KÖŞE YAZISI

HASBİHAL
İmam-Hatip ( Eğitimci Yazar )

Hac'dan ne getirilir?..

31 Ocak 2008 Perşembe

Merhabalar Sevgili Dostlar. Hac'da iken sizlere olan muhabbetimizden dolayı yazılarımızla beraberlik kurmaya çalıştık. Şimdi ise hac sonrasıyla alakalı mühim bir değerlendirmede bulunalım istedik...


Müslüman için; dünya ve âhiret hayatı bakımından çok önemli bir dönüm noktasıdır hac..  Samîmi ve ihlâsla yerine getirilmesi gereken bir ibadettir.
Haccı yaşayan Müslüman ahlâken mükemmelleşir.
İnsanlarla olan ilişkileri hoşgörülerle güzelleşerek olgunlaşır, arınır.
Allah katında derecesi yükselir müslümanın.. Ödül olarak cenneti kazanmasına vesile olur!..
Öyle ya..
Görüp de görmemişler gibi,
Oraları yaşayıp da, yaşamamışlar gibi olmamalı Hacdan gelen kardeşlerimiz..

Hacılar döndü... Allahın evinden, Resûlüllaha misâfirlikten; kendi evlerine döndüler..
Rahman’ın özel misâfiri olup da dönmek” şereflerin en büyüğü..
Rabbimiz her birimize defalarca Hac için olmasa da Umrelerle tattırsın inşâallah..

Dönerken ne getirilir Hacdan..
"Ev"e (Kâbe’ye) gittiler; "toplanma ve güvenlik yeri"ne gittiler (Bakara/125), "hacı" olup döndüler.
Pakistan’ın kurucularından şair ve bilge Muhammed İkbal hacdan dönen birine sormuş hani; "bize ne getirdin?"
Hacı da başlamış saymaya:
"Hurma, zemzem, kumaşlar, inciler, boncuklar, battaniyeler vesaire..."
İkbal boynunu büküp bakmış hacıya, sonra  da:
"Bize bunları değil de,
Hz. Ebu Bekir'in sadakatini ve yürek temizliğini,
Hz. Ömer'in adaletini,
Hz. Osman'ın utanma ve edep duygusunu
ve Hz. Ali'nin ilmini getirseydin, nice ülkeler kurardık onlarla!"

Evet.. Ashabın yaşadığı, İslâmın şekillendiği o topraklara gideceksin ama ashabın yaşayışını, hayat tarzını memleketine, şehrine veya köyüne getirmeyeceksin de ne getireceksin?..
Cin ve Japon pazarının mamullerini mi?
Gördük ki; alışveriş meşguliyeti, hacca yoğunlaşmayı engellemekte.

Hayır hayır.  Beytullaha ve Resulüllaha giden evvelâ oraların muhabbetini ve sevgisini getirme gayretinde olmalı..

Bir Sevr dağına çıkarken, Efendimizin Ebubekir’le kaldığı mağarayı gören insan; bu dinin ne fedakarlıklarla , ne çilelerle, ne sabırla bize geldiğini anlayıp anlatacak..
Bizler eğer şu rahat ortamda, halılar üzerinde tam ibadetimizi yapamazsak?.. diye devam edecek..
Mahrumiyetler ve çilelerden sonra nimetlere ulaşılabileceği bilinciyle dönecek hacı kardeşimiz..

Uhut’u ziyaret eden hacı; oradan Resulullaha her hâl ve şartta teslim olunması gerektiğini anlayıp anlatacak.
Hz. Hanzala’nın bir günlük evli olmasına rağmen; mazeret üretmeyip, 1 günlük beraber olduğu hanımıyla helalleşip, “belki cennette buluşuruz” diyerek, cihada çıkışını ve bize de kadın-erkek vazife düştüğünde mâzeret üretmeden çağrıldığımız İslamî  ve insanî hizmetlere gitmemiz gerektiği kararlılığını anlatacak.

