KÖŞE YAZISI

EĞİTİME BAKIŞ
Eğitimci Yazar

İğneyi öğretmene batırmak

28 Kasım 2007 Çarşamba


Bugün günlerden Pazar ve benim dertlerim azar. Dertlerimin azmasının sebebi aslında bugün değil, dün. Dün öğretmenler günü idi. Cumartesi günü bizi törene çağırdılar. Resmi yazı ile yani katılmak mecburi. İnsan kendisi için yapılan bir törene niçin gitmez? Hazırlayanlar da yine kendisi gibi öğretmen arkadaşları ve öğrencileri. Törende konuşmacılar konuşurken, şiirler okunurken ve diğer programlarda dinleyici durumundaki öğretmenler hep konuştular. Öyle gürültü yaptılar ki, ortam tam bir curcunaya döndü. Böyle törenlerde hep öğrencilerin gürültü yaptıklarından şikâyet ederiz ama öğretmenim, öğrencilere biri konuşurken onu dinlemenin edep olduğunu öğrencilere öğretemedin belli. Çünkü sen öğrenememişsin.

Öğretmenlik diğer meslekler gibi teknik profesyonel bir iştir. Bu iş para ile yapılmaz, kutsal bir iştir deyip de kimse kimseyi kandırmasın. Namaz kıldırmaktan daha kutsal ne var ama imamlar öğretmenden fazla maaş alıyor. Öğretmenliğin kutsiyeti, öğretmenlik mesleğini yapan insanın özverisi ile ilgilidir. Kutsala düşman bir öğretmene kutsal bir objesin demek komikliktir. Bu laf, aman siz iyi bir iş yapıyorsunuz bizden para mara istemeyin, diyen üst yöneticilerin her 24 Kasımda tekrarladıkları pratikte anlamsız sözden başka bir şey değildir. Bunun yerine öğretmenlik saygın bir meslektir denmesi daha doğrudur. Bütün dünyada böyledir bu iş. Her toplum öğretmenine farklı bir yer verir. Aslında öğretmen bu yeri kendisi alır.Kendi vakurluğu, çalışkanlığı, kendi toplumunu sonraki zamana hazırlaması ve öz kültürünü aktarabilmesi ile değerlenir. Gerisi lafı güzaf.

Şimdi bakalım bizim öğretmenlere ne yapıyorlar. Bu yazıyı okuyan bir öğretmense kendisine ve okuldaki arkadaşlarına, öğrenci ise öğretmenlerine, veli ise okul öğretmenlerine, bakkalsa öğretmen müşterisine bir baksın ve şu soruyu sorsun. Bu adam bizi kendi kültürel değerlerimizle mücehhez olarak, çağdaş teknolojinin imkânlarından yararlanarak, elindeki malzemenin evrendeki en değerli şey olduğunun farkında olarak geleceğe taşıyabilir mi?

Öğretmen arkadaşlarım öğretmenlere fazla yüklendiğim konusunda hep serzenişte bulunurlar. Ama dil gidip dişin ağrıyan yerine değiyor. Öğretmenlik mesleği bir düşüşte, öğretmene değer yok diyenler çok fazla. O halde mevcut bir durum var. Ben de diyorum ki bu durumun baş sorumlusu öğretmenin kendisidir. Çevresinde çok iyi tanınan, öğretmenleri tarafından da sevilen bir müdüre: “Elinde imkânın olsa okuldaki mevcut öğretmenlerden kaç tanesi ile çalışırdın?” diye sordum. Bana kırk öğretmenden sadece onu ile çalışırdım, diye cevap verdi. Evet, okullarda gerçekten çok çalışan, işinin hakkını veren saygın arkadaşlar var. Ama bunların sayıları az. Diğerleri bunların toplumsal kredilerinden faydalanıyor.

Öğretmenlerin maaşı az ama kimin çok ki. Yine de artırılması gerekiyor. Lakin öğretmen kadar kendini acındıran başka bir memur sınıfı yok. Ben bazı şeylerden utanmaya başladım. Sanki maaşları beş bin yapsak verimlilik daha mı artacak. Öğretmen gelirini kadar duruşunu da kaybetti. Bütün mesele bu…


DİĞER YAZILARI
Gösterim : 271
YORUMLAR (0)

Yorum Ekle...  (üyelik gerektirmez)

| İletişim ve Künye | Sözleşme ve Telif | e-Reklam | Sitene Ekle |

© 2008 | Tüm Hakları Saklıdır
Tasarım ve Programlama : Murat Kumandaş