KÖŞE YAZISI

ŞANLI TARİHİMİZ
Araştırmacı Tarihçi - Yazar

Doğu Karadeniz'de Roma İmparatorluk Dönemi

13 Ağustos 2008 Çarşamba

Yunanlıların iddia ettiği Yunanlılık döneminin en önemlisi Bizan İmparatorluğu adıyla Doğa Roma İmparatorluğudur. Halbuki Bu imparatorluğun yöneticileri ve halkı hiç bir zaman Bizans adını devlet adı olarak kullanmamışlardır.


Bu ad Bizans olarak kullanılırsa Yunan kültürü ön plana çıkmış olacak, bu devletin devamı olarak hiç alakası yok iken Yunanlılar hak iddia edecekler. Bizim yerli Bizanslılara duyurulur.

Mithridates'in ölümünden sonra tamamen Roma İmparatorluğu'nun eline geçen Pontus bölgesi bunlara yardım eden yerli komutanlar arasında paylaştırılır. Ancak, Roma İmparatorluğu tarafından daha önce vasal Kırım kralı yapılan Mithridates'in oğlu Farnakes, Roma İmparatorluğu içerisindeki taht kavgalarından dolayı olan karışıklıkları fırsat bilerek Doğu Karadeniz'deki Kolkhis bölgesini, Ermenistan'ı ve Kapadokya'yı alır.Üzerine gönderilen Romalı komutan Calvinus'u yenerek Sinop'u da ele geçirerek babasının hakim olduğu topraklarda yeniden Pontos krallığını kurmaya çalışır. Fakat Roma'nın büyük imparatoru Caesar,onun başarıları üzerine Mısır'daki faaliyetlerini dondurarak büyük bir ordu ile Farnakes'in üzerine yürür. Pontus ülkesine gelerek burada karşısına çıkan Farnakes'i yener. Farnakes,kaçarak Sinop'a sığınırsa da peşini bırakmayan Cesasar, Sinop'u kuşatır. Farnakes,bu kez Kırım'a kaçar.Caesar, bu zaferini Roma'ya yazdığı bir mektupta ''geldim, gördüm ve yendim'' sözleri ile duyurur.Bu sırada tarih M.Ö.47 dir.

Roma İmparatorluğu'nun ilk yıllarından bu yana Doğu Karadeniz bölgesi Roma İmparatorluğu'na bağlı vasal krallık olarak yönetilir. Vasal krallardan en önemlilerinden biri Polemon'dur. Bundan dolayı bölge o çağda Pontus Polemonacus olarak adlandırılır. Bu kral ve sonrasında gelenler zamanında bu vasal krallığın merkezi Niksar (Caberia-Neocaesarea) şehri idi. M.S.64 yılında Trabzon, doğrudan merkeze bağlanır. Ancak serbest ticaret yapma hakkı elinden alınmaz. Bu yıllardan itibaren Trabzon şehrinin iç bölgelere bağlanması için yollar yapılması için çalışmalar yapılır. Askeri amaçla yapılan bu çalışmalar sonucunda 117 yılında bu günkü Gümüşhane'ye bağlı (Sadak Köyü) Satala lejyonu adıyla kurulur. Bunun dışında Sürmene'de Hyssus, Çoruh nehrinin batı yakasında Apsarus lejyonları kurulur. Bunlardan en önemlisi Sürmene'deki Hysuss lejyonu idi. Çünkü burası aynı zamanda Roma İmparatorluğu'nun en önemli askeri garnizonu olan Satala lejyonunun limanı gibi idi ve buradan Satalaya direkt yol vardı. Bunlardan günümüze kalanı Sürmene ve Of İvyan'daki kale kalıntılarıdır.

123 yılında bölgeye gelen Roma İmparatoru Hadrianus, Trabzon'da bir dalga kıran, bir liman, bir hipodrom, saraylar ve su kemerleri yaptırmıştır.131-132 yılında bölgeyi gezen Kappadokya valisi Arrianus, bölge ile ilgili ''Periplo Ponto Euxino'' ( 8 ) adlı eseri yazmıştır. Burada Solaklı Dersinden Ofi nehri olarak bahsetmektedir. Bu nehrin doğusunda Kolkhlar'ın yaşadığını belirtir. Demek ki aradan yüzyıllar geçmesine rağmen hala Trabzon bölgesinde Romalı ya da Yunanlı olmayan kavimler olduğu belirtilmektedir. Bu dönemde Trabzon'un doğusunda Kalecik, Canayer, Ahozavzaga, Humurgan, Röşi (Röşve-İvyan) kaleleri vardır.