Güzel görecek güzel düşünceler sunacağız.
Hacda gördüğümüz olumsuzlukları anlatmıyacağız.
Hacca giden müminler, oradaki kişilerin kılık kıyafetlerine, namaz kılış şekillerine, yemek yeme usullerine takılıp kalmamalı, kusur gibi görünen bu tür durumları hoş görmeli.
Bizim de kusurlarımız var” diye düşünmeli..
Orada “şöyle hasta oldum, şu eziyeti gördüm” dememeli.

Efendimiz bizlere  ölçü veriyor..
Bir meclise oturup hikmetli söz dinleyip, sonra bu meclisten bahsederken işittiği şeylerin sadece kötü kısımlarını anlatan bir kimsenin misali; bir çobana gelip: "Ey çoban, süründen bana bir koyun kes!" deyince, çobandan: "Git en iyisinin kulağından tut al" iznine rağmen gidip sürünün köpeğinin kulağından tutan adamın misalidir.  (Kütübü Sitte, 7233)

Değerli okurlarımız..
Hac yolculuğu sıradan bir yolculuk değil.
Sıradan bir yere gidiş de değil.. Hacdan dönen hacı kardeşimiz de sıradan, basit şeyler anlatmamalı.

Ömrünüzde böyle bir fırsatı 40-50-60 senede, belki bir defa böyle bir fırsat Mevla nasip eyledi. Belki bir defa daha nasip olamayacak.

Kalbini Hac’ta İslamiyet ruhuyla yıkayıp tavaf edersen hacca gitmiş olursun.. Ya ruhunu arındırmadan bedenen gezersen turist olarak gitmiş-gelmiş olursun.

Oflu’ların tanıdığı Fahri Dedemizin dediğini hatırlatalım:
Eski hamaaam eski tas..
Mâdem gittiğin gibi geleceksin; niye gidersin..

Evlerimiz Nûr’lu,
Dillerimiz muhabbetli,
Değerlendirmelerimiz isâbetli olsun!..
Kalın sağlıcakla. Allaha Emânet Olunuz..


Gösterim : 433
YORUMLAR (2)
  huzur (05 Şubat 2008 Salı  11:03)
Allah (c.c.) bütün hacılarımızın hacılıklarını kabul etsin, amin. Bütün müslüman kardeşlerime de hacılıklarını yapmalarını nasip etsin, amin. İnsanların önüne bazan ömründe bir defa fırsat gelir. O nedenle böyle bir fırsat geldiğinde iyi düşünüp doğru atımlar atmak gerek. işte hacılıkta bir fırsattır, nasiptir insanın önüne böyle bir fırsat geldiğinde şimdi erkendir dememek gerek. Sonra böyle bir fırsat elinize geçmeyebilir..!
  cevahir591 (01 Şubat 2008 Cuma  20:07)
Allah butun Hacilarin haclarini kabul etsin. Bize de nasip etsin insaallah. Rabbim bizlere, Efendimizin ummeti olmaya layik birer musluman ve Allah'in razi oldugu bir kul olmak icin gerekli amelleri saglayacak bir hayat nasip etsin. Cennet ucuz degil cehennem de luzumsuz degil. Rabbim bizi cehennemden uzak tutacak ameller nasip etsin. Cennetin yuksek kademelerine ulasabilmek icin de bize duz musluman olmanin otesinde sevk versin, ahir zamanda mujdelenen topluluga dahil olacak ameller nasip etsin. Butun Of'lu hemserilerimize selamlar ve saygilar. Allah sahabe hizmeti nasip etsin...

Yorum Ekle...  (üyelik gerektirmez)

| İletişim ve Künye | Sözleşme ve Telif | e-Reklam | Sitene Ekle |

© 2008 | Tüm Hakları Saklıdır
Tasarım ve Programlama : Murat Kumandaş