itibari ile her şeyi abartmakla ünlü medyamız bu olayı da haddinden fazla büyüterek emeline varmıştır. Geçen yıl İstanbul’da Cehennemde oynanan FB-GS derbisini defalarca durmasına, sahaya tonlarca yabancı madde, yanıcı madde, koltuk vs. atılmasına rağmen oynatan Demirlek zırvası, Avni Aker’de her şey kontrol altına alınmasına rağmen değil maçı oynatmak, olay başlar başlamaz kaçtığı soyunma odasından sahayı tekrar kontrol etme gereği bile duymayıp maçı tatil etmesini anlamak mümkün değil. Her şeyde bir hayır vardır mantığı ile hayata bakan biri olarak bu olaydan da ders çıkartmamız gereken yönler olduğu kanaatindeyim. Türk’ün Türk’ten başka dostu olmadığı gibi, Trabzon ve Trabzonsporluların da Trabzon ve Trabzonspor’dan başka dostu olmadığı gerçeği bir kez daha ortaya konulmuştur. Bu nedenle bizlere bir vazife düşmektedir. Kenetlenmek zorundayız. Birlik olmak zorundayız. Senin adamın, benim adamım mantığıyla değil, hepimizin ortak adamları olmalı. Yönetici, futbolcu, taraftar ne varsa hep birlikte olmak zorundayız. Bugün kulübün başında kim varsa, sahada hangi futbolcu oynuyorsa, kenarda hangi teknik adam takımı yönetiyorsa ona sahip çıkmalıyız. Başarısızlık veya böyle bir kötü olay durumunda oturup hep birlikte karar vermeliyiz. Sadece bir örnek vermek istiyorum. Sivas maçında Yattara oyundan çıkıp Ersen Martin oyuna giriyor. Tribünlerden yuuu sesleri yükseliyor. Bunun anlamı ne olabilir. Ya Yattara’nın oyundan alınmasına tepkidir. Ya da Ersen’in oyuna girmesine tepkidir. Arkadaşlar ne olursa olsun. Verilen karara saygılı olmak zorundayız. Yanlış bir karar olabilir bizce ama neticeyi göremezsiniz ki. Ya da tahmin edilemez bazı şeyler. Nitekim oyuna giren Ersen zor pozisyonda golü atıp maçı kazandırıyor. Diğer statlarda da benzer değişiklikler görüyoruz. Ama her giren oyuncuya ve çıkan oyuncuya alkışlarla destek ve moral veriliyor. Bizde ise maalesef Hoca ile oyuncular arasına ve yönetim arasına devamlı fitne sokulmaya birbirlerinden uzaklaştırılmaya çalışılıyor. Bu olay bizlere ders olmak zorundadır. Ya da bizler bu olaydan ders almak zorundayız. Yoksa değil 23 sene 53 sene bile geçse babalarımızın anılarındaki şampiyonluğun hayali ile yaşamaya devam ederiz. Kenetlenebilirsek sesimiz de gür çıkar. Federasyon başkanı bizden. Federasyon başkanının ‘çık maçı bitir’ talimatının olduğundan bahsediliyor. Buna rağmen eğer bir hakem çıkıp maçı bitirmiyorsa bunun üzerinde düşünmek zorundayız. Kulüp yönetimindeyken geçen yıl yaşanan hatalara sesi çıkmayan ve yönetimden ayrıldıktan sonra ‘Başkan Adayı’ olmaya hazırlanan yine bizden biri çıkıp diyor ki ‘ben yönetimde olsam bu maçı oynatırdım.’ Bu ne yaman çelişkidir. O zaman niye yapmadın derler adama. Görevde olanların talimatı dinlenmiyor. Yönetimdeyken sesin çıkmıyor. dışarıda olunca ‘ben bu işi düzeltirdim’ demek aklıma sadece şunu getiriyor. Demek ki kimsenin ‘Trabzonspor’ gibi bir derdi yok. Herkesin derdi ‘Ben’ ifadesi. Kusura bakmayın beyler bu kafa ile gidersek bu günlerimizi bile mumla arayacağız. 'BEN' değil 'BİZ' ve 'Trabzonspor' için elimizi taşın altına koyacağız. |
DİĞER YAZILARI
|