KÖŞE YAZISI

ŞANLI TARİHİMİZ
Araştırmacı Tarihçi - Yazar

Geçmişteki Hristiyan kültürü ve Trabzon

19 Eylül 2008 Cuma

Hayatının yirmi yılını yöre kültürünün etimolojik köklerine adayan eğitimci Haşim Albayrak, tarihte Trabzon ve doğusunda bir Rum ve Pontus kültürü değil, hristiyan kültürü olduğunu savunuyor. Ona göre bölgenin köklerinde Türklerin yeri fazla.


Haşim Albayrak:
''Geçmişte Hristiyan kültürüne evet, Pontus kültürüne hayır''

Amasya'da öğretmenlik yaparken, bir leblebicinin, ''Neden Trabzon ve Karadeniz kültürünü araştırmıyorsun'' sözüyle başladığı koşuya temposunu ayarlayarak devam ediyor. Trabzonlu eğitimci ve araştırmacı Haşim Albayrak'tan söz ediyoruz. Yeni öğretmen olmanın verdiği heyecanla Amasya'ya adapte olmaya çalışan Haşim Albayrak, leblebici dostunun, 'Neden'? sorusu altında daha fazla kalamadı ve ilk olarak Of ve Çaykara yöresini anlatan bir kitapla işe başlamak istedi. Bunun için beş yüz mektubu bölgedeki muhtarlara göndererek, ''Elinizde köyünüz, sülaleniz için hangi bilgiler var, lütfen benimle paylaşın'' dedi. Bu çağrı etkili olmadı, sadece üç mektupa cevap geldi. Haşim Bey, mesleğe yeni atılmanın heyecanını, yöreyle ilgili araştırmalara yoğunlaştırmakta kararlıydı. Daha sonra Amasya'daki Beyazıt kütüphanesini yeni araştırma sahası seçti ve orada Trabzon'la ilgili yazılı ne varsa taradı. Ardından Ankara'daki Trabzonlular'a mektuplar yazdı. Ankara'daki temaslarında askeriyenin ve Milli Eğitim Bakanlığı'nın kütüphanesine girdi. Sonunda Of ve Çaykara yöresini anlatan ve aynı adla yayımlanan kitabını çıkarır Haşim Bey... Bu kitap onun için bir anlamda staj gibi olmuştur. Daha sonraki yıllarda, ''Karadeniz Fıkraları ve Konuşan Karadeniz'' gibi mizahi kitaplara imza atan Haşim Bey, bölgedeki etnik yapıyı kaleme almak istedi. Ve kendi deyimiyle 'yirmi yıllık birikimimin ürünü' dediği, ''Tarih Boyunca Doğu Karadeniz'de Etnik Yapılanmalar ve Pontus'' kitabını yayımladı. Trabzon ve Pontus kelimelerinin uzun yıllardır yan yana gelmediğini hesap edersek ve 90'lı yılların sonu, 2000'lerin başında televizyonlara kadar taşınan Pontus tartışmalarını hesap edersek, popüler bir konuya eğildiğini de söyleyebiliriz. Bölgedeki etnik kökleri anlatan ve yirmi yıldır çantasında biriktirdiği bilgileri, vesikaları çantasından çıkarır ve halka sunar:
''Bölgedeki etnik yapı hakkında yirmi yıldır araştırmalarda bulunuyordum. Ancak son dönemde Oflu arkadaşımız Ömer Asan'ın Of ve bölgesiyle ilgili yazdığı '''Pontus Kültürü' eserinden sonra bu kitabın zamanının geldiğini düşündum. Çünkü Ömer Asan kitabında, 'Rumca konuşan köyler varsa, ana babası da Rumca bilen herkesin kökeni Rum'dur' iddiasında bulunuyordu. Evet, bölgede ve özellikle iç kesimlerde Rumca konuşan aileler vardı. Hatta yüz sene önce camilerde Rumca hutbeler bile veriliyordu. Çevremden de, 'Bu işin doğrusunu öğrenmek istiyoruz' diye bir baskı gelince işe koyulduk. İlk olarak Doğu Karadeniz'deki köylerin eski adlarını araştırıp buldum. Köy adlarını ilçe ilçe ayırıp, bir Rum öğretmene götürdük ve ondan yaklaşık iki bin beş yüz köyden adları Rumca olanları işaretleyip altına imza atmasını istedim. Ömer Asan'ın kitabında Of'taki tüm köy adları neredeyse Rumca idi. Ancak Rum öğretmen sadece Of'un beş köy adının Rumca olduğunu ancak imzalayamayacağını ifade etti ve beni İstanbul'daki Patrikhane'ye yönlendirdi. Patrikhane bizi bir Rum Lisesi'ne ve oranın müdürüne götürdü. Müdür Niko Mavridis ile üç gün o kelimeler üzerine çalıştık ve iki bin beş yüz köy içinde ortalama yetmiş beş tanesinin Rumca olduğunu ifade etti; imzasıyla da tasdikledi. Ona 'Neden bu kadar az'? diye sordum. Mavridis'in cevabı, 'Rumca ve Pontusça birbirini tutmayabilir' dedi. Pontusça için Kemal Yerekapan adlı öğretmenle konuştuk. O da Pontusça olanları çıkardı. Pontusça dışında, Ermenice, Gürcüce, Lazca, Arapça, Farsça köy adları da var ancak bunlar da ikili hanelerden büyük değil. Bu diller dışında kalan köy adlarının bir kısmı Türkçe, bir kısmı da ne olduğu belli olmayan dillerden... Mesela, Hayrat'ın Alano köyü Pontus Rumcası, Of'un Hastikoz köyü ise Arapça bir kelime...''