255 yılında Gothların ve komşu kavimlerinin denizden saldırısına uğrayan Trabzon baştanbaşa yağmalanır. Bütün mabetleri ve büyük binaları yıkılır ve şehir harabeye döner. Trabzon 30 sene kadar harabe olarak kalır. 284 yılında Roma İmparatoru Diocletianus zamanında şehrin yeniden canlandırılması için imar faaliyetlerine girişilmiştir. Bu dönem aynı zamanda Trabzon ve çevresinde Hıristiyanlığın yayılmaya başladığı dönemdir. İsa'nın havarilerinden St. Andew ( Apostol)' in Trabzon'a gelerek Hıristiyanlığa yaydığına inanılır.

DOĞU ROMA İMPARATORLUĞU DÖNEMİ


Bu dönemin ilk yıllarında imparatorlukta siyasi birliğin sağlanması için Hıristiyanlık dini ön plana çıkarılmış.Bu doğrultuda Trabzon ve çevresinde koruyucu azizler ihdas edilmiştir.

Doğu Roma İmparatoru Justinianus zamanında (527-565) Trabzon'da su kemeri ve sarnıç yapılır. Surlar sağlamlaştırılır,kiliseler inşa edilir.İmparatorun buradaki amacı şehri güçlendirmek ve doğudaki İranlılara karşı bir merkez haline getirmek idi.

Bu dönemde Doğu Karadeniz bölgesindeki halkların Hıristiyanlık dininin ve kilisenin etkisiyle Yunanca'yı konuşmaya başladığı dönemdir. Aynı tarihlerde Doğu Roma İmparatorluğu'nun resmi dili de Latince'den Yunanca'ya döner. Halbuki aynı tarihlerde komşu ülke olan Ermenistan'da konuşulan din dili Ermenice'dir. Çünkü Ermenilerin yazılı dili vardır ve İncil Ermenice olarak tercüme edilmiştir. Bu Ermenilerin milli unsurlarını korumuştur. Doğu Karadeniz halklarının konuştuğu dil gibi yazılı dili olsaydı buralarda Yunanca konuşulmasına gerek kalmayacaktı. Dil ve din unsuru Doğu Karadeniz bölgesi eski ilk çağ halklarının eriyerek Romalılaşmasına neden olmuştur. Ancak bu dönemde Trabzon çevresindeki dağlık alanlarda yaşayan Can / Tzan / Sanni / Tsan gibi adlarla adlandırılan yerli kavimlerinden ( ki bu kavimler aslında Laz kavmidir ) o zaman kalan kavmin tam olarak itaat altına alınamadığı ve din meselelerinden dolayı sık sık ayaklanarak, Trabzon'a kadar akınlar yaptığı görülür. Bu nedenle güvenli amacıyla Trabzon çevresindeki kaleler sağlamlaştırılır, asker sayıları artırılır. Buna garnizonların çevre halka ekonomik baskıları da eklenir. Bunun üzerine 530 yılında Balkanlarda Bizanslılara yenilen Bulgar Türklerine buralarda yurt verilerek Lazların çevresine yerleştirilir. Ancak Lazlar bu kez İranlılar iş birliği yapıp onların bölgeyi ele geçirmesine neden olurlar. Fakat bu kez İranlılar bölgede Lazlara zulmetmeye başlayınca Lazlar tekrar Bizans'tan yardım ister. Yardıma gelen Doğu Romalılar, güçlükle de olsa bölgeyi tekrar kontrollerine alırlar.

