ŞANLI TARİHİMİZ
Araştırmacı Tarihçi - Yazar
İlkçağda Trabzonda spor17 Kasım 2006 CumaHeredot'tan sonra, dünyada ikinci tarih kitabı olarak Ksenophon'un "ANABASİS" adlı kitabı kabul edilir. Ksenophon'un M.Ö. 427 yılında doğduğu, M.Ö. 355 yılında öldüğü sanılmaktadır. Sokrates'in öğrencisidir.İran’da Pers Kralı Kyros’un kardeşi Artakseikes’e karşı giriştiği savaşta Hellen askerleriyle birlikte savaşa katıldı. Fakat katıldığı ordu yenildi. Hellen komutanları tuzağa düşürülüp öldürüldü. Ksenophon’da birkaç azimli komutanla birlikte ünlü “Onbinlerin Ricadı”nı yönetti. İşte Trabzon’dan bahseden en eski kitap olan “Onbinlerin Ricadı”nın yazarının kısa hayatı böyle. Adı geçen “Onbinlerin Ricadı”, öbür adı “Anabasis” ise 7 kitaptan oluşur. Bu kitaptan dördüncüsünde “Trabzon’a varış” ve beşincisi de “Trabzon’dan Hareket” söz konusu ediliyor. Tarih olarak M.Ö. 400 yılının Şubat ayı gösteriliyor. İlkçağda Trabzon’da spor ile ilgili bulunabilen tek kaynak olan Anabasis’te Trabzon’la ilgili özetle şu bilgiler bulunmaktadır: Hellen askerleri Trabzon dolaylarında ilk kez denize vardılar. Burası Eukseinos (Kuzey Karadeniz) kenarında ve Kolkhlar (Trabzon’un güneyinde bir kavim) memleketinde kurulmuştur. Hellen askerleri bu şehrin köylerinde 30 gün dinlendiler. Bu süre içinde Kolkhların memleketini yağmaladılar. Trabzon şehri halkı ise onları içeri alıp yiyecek sattılar. Sığır, un, şarap gibi hediyeler verdiler. Komşularla, özellikle Kolkhlarla dostluk kurmaları için aracılıkta bulundular. Bunlardan da dostluk hediyesi olarak sığır geldi. Bundan sonra, Hellenler adamış oldukları kurbanları sundular. Çünkü kurtarıcı Zeus ile Heraklese yollarını kolaylaştırmak, lütuflarından dolayı kurban kesmek ve öteki tanrılara olan adaklarını yerine getirmek için ellerine yetecek kadar boğa geçmişti. Ordugah kurdukları dağlarda bir spor yarışması şenliği yaptılar. Koşuda hakemlik için çocuk yaşta katil olup memleketinden kaçan Drakontios seçildi. Ondan koşu alanı için yer gösterilmesi istendi. O da, o sırada bulundukları yeri göstererek “koşmak isteyenler için bu tepe en iyi yarış alanıdır” dedi. Ötekiler “nasıl olur?” diye sordular. “Ya güreşler! Bu çalılık ve katı toprak üzerinde mi güreşecekler” O da iyi ya, yere düşen, düştüğünü böylece daha iyi anlar” dedi. Koşuda önce çoğu esirlerden olmak üzere, genç çocuklar boy ölçüştüler. Mukavemet koşusuna 60’tan fazla Giritli katıldı. Başka takımlarda güreş, yumruk döğüşü ve pankration yaptılar. Bu fevkalade bir manzara idi. Çünkü arenaya spor için çıkanlar çoktu, galebe hırsı fazla idi. Bunlardan başka bir at yarışı yapıldı. Süvariler bayır aşağı denize kadar gidecek ve oradan dönerek yokuş yukarı, ta sunağa kadar at süreceklerdi. Bayır aşağı giderken atların çoğu yaralandı. Yukarı çıkarlarken de tepe çok olduğu için adi yürüyüşle bile gidemiyorlardı. Bu da bir çok bağrışmalar, kahkahalar ve teşvik numaralarına neden oluyordu. Anabasis’te Trabzon ile ilgili spor karşılaşmaları bu kadar. Yalnız bazı Anabasis çevirilerinde biraz daha farklı bilgiler verilmektedir. Spor karşılaşmalarının Boztepe’de olabileceği mümkündür. Fakat burada arena olduğu Anabasis çevirilerinden birinde yazılıdır. Anabasis’in Türkçe’ye ilk çevirisinde yapılan bu yarışlar anlatılırken bu yarışlara seyirci olarak ilk kez kadınların da katıldığı, yarışmacıları teşvik ettiği kaydedilir. Hatta yarışları kazananlara çeşitli ödüllerin yanı sıra bir de fahişe verildiği belirtilir. Bu zamana kadar dünyada yapılan olimpiyat ve yarışlara kesinlikle kadınlar katılmazlar ve yarışmacılar çıplak yarışırlardı. Bu duruma göre Trabzon’da yapılan yarışmalar belki de olimpiyatlardan sonra Uluslararası yarışmaların ilki sayılabilir. Çünkü yarışmalara Atinalı, Ispartalı, Miletli, Giritli, İyonyalı, Trabzonlu yarışmacılar katılmıştır. İlk kez de kadınlar, yarışmaları seyrettiğine göre dünyada bir gelenek Trabzon’da yıkılmış olmaktadır. |
DİĞER YAZILARI
|