SPORCA
Spor Yazarı
Ergenekon ve Trabzonspor'un kenetlenmesi07 Temmuz 2008 PazartesiYazılarımı genelde Of gündemi üzerinde yazmaya gayret ediyorum. Zaman zaman spor yazılarında bunun dışına çıkıyordum. Bu kez spor dışında da bu kuralı bozmuş olacağım.Hafta içerisinde yaşadığımız olaylar esnasında beynimizin bir köşesine bu hafta şunu şunu yazalım diye not düşeriz. Ama Pazar akşamı oturup yazmaya başlayınca o notların hepsini unuturuz. Pazartesi sabah eyvah ben şunu yazacaktım deriz ama iş işten geçmiş olur. Bu haftaki yazım öncesinde de aynı durum gerçekleşti. Şunu yazalım, bunu yazalım diye not ettik ve Pazar akşamına geldik dayandık. Kasalarda çil çil EURO'lar Malum geçen hafta Türkiye gündeminde çok önemli olaylar vardı. Bir yılı aşkın süredir devam eden Ergenekon soruşturmasında Temmuz ayına şok baskınlarla girdik. 1 Temmuz günü gün boyu gerek TV'lerden gerekse internet ortamında son dakika gelişmelerini an be an takip ettim. Basit bir olay değildi bu. Türkiye de yeni ilkler gerçekleşiyor, emekli paşalar ilk defa gözaltına alınabiliyordu. ''Ulusal para, Ulusal onur'' diye kampanya başlatan sanayici işadamlarımız kasalarında çil çil EURO'larla yakalanıyorlar. Hem de azımsanmayacak kadar miktarlarda. Piyasalarda para sıkıntısı çektiğimiz şu günlerde bu sıkıntıların kaynağını da öğrenmiş olduk böylece. Değineyim mi, değinmeyeyim bu konuya diye çok düşündüm. Ama eğer bu ülkede yaşıyorsak ve yaşanan bu olaylar bizlerin geleceğini de etkileyecekse bize de iki çift laf düşer diye düşündüm. Olayların hemen ardından yapılan ilk yorumlarda paşaların alınması normal karşılanırken, Sinan Aygün'ün alınması garipsenmişti. Bense aslında en garipsenmeyecek durumun Aygün'ün alınması olduğunu ifade etmiştim. Nitekim bir gün sonra Aygün'ün bu işteki rolleri yazılıp çizildi. Anketleri nasıl düzenleyeceği, siyasete nasıl gireceği falan... İlk günden Aygün'ün alınmasını neden mi normal bulmuştum. 22 Temmuz'u düşündüm birazcık. ANAP ve DYP'nin nasıl bir anda tarihe kavuştuğu, seçim arefesinde DP'nin kurulduğu ve bu süreçte Aygün'ün üstlendiği rol geldi aklıma sadece. Fatura yine vatandaşa Adının Ergenekon olması ya da Orgenekon olması olayın iç yüzünü ve boyutunu gizlemez. Bu olaylardan basit ve kısa bir yorum çıkartmak istiyorum. Olaylar sonucunda arkadaşlarımızla sohbette bir noktanın altını çizdim. Bu işten kim karlı çıkacak dediler. Vatandaş dedim. Ama her vatandaş değil elbette. Türkiye de yaşanan olayların faturasını her zaman vatandaş öder. Bu olayın da bir faturası olacak ve bu fatura da yine vatandaşa kesilecek. Ama aklı başında, iki haber dinleyen, gazete sayfalarına göz atan, TV'lerdeki kadın ve magazin programlarını değil de tartışma ve fikir programlarını izleyen vatandaşlar bu süreçten karlı çıkanlar olacaktır. Trabzonspor'da özlenen tablo Son yıllarda bizleri hayli üzen Trabzonspor, bu yıl sevindirecek gibi. Camia ilk defa hiç olmadığı kadar yakınlaştı. Siyaset dışına çıkıldı. Kurumlarla Trabzonspor bütünleşti. Vali Okutan sezon açılışında (antremanda) tezahürat ve sloganlarla karşılandı. Sayın Okutan'ın ''Trabzonspor bir kulüp değildir'' lafı ne kadar yerinde ve doğru bir laf. Trabzonspor, partiler üstü, kurumlar üstü, şehrin havasını, ekonomisini değiştiren bir takımdır. Ofspor'un