KÖŞE YAZISI

HASBİHAL
İmam-Hatip ( Eğitimci Yazar )

Hep kaybettiren bir bağımlılık; sigara

13 Şubat 2008 Çarşamba

Merhabalar Sevgili okurlarımız. Sözlerimize; "Yeni haftada yeni ve faydalı alışkanlıklar kazanmanız dileklerimizle" başlamak istiyorum.


Önceki yazımızda sigara konusuna kısaca değinerek, küçük bir hesabın, düşündüğümüzde ne büyük neticeler meydana getirdiğine dâir bir de misal vermiştik.

9 şubat günü; “Dünyada sigarayı bırakma günü” olarak ilân edilmiş.. Bugünkü yazımızda yine gündem olmasından dolayı, “Çernobil faciasına eşdeğer” görülen sigaraya dikkatleri çekmeye çalışacağız…

En önemlisi; araştırmaların ortaya koyduğu gerçek; “Türk erkeklerinin yüzde 50'sinin, kadınların yüzde 20'sinin sigara kullandığı gerçeğini öğrenince konu gerçekten önem arzediyor…

Kısa da olsa bizimle alâkalı yönü ile..
Şüphesiz bu beden, Yüce Allah’ın bize verdiği bir nimet ve aynı zamanda görevlerimizi yerine getirmek için bir emanettir.

İslam, insanın kendisine ve çevresindeki insanlara ve diğer varlıklara zarar vermesini ve israfı yasaklamaktadır.

Daha önceden sigaranın zararları tam olarak bilinmediği için önceki alimler sigaraya genellikle “mekruh” hükmünü vermişlerdir. yani dinin hoş görmediği, Rabbimizin beğenmediği bir durumdur.

Ancak; günümüz İslam fıkıhçıları (Meselâ; Prof.Dr. Hayrettin KARAMAN, Prof. Dr. Faruk BEŞER, Prof. Dr. Yusuf el- Kardaki) sigaranın zararlarının ne denli büyük olduğunu dikkate alarak “haram” olduğu hükmünü belirtmekteler.

Tabiiki haramın ve günahın da kendi içinde dereceleri vardır. Örneğin içkinin günahlığı ve haramlığıyla sigaranınki aynı değildir.

Bunun için sigara içen kimse elinden geldiğince bu zararlı alışkanlığı bırakmaya çalışmalıdır.

Ben tıp uzmanı değilim, ancak etrafımdaki gözlemime göre genellikle, sigarayı yavaş yavaş bırakma girişimi pek sonuç vermemekte, en iyisi kararlı olup sigarayı tamamen bırakmak. Bu bir irâde mes’elesi…Bu konuda gerekiyorsa uzmanlardan da yardım alınmalı.

İnsan sigarayı bırakmalı ancak bütün gayretlerine rağmen başaramadıysa, hiç değilse en aza indirmelidir. Daha güzeli de bu zararlı alışkanlıklara hiç başlamamalıdır.

Özetlersek, sigaranın hükmü haram da olsa mekruh da olsa, sağlığımız ve çevremiz için çevreye verdiğimiz zararlar için ne denli iğrendirici ve zararlı olduğunu tıp ilmi ortaya çıkarmakta. İster mekruh ister haram hükmünü verelim sonuçta sigara dinimizin hoş görmediği bir içecektir.

Siz siz olun sözünüzü kendinize geçirin..
Bir sigarayı bile ağzınıza almayın.

Bir de uyarımız olsun: Sigara içenleri bu durumdan uzaklaştırmak için rast gele, "Senin yaptığın haramdır" demek yerine, öncelikle sigaranın zararlarını ön plana çıkartmak ve sonra sigaranın dinimizce de hoş görülmediğini belirtmektir. Sigaraya verilen paralarla nelerin yapılabileceği gerçeğini dâima göz önüne getirmektir.. Sigara içen çevresine rahatsızlık verdiğinde rahatsızlık vermenin mühim kul hakkı olduğunu hatırlatmaktır.

Anlatmazsak bizde;
Dinlemezseniz sizde hayır yoktur !..

Allah hepimizi bütün zararlı alışkanlıklardan uzak eylesin.
Hele hele Tüten adam, kokan ve kokutan adam olmaktan muhafaza eylesin..
Selam ve dualarımızla...

Gösterim : 583
YORUMLAR (3)
gardiyan
(17 Şubat 2008 Pazar - 17:11)
Hocam zaten bütün mesele bu kendi kendine sözünü geçirmek.Hocam kilit söz millet olarak her konuyu biliriz ama kendimize söz geçiremeyiz .Bir laf var hocom kendi kendine yaptiğini dünya toplansa yapamaz. Hocam bütün mesele bu galiba. Sadece sigarada degil ibadetde böyle namaz kılmasını bilir,kılmazsa ne olacagını bilir ama malesef kılmaz.Hocam kilit sözü söyletiniz kendinize laf gecirememek en büyük zaaflardan bir tanesi.Hocam günümüz insanının en büyük sorunu.İnsanimiz bilir sigaranın zararını bilir genede aşagı kalmaz içer.Sonunda iş işten geçtimi bazı şeyleri anlar ama olay bitmiş olur.
ahmetgunay
(14 Şubat 2008 Perşembe - 17:12)
Yazı için Allah Razı Olsun Hocam...
Bu sigara denilen illet gerçekten çok zor bırakılan ve vücüda aşırı zarar veren bir iller.İnsanın akciğer ve karaciğerleri tabiricaizse kül tabalsından bir farkı kalmıyor.Solunum ve nefes borularının ise bir soba boruse veya bacadan bir farkı kalmıyor.Sigaranın dumanı bildiğimiz duman bacalar nasıl simsiyah oluyorsa siggara içenlerin nefes boruları,akciğer vs... bundan pek bir farkı kalmıyor.Kısacası bir insanın kendi kendine eziyeti.İnsanın kendi kendine eziyet etmesi dinimizce haramdır vede sigara bu yüzden haramdır ama bağımlılık kapmışsa bırakmak çok zor ancaak bir kanser hastalığı gelince insanın başına aklı ozaman başına geliyor ve böyle bırakılıyor malesef... ....selametle...
huzur
(14 Şubat 2008 Perşembe - 09:17)
sigara konusu aslında sadece dokuz şubatlarda ele alnmamalı..! çünkü sigara içen kendi sağlığına, kendi maddiyatına zarar verirken, yanında oturan insana sağlık açısından daha fazla zarar vermektedir. bu konuda uzmanların açıkladığı gibi bir kapalı alanda sigara içenlerle oturan sigara içmeyen kişi daha fazla zarar görür. dolayısıyla bu bir kul hakkıdır. diyeceksinizki gitmeyin sigara içilen yere. peki gitmedik. cami de namaz kılarken sigara içen birisi yanıma geldiği zaman onun zift kokusu namaz bitene kadar beni rahatsız ediyor,buna ne demeli..! ben namazda iken yanıma gelen her kokulu insana hakkımı helal ederim ancak sigara kokusu müstesna..! Allah (c.c.) sigara içenlererin hanımlarına sabır ihsan eylesin.
Yorum Ekle ...  (üyelik gerektirmez)
| İletişim ve Künye | Sözleşme ve Telif | e-Reklam | Sitene Ekle |

© 2008 | Tüm Hakları Saklıdır
Tasarım ve Programlama : Murat Kumandaş