KÖŞE YAZISI

ŞANLI TARİHİMİZ
Araştırmacı Tarihçi - Yazar

En büyük Oflu alimlerden Mehmet Rüştü Aşık Kutlu

26 Ekim 2006 Perşembe

Son devirdeki en önemli Oflu din alimlerinden biridir. Reisül Kura sıfatını taşırdı. TDV: İslam Ansiklopedisinde son devir kıraat alimi olarak biyografisi vardır.


Kendi yazısı ile ve hal tercümesi ve günümüz Türkçesi şöyledir :

“Muhtasar Tercüme-i Halim
1901 yılında Of ilçesinin Çufarukse Köyü’nde (Uğurlu Beldesi’nde doğdum. Kur’anı Kerim ezberimi köyümdeki fâıl muhterem hafız üstatlarımdan ikmâl ettim. İlk tahsilimi, 40 yıl maârifte hizmet eden babam Ahmet Cemalettin Efendi Aşıkkutlu’dan yaptım. Arapça tahsilimi, yedi yılını yaz ve kış fasılasız devam ederek fâzıl muhterem üstad Tahir Efendi Çalıkzade’den, iki yılını da İstanbul dersiamlarından Hacı Dursun Efendi kıymetli üstadımızdan yaptım. Son iki yıl tahsilimi, Daru’l-Hilafe medresesi programları ıslah edilerek bu programlar gereğince tedrisat yapmalarına resmen müsaade edilen medreselerine imtihanla dördüncü sınıftan kaydedildim. Beşinci sınıf derslerini ikmal ederek altıncı sınıfa geçtim. (Bu husustaki belgemin aslı Diyanet İşlerindeki dosyama gönderilmiştir.) altıncı sınıfta medreseler lağvedildi. Bundan sonra bir müddet daha adı geçen üstad muhterem Dursun Efendi Güven’den maâni, akâid, usul-i fıkıh, tefsir gibi derslerden hususi okudum. Bedehu İstanbul’a giderek Hacı Hafız Hamdi Şükrü ve yeğeni Hafız İsmail Hakkı Bayrı ve Hafız Ahmet Hamdi Varnalızade kıymetli havace efendilerimizden aşere, takrib, tayibe derslerini ikmal ettim. (İkmâlden maksat dereceme göre öğrendim.) Bu öğrendiklerimle 1932 yılından 1974 yılına kadar İmamlık ve vaizlik ve Diyanet İşleri Başkanlığı’nın müsadesiyle de Fahrî Kur’an öğreticiliği yapa geldim. Evvela Cenab-ı Hak ve tekaddes hazretlerinden sonra da din kardeşlerimden kusurlarımızın affını dilerim.

Mehmet Rüştü Aşıkkutlu Efendi, ilk tahsilini Sultani Mezunu olan ve maârife 40 yıl hizmet eden babası Muallim Ahmet Cemalettin Aşıkkutlu’dan yaptı. Hafızlığını köyünün hocalarından Hafız Tahir efendi’den ikmal ettiğinde henüz 13 yaşındaydı. Daha sonra köyün hocası olan Şinekli (Ataköy) Müderris Bakkalzade İsmail Efendi’den Arapça dersi okumaya başladı. Feraiz ilmini de İsmail Efendi’den öğrendi. Arapça tahsilini Tahir Efendi Çalıkzade ve İstanbul dersiamlarından Dursun Nuri Fevzi Güven’den tamamladı. Medresenin altıncı sınıfına devam ederken 1924 tarihinde medreselerin kapatılmasıyla diğer derslerini Dursun Fevzi Güven efendi’den okudu. Daha sonra İstanbul’a giderek Serezli Hacı Hafız Ahmet Şükrü Efendi ve Hafız İsmail Hakkı Bayrı’dan okuyarak en son olarak Hafız Ahmet Hamdi’den ve İsmail Hakkı Bayrı’dan ayrı ayrı icazetname almıştır.

İslam Ansiklopedisinde ders aldığı hocalar hakkında ; ”babasından hıfzını tamamladığı, Çalıkzade Tahir Efendi, Çalekli Dursun Feyzi Efendi ve Kasımzade Hasan Efendi’den Arapça, Bakkalzade Paçanlı İsmail Hakkı’dan ferâiz dersleri” aldığı belirtilmektedir. Ancak işin gerçeği olarak kendi söylediklerinin doğru kabul edilmesi gerekir.