Bolu Gerede kampı öncesinde yönetim toplantısı vardı. Bizlerde kulüpten biri olarak bu toplantının son bölümüne katıldık. Toplantının ardından Çamlı Çaykur Çay fabrikasında Müdür Yaşar Çakıroğlu beyin konuğu olduk. Sohbet esnasında konuştuğumuz konulardan biri de Trabzonspor'un bu kenetlenmesiydi. Teknik Direktör Erdoğan Yılmaz'a ve 2. Başkan Ahmet Okumuş'a aynı durumun Ofspor'da da yapılması gerektiğini söyledim. Erdoğan hoca hemen atıldı. Bu bizim de düşündüğümüz bir konu dedi. Ama transfer çalışması, kamp derken buna zaman bulmak zor dedi. Sorun değil dedim. Sezon başladıktan sonra da yapılabilir bu. Düşünsenize 12 yıl aradan sonra şampiyon olarak 2.lige çıktık ama takım halinde bir şampiyonluk yemeği bile yiyemedik. Bunlar çok küçük detaylar ama bence başarıya giden önemli ayrıntılardır. Misafir takımların ağırlanması Ofspor artık 2.ligde ve bundan sonra il takımlarını ağırlayacak. 11'li gruba düşersek kademe maçlarında 10 takım, yükselmede de 9 takım, 1-2 takım da Türkiye kupasında koyarsak bu sezon yaklaşık 20 farklı takımı Of'ta konuk edeceğiz. Gelen takımın kafilesi yaklaşık 25 kişi olur. Yönetim olarak gelen misafir takımda Uzungöl'de bir akşam yemeği sunmanın bedeli 500 YTL, bilemediniz 1.000 YTL olur. Belki de sponsorlar ve işadamları sayesinde bedavaya bile gelebilir. Bu yemek sayesinde o takımlarla ömür boyu unutulmaz dostluklar kurmanın keyfi anlatılmaz bile. Bir sonraki sezonlarda o takımlarla sürecek mükemmel diyalogların kazanımları saymakla bitmez. Of Birliği oluşmalı Bu sadece misafir takımları ağırlama konusu değil elbette. Yönetimin Of'taki tüm kurumlarla bir araya gelerek destek alması, onları bu işin içine çekebilmesi. Vali Okutan gibi Of Kaymakamının da, Belediye Başkanının da kol kola taraftarı selamlaması, yöneticilerin, futbolcuların ve teknik heyetin kulüp binasında kapanıp kalmaması, halkın arasına çıkıp sohbetler edebilmesi, arkadaşlıklar kurabilmesi sayılabilecek onca örnekten bir kaçı sadece. Erdoğan Hoca'nın bu bahsettiğim olaylara önem verip uygulanmasında önemli rol oynayacağına inanıyorum. Görüştüğümüz kısa süreler içerisinde fikirlerini olumlu buldum. İnşallah daha uzun süreler birlikte olacağız ve sizlere de zaten bizden biri olan Erdoğan Hocayı daha yakından tanıtacağız. Adam gibi Adam'ı kaybettik Yazımın sonunda Sayın Hasan Doğan'a rahmet dileyecektim. Ama rahmetli Doğan öyle biriydi ki bir rahmetlikle geçemeyeceğim. Yüce Mevla'dan istediğim bir şey vardır. Benim bile göremeyeceğim bir istek. Özel günümde, düğünümde, sevincimde değil de Cenazemin kalabalık olmasını isterim. Eminim ki Hasan Doğan'ın cenazesi böyle bir cenaze olacak. Kısa sürede her kesimden sevgi ve saygı kazandı. Seçildiğinde Kastamonulu Üniversite arkadaşım aramıştı. Federasyonu sizden devraldık, bayrağı yerde bırakmayacağız. Az önce aradım ulaşamadım. Teşekkür edecektim. Gerçekten bayrağı yerde bırakmadı Kastamonulu Doğan. İnternet sitelerinde Sayın Doğan'ın ölüm haberine yapılan bir yorumla bitireceğim. ''İlk defa adam gibi birini bulmuştuk Futbolun başında, onu da erkenden kaybettik'' lafı çok şey anlatıyor. Yüce yaratan hepimize Hasan Doğan gibi ölümler yaşayabilmeyi nasip etsin. Allah Rahmet eylesin, Mekânı cennet olsun. |
DİĞER YAZILARI
|
yukselyasar
ziyaretci
ziyaretci