Pontus Amasya'da kuruldu
Trabzon ilçeleri içinde en fazla Rumca ya da Pontusça isme Of bölgesinde(Çaykara, Hayrat, Dernekpazarı ve Köprübaşı da Of bölgesi içinde kabul ediliyor) rastlanırken, Rize köyleri içinde bir tek Rumca isme rastlanmıyor: ''Neden Of Bölgesi'nde fazla? 1204 tarihinde Of bölgesinde Kuman Türkler'i yerleştirilmiştir. Kuman Türkleri Gürcistan'dan gelme Hristiyan Türkler'dir. Yani asıl o bölgede bir Rum kültüründen ziyade Hristiyan kültürü vardır. Ancak Trabzon merkezde bir Rum kültürünün varlığından söz edebiliriz. Ömer Asan'ın Pontus kültürü dediği kültür, Doğu Karadeniz'deki( Haşim Bey, Doğu Karadeniz'i Trabzon'un doğusu olarak alıyor) şehir merkezlerinde var. Üstelik Pontus denilen krallık Amasya'da M.Ö 200'li yıllarda kurulmuş ve kuran da İranlılar'dır. Trabzon'un Çaykara, Tonya gibi yerlerinde konuşulan da ilkçağ Rumcasıdır. Ve ikçağ Rumcasına bizimkiler Pontusça diyorlar. Trabzon merkezde hiçbir zaman bir Pontus devleti olmadı ki, Pontusça konuşulsun. Ve Türkiye'de Pontusçuların faaliyetini Mersin Amerikan Koleji öğretmenleri başlatmıştır. Orta Anadolu'da, Pontusçuluk faaliyeti gelişme gösteremeyeceğinden denize yakın kent olarak Trabzon seçilmiştir. Zaten Pontus'un kelime anlamı 'deniz'dir. Rum'un anlamı da 'Romalı'dır. Doğu Roma İmpratorluğu İstanbul'da değil miydi? Romalılar'a yani Anadolular'a Rum denirdi. Mesela Mevlana Celaleddin-i Rumi vardı. Anadolulu Mevlana Celaleddin anlamına gelir.''

Bölgeyi, kültürel antropolojisiyle birlikte düşünmeyen çoğu insanın zihninin altında Trabzon ve Rum kelimeleri yan yana düşüyor. Oysa Haşim Albayrak da bölgenin Yunan kültürünün değil, Hristiyan kültürünün etkisi altında olduğu gerçeğinin altını çiziyor:
''Trabzon, Yunanlılar açısından önemli bir şehir. İstanbul'dan sonra onlar için önemli başka bir nokta. Yunanlılar neden Trabzon'a devamlı geziler düzenliyor? Bir kere tehcir amaçlı pek çok Yunanlı İç Anadolu ve Yunanistan'a gönderilmiştir. Oraya gidenler buradan kültürlerini de beraberinde götürmüş ve Trabzon'u unutmamışlardır. Bölgede zaten müslüman olmayan herkese Rum deyip işin içinden çıkılmış. Oysa 1912 yılında Trabzon'da Rum nüfusun genel nüfus içinde oranı yüzde 1, 1.5... Roma İmparatorluğu'nda karışıklıklar çıkınca ve imparatorluk Doğu-Batı diye ikiye ayrılınca Trabzon, Doğu Roma İmparatorluğu topraklarında yer alıyor. Zaten bölgede bir Hristiyan kültürü hakimiyeti vardı. Bu kültür zamanla da devam etmiştir. Daha sonra Trabzon'un fethiyle müslüman kültürün hakimiyeti artmaya başlamış.''