Doğu Roma İmparatoru Heraklius, 625 yılının kışını İran üzerine yaptığı bir sefer sırasında Sürmene'de geçirir ( 9 ). Burada Hazar kağanı ile görüşerek ondan aldığı Türk askerleri ile ordusunu güçlendirir. Doğu Roma -Hazar dostluğu ve Hazar yardımları sayesinde İranlılar yenilir. Anadolu'nun kontrolü tekrar Doğu Romalılara geçer. Ancak bu mücadeleden Anadolu şehir ve köyleri büyük yıkıma uğrar ve zayıflar. Bu arada ortaya çıkan İslam devleti Emeviler, Anadolu'nun güney ve doğusunu ele geçirirler. Trabzon ve çevresi 705 yılında Arapların eline geçer. Ancak 715 yılında Doğu Romalılar burayı Araplardan geri alır. Bundan sonra Trabzon ve çevresi sık sık Arap ve Doğu Romalılar arasında el değiştirir. 739 yılında Doğu Romalılar yöreye tekrar hakim olur. Doğu Roma Arap mücadelesi sonucunda Anadolu yine yakılıp yıkılır, nüfusu azalır. Bunun üzerine Doğu Roma, Balkanlardaki Peçenek, Kuman ve Uz gibi Türk topluluklarını Anadolu'ya geçirerek onlara yurt verir. Böylelikle hem Balkanlardaki Türk akınlarından kurtulacak hem de doğudaki sınırlarında tampon bölge oluşturacaktı. Bu doğrultuda Trabzon ve çevresinde de önemli miktarda Türk nüfusu yerleştirilir. Buraya geldiklerinde Hıristiyan olan bu unsurlar burada zamanla asimle olmalarına rağmen bunların isim verdikleri yerleşim adları günümüze kadar devam etmiştir.

D. ROMA İMP. DÖNEMİNDE DOĞU KARADENİZDE MÜSLÜMAN TÜRKLER

Daha önce Anadolu'ya Arapların arasında gelen ufak Türk boyları yerine B.Selçuklu devleti ile birlikte sistemli Türk akınları ve fetihleri başlar.İlk akın 1048 yılında oldu.İlk kez bu tarihte Trabzon'a kadar gelen Türkler, çevreye akınlar yaparak yağmalamıştır.1054 yılında ise Çoruh Vadisi, Bayburt ve Kelkit civarı Van Gölü çevresiyle birlikte Türklerin eline geçer.

Doğu Roma İmparatorluğu'nun adı; kurulduğu ve tarihini sürdürdüğü yaklaşık bin yıldan fazla bir zaman ( 395-1453 ) boyunca Doğu Roma İmparatorluğu olarak anılmış ve devlet adını o şekilde almıştır. Ancak daha sonradan Başkentinin bir isminin de Bizans olmasını gerekçe gösterilerek Osmanlıların eline geçen Doğu Roma İmparatorluğu'nun adının Bizans olarak kullanılmaya başlandığı görülür. Buradaki asıl amaç, Bizans sözünün kullanılmasının Yunanlılığı çağrıştırmasıdır. Böylelikle Yunanlıların Bizans'ın devamı olarak hak iddia etmesi gündeme gelecektir. Çünkü böylelikle Ortodoks olan ve imparatorluğunun son zamanlarında Yunanca konuşan ve hakim olduğu bölgeler Yunanca konuşan yerlerden ibaret olan Doğu Roma İmparatorluğu,daha sonradan Yunanlıların, Doğu Roma İmparatorluğu topraklarını isteme hakkını kendinde bulmaktadır. Üstelik Doğu Roma İmparatorluğu'nun Yunanca konuşmayan yerlerini istemekte yeis görmemektedirler.

DİĞER YAZILARI
Gösterim : 291
YORUMLAR (1)
tonyukuk
(16 Eylül 2008 Salı - 18:35)
Çok güzel bir konuya değinmişsiniz.Güzel Karadenizimiz üzerinde oynanan ve son yıllarda şidddetini arttıran bir oyundur.M.Ö 400-450 yıllarında ön Türk devletleleri mevcuttur.Yazınızda belirttiğiniz Gud yahut Kut kavmi ( Turani bir kavimdir. ) izleri hala günümüzde ilçelerimizin çoğunda ve soyadlarımızda rastlanmaktadır.

Teşekkür ederim.
Saygılarımla.
Yorum Ekle ...  (üyelik gerektirmez)
| İletişim ve Künye | Sözleşme ve Telif | e-Reklam | Sitene Ekle |

© 2008 | Tüm Hakları Saklıdır
Tasarım ve Programlama : Murat Kumandaş