Of Merkez Vaizi olarak görev yapması sırası ve sonrasında 21.05.1958 tarihli bir belgeye göre “tam 30 yıl Çifaruksa köyünün resmi imam ve hatipliğini yapmıştır. Aynı zamanda yirmi iki seneden beri bu köyde fahri Kur’an öğreticiliği vazifesini ifa etmektedir.”

Meslek çalışmaları ile ilgili özet bilgiler şöyledir:”1932 yılında köyünün Merkez Camii’nde imamlık yapmaya başlamıştır. 1936 yılında fahri olarak köyünde Kur’an kursu açmaya muvaffak olmuş, bu görevini yürütürken 1941 yılında Of Merkez Vaizliği’ne atanmıştır.1974 yılına kadar imamlık, vaizlik ve Kur’an kursu öğreticiliği yaptı. 1976 yılında vaizlikten emekli oldu. Diyanet İşleri Başkanlığı’nca düzenlenen ilk Kıraat İhtisas Kursu’nu 1968 yılında Uğurlu’da gerçekleştirdi. 1974-1979 yılları arasında Ankara ve İstanbul Haseki Eğitim Merkezlerinde Hizmet içi eğitim kurslarında dersler verdi..”

1980 yılında Halk Şairi Topal Hafız’ın Of ilçesi Saraçlı köyündeki aile kabristanındaki mezar taşına şu yazıyı yazmıştır:

“Bilirsin okudu bin kez huzurunda kelâmını
Kabûlünle ruhuna sen refîk eyle selâmını
Nice huffâza Kelâmîn hıfzına hizmetle numûne olan
Üstâzü’l-küll el-Hâfız Osman Hasîb Efendi Karaismailoğlu”

Mehmet Rüştü Aşıkkutlu Efendi, tedavi amacıyla 28.08.1980 tarihinde uçakla Trabzon’dan İstanbul’a giderken uçakta vefat etti. Cenazesi 31 Ağustos 1980 tarihinde Of Uğurlu beldesinde düzenlenen cenaze merasimi ile Merkez Camii yanında defnedildi . Cenazesi 30 Ağustos Zafer Bayramı törenlerinin hemen ertesi gününe rastladığı için cenazesine katılmayı tercih eden zamanın başbakan yardımcısı Necmeddin Erbakan, bayram kutlamalarına katılmadığı için zamanın devlet ricali tarafından büyük tepki almış idi. Adına Of ilçesi Uğurlu beldesinde Merkez caminin yanında kardeşi Kemalettin Aşıkkutlu tarafından bir türbe yapıldı. Mezarını yılda 4000 den fazla kişi ziyaret eder. Ziyaret edenler genellikle eski öğrencileri ve halktır .

Sahasında pek çok öğrenci yetiştiren Aşıkkutlu’nun kıraat konusunda Aşere Kaideleri, Takrîb Kaideleri, Tayyibe Tercümesi ve Tayyibe Şerhi adlı dört eseri vardır. Henüz basılmamış olan bu kitaplar, köyü olan Çufarukse (Uğurlu)’ da varislerinin elinde bulunan kitaplığındadır.

Mehmet Rüştü Aşıkkutlu’nun ölümü Diyanet İşleri Başkanlığı için büyük kayıp olur. Ölümü üzerine 15 Eylül 1980 tarihli Diyanet Gazetesi’nde onun hakkında bir çok yazı yayınlanır ve Diyanet’in İslam Ansiklopedisi’nde onun biyografisi yer alır.

Mehmet Rüştü Aşıkkutlu ile birkaç anekdot şöyledir:
(Ali Sabit Salihoğlu tarafından anlatılmıştır.)

Mehmet Rüştü Aşıkkutlu hoca efendi, 500 haneli 6 camili Çufarukse (Uğurlu) köyünün Merkez Camii Kuran Kursu’nda görev yapmakta idi.

Oturduğu evden görev yaptığı camiye giderken 2 cami geçerek gidiyordu. Bir gün bizimle birlikte bir yere giderken bize “beni burada biraz bekleyin, az sonra geliyorum” dedi. Kendisini bekledik. Döndüğünde ona “hocam nereye uğradın?” diye sorduğumuzda “annemi ziyaret ettim. Ben camiye giderken ve gelirken hiç aksatmadan annemi ziyaret ederim” dedi. O zaman dinimizde annelere verilen değeri bir kez daha idrak ettik.