Pontus krallığı ve kızları
Haşim Bey, Trabzon merkezli Doğu Karadeniz'e Selçuklu'nun ve sonra Osmanlı'nın hakim olması uzun süre aldığını ifade ediyor ve 13. yüzyıldaki Trabzon Pontus Devleti'nin Selçuklu denetiminde yerel bir beylik olduğunu öne sürüyor:
''Bu beylik, ilk on yıl Selçuklu hakimiyetinde kalmış ve güzel kızlarını Türk beylerine vererek varlığını idame ettirmiştir. Trabzon'da kurulmuş doğru dürüst bir Pontus krallığından söz etmek mümkün değilken, bölge Rum'dur, Pontus'tur demek yanlış. Bugün Trabzon'a turist olarak gelmeye çalışanlar içinde Pontus konsülü oluşturmak ve Pontus Krallığını canlandrmak isteyenler var. Dede toprağı diye geleceklerse gelsinler; yoksa bu amaçla gelenlerin yapmak istedikleri belli. Ancak dediğim gibi, bölgemizde Yunan ve Roma kaynaklı Hristiyan kültürü vardır ancak bu durum oranın Yunan ya da Roma kökünden geldiğini göstermez.''

Horon Kıyafeti O Değil!
Haşim Albayrak yöre ile ilgili araştırmalarını sadece etnik topluluklar ya da diller üzerine yapmamış. Kültürün öenmli öğesi kıyafetlerin devinimine de değiniyor ve özellikle Karadeniz horon ekiplerinin giydiği kıyafetlerin bölgeyle alakasının olmadığını savunuyor:
''Bugün çoğu yerde Akçaabat horon ekibi horon oynar ve siyah-beyaz rengin hakim olduğu, paçalı bol pantolon giyerler. Bence bu kıyafet de bizim değildir. Yerel Trabzon kıyafeti bu değildir. Yüz sene önceki fotoğraflarda böyle bir kıyafet yok çünkü. Bu folklor kıyafeti devşirme de olabilir, uydurma da...''

Şüphesiz Haşim Albayrak'ın kültürel birikimini aktardığı eserleri sadece 'Etnik Yapılanmalar ve Pontus' değil. Bunun dışında 'Of Direnişi' ve 'Karadeniz Fıkraları'' adlı dizi yayımları da mevcut. Bölgede, araştırmaya ve kitap okumaya ilginin azlığından yakınan Albayrak, ''Babam benim kitabımı yeni okudu. Kitabın içinde kendinden bir şey bulduğu için okudu, yoksa o da okumazdı'' şeklinde konuşuyor. İstanbul İl Milli Eğitim Müzesin'de görev yapan Albayrak, ''İddia ediyorum, Trabzon ile ilgili en fazla kaynak eser burada var. Araştırma merakı olan istediği zaman gelsin'' çağrısında bulunuyor.

Trabzon kenti neden futbola yatkın?
Trabzon ve spor iki özdeş payda aslında. Trabzon insanının spora yatkın halini anlatan bir tez hazırladım ve bunu yetkili makamlara ilettim. Futbol, hentbol, boks, atıcılık, yüzme, dağcılık ve futbola yatkın bir halk. Yalnız halterde ya da basketbolda yok Trabzon. Bunun nedenlerini daha çocuklukta aramak gerekir. Yani Trabzon ve civarındaki çocuk oyunlarında basketbol, halter ve voleybol gibi sporlar ya yok ya da çok az var. Belli bir altyapısı olmayan spor doğal olarak filizlenemiyor Trabzon'da... Bunun dışında çoğrafik ve etnoğrafik faktörler de bunda etken. Ancak Trabzon ve yöresindeki çocukların çocuk oyunlarının tamamına yakını spora dayanır.