Mehmet Rüştü Aşıkkutlu Hoca Efendi, Kuran Kursu öğreticiliğinden emekli olduğunda uzman olduğu Aşere Takrip Vucuh İlmi (Kur’an-ı Kerim’i on türlü okuma ilmi) konusunda kendisinden başka o düzeyde bilen yoktu. Zamanın Diyanet İşleri Başkanı Tayyar Altıkulaç, kendisini Of’taki evinde bizzat ziyaret ederek, unutulmaya yüz tutan bu ilmi İstanbul’daki Diyanet işleri Başkanlığı Haseki Eğitim Merkezi’nde eğitim gören din görevlilerine öğretmesi için ikna etti. Burada yetiştirdiği öğrencileri daha sonraları başka öğrencileri yetiştirince bu ilim tekrar Türkiye’de canlanmıştır. Böylelikle Mehmet Rüştü Aşıkkutlu Hoca Efendi, bu ilmin yeniden canlanmasına vesile olmuştur.
Tayyar Altıkulaç Diyanet İşleri Başkanı iken, Hacı Efendiyi bizzat köyünde bularak onu en ileri elli kişilik din alimini seçerek onları okut ve kaybolan aşere, takrib, tayibe, tecrit gibi ilimin en son temsilcisi o olduğu için oda annesi hasta olduğundan dışarıya gidemediği için seçilen o alimleri kendi masrafını karşılamak kaydıyla kendi köyünde okuttu. Bunların yapılan icazet merasiminde Diyanet İşleri Başkanı da bizzat katıldı. Daha sonra annesi ölünce ikinci kadroyu Diyanetin Ankara’daki binasında okuttu. Üçüncü kursu ise İstanbul Haseki’de okuttu.


DİĞER YAZILARI
Gösterim : 2.714
YORUMLAR (6)
  halman (25 Ağustos 2007 Cumartesi  09:29)
Bu gün onun(AŞIKUTLU HOCA EFENDİ) ilminden feyiz almış sohbetinde bulunmuş ne kadar haca,vaiz,kayyım,imam,müftü ve bunların yanında halktan kişiler varsa tabi hala hayatta olanlara şunu sormamız icab eder diye düşünüyorum;AŞIKKUTLU HOCAEFENDİ'nin bir günlük yaşantısını eksiksiz bize anlatmalarını ve bizim de bu sualimize cevaben bize anlatılan herşeyi en azami şekilde hayatımıza yansıtmaya gayret etmemiz gerektiğine inanıyorum.Selam ve dua ile...
  aska (05 Kasım 2006 Pazar  12:46)
hocam böyle bir alimin yazmiş olduğu kitapların kendi kütüphanesinde deyil insanların istifade edbilmesi için müslümanların sahip çıkması ve mali gücü olanların bastırıp insanların yararına sunmasını temenni ederim
  menlozlu (31 Ekim 2006 Salı  13:07)
hoca efendi... belkide sadece bir tek olarakda alabiliriz ele
rabbimin izniyle büyük işler başarmış bizlerede yapmamız gerekenleri çok iyi anlatmıştır
halen biçok insan ziyaret ettiğine göre gerçekten çok büyük bir insan olduğu kanıtlanıyor
RABBİM bizede dua ve şefaatini nasip etsin.
  meserim (30 Ekim 2006 Pazartesi  15:07)
Hayatını ilme ve İlim öğretmeye adamış alimlere karşı hürmet ve minnet hisleriyle dolmamamı zı saglayan bu yazıyı yazan Sayın Haşim ALBAYRAK 'a teşekkür eder çalışmalırında başarılar dilerim.
  korhan (27 Ekim 2006 Cuma  21:44)
Hocam bize böyle büyük kişileri tanıttığın için teşekkürler.Fatih camiinin,Fatih Sultan Mehmet'in türbesinin hemen karşısında Oflu bir hocanın mezarı var.O zat hakkında bize bilgi verebilrseniz sevinirim.

Yorum Ekle...  (üyelik gerektirmez)

| İletişim ve Künye | Sözleşme ve Telif | e-Reklam | Sitene Ekle |

© 2008 | Tüm Hakları Saklıdır
Tasarım ve Programlama : Murat Kumandaş