Haşim Albayrak'ın defterinden
- Trabzon Türkiye'de atletizm bayramı yapılan tek yerdir. 1932-34 senelerinde Kavakmeydanı'nda Atletizm Bayramı adı altında müsabakalar yapılmıştır ve bu müsabakalar Türkiye'de bir ilk olma özelliği gösterir.

- 1924'deki olimpiyatlarda yirmi dört kişi gitti. Bunlardan ikisi Trabzonlu'ydu.Bunlarında biri Ofluydu. Kelle İbrahim lakaplı İbrahim Ellidokuzoğlu idi.

Ksenefon'un yazdığ kitapta (Anabasis'te) Trabzon'daki ilk uluslararası spor karşılaşmalarında kadınlarında izleyici olduğunu belirtiliyor.

''Bugün çoğu yerde Akçaabat horon ekibi horon oynar ve siyah-beyaz rengin hakim olduğu, paçalı bol pantolon giyerler. Bence bu kıyafet de bizim değildir. Yerel Trabzon kıyafeti bu değildir. Yüz sene önceki fotoğraflarda böyle bir kıyafet yok çünkü. Bu folklor kıyafeti devşirme de olabilir, uydurma da...''

''Trabzon'un Çaykara, Tonya gibi yerlerinde konuşulan da ilkçağ Rumcasıdır. Ve ikçağ Rumcasına bizimkiler Pontusça diyorlar. Trabzon merkezde hiçbir zaman bir Pontus devleti olmadı ki, Pontusça konuşulsun.''

NOT: Bu yazı 2005 Ocak ayındaki Trabzonspor Dergisinde makale olarak yayınlanmış yazıdan düzeltilerek alınmıştır.

DİĞER YAZILARI
Gösterim : 405
YORUMLAR (4)
ziyaretci
(28 Eylül 2008 Pazar - 02:39)
ömer umur isimli ziyaretçinin yorumu : Hocam yazınızı okudum yine trobzon ve cevresi ile alakalı güzel bir yazı kaleme aldınız.Sizi eleştirenlere sunu söylemek istiyorum sayet siz bir konuda çalışma yapmıyorsanız yapan araştırmalacıları haksız yere eleştirmeyin zaten karadeniz tarihi konusunda çalışma yapan az kişi var lütfen elinizde kaynak varsa ya siz yazın yada araştırma yapan kişilere gönderin onlar değerlendirsin.
saygılarımla.....
ömer umur
tarih öğretmeni.....
buzlarr
(24 Eylül 2008 Çarşamba - 10:07)
haşim albayrak çok iyi bir tarih yazarı.bizim yöremizin insanı böyle güzide insanlara her zaman sahip çıkmalıyız.
hasimalbayrak
(22 Eylül 2008 Pazartesi - 18:38)
sayın emre kılıçoğlu, hep bazı akrabları öne çıkaran veya onların sırası olan akrabaları öne çıkaran yazılar yazdığımı iddia ediyorsunuz. öyle bir derdim yok. ben bulduğum kaynakları değerlendirerek yola çıkıyorum. sadece bu sitede 40 tan fazla yazım var. tarafsız olup olmadığıma yazılarımı okuyan binlerce okuyucum da karar verebilir. keşke beni itham edeceğinize of ile ilgili yada şu akrabalarla ilgili şu kaynakları buldum değerlendirseniz deseniz daha iyi olurdu. değerlendirmezsem o zaman konuşurdunuz. yinde ilginize teşekkürler. hiç bir akraba benim için diğer akrabadan önemli değildir. sevgilerimle.
ziyaretci
(22 Eylül 2008 Pazartesi - 16:09)
emre kılıçoğlu isimli ziyaretçinin yorumu : sayın haşim albayrak of tarihi kitabınızı daha önce okumuştum,yazılarınızıda zaman zaman takip ediorum.bu yazınızla ilgili değil fakat genel anlamada sizi tarafsız bulmuyorum,yazılarınıza bakıryorum hep bazı akrabları öne çıkaran veya onların sırası olan akrabaları öne çıkaran yazılar,sizi objektif olmaya davet ediorum,çok daha fazla saygı görürsünüz.
Yorum Ekle ...  (üyelik gerektirmez)
| İletişim ve Künye | Sözleşme ve Telif | e-Reklam | Sitene Ekle |

© 2008 | Tüm Hakları Saklıdır
Tasarım ve Programlama : Murat Kumandaş