KÖŞE YAZISI

SPORCA
Spor Yazarı

İnter Toto

27 Temmuz 2007 Cuma


Son dönemlerde futboldan epey uzak kaldık. Ama artık yavaş yavaş futbol gündemine dönmeye başlayalım. Transfer dönemi, hazırlık dönemi derken birden lige gireceğiz.

Ofspor’a kısa bir değinip uzun süredir kaleme almadığımız Trabzonspor üzerine biraz yorum yapalım.

3.Lig temsilcimiz Ofspor yıllardır süregelen hayal kırıklarına bu yıl kesin çözüm bulmaya kararlı. Erkenden planlanan proğramlar doğrultusunda Teknik Direktör sorununun halledilmesiyle transfer çalışmaları başladı. Bir yandan transfer sürerken diğer yandan da kendi tesislerinde toplanan takım, çalışmalara da erken başladı.

Program dahilinde günde çift idman ile devam eden hazırlıklar bazen günde 3’e çıkıyor. Gece yapılan salon çalışmalarıyla kondisyon toplayan oyuncular hırslarıyla bu sezon bir şeyleri değiştirmeye gayretli olduklarını gösteriyorlar.

Teknik Direktör Mustafa Akçay kaliteli bir takım oluşturabilmek için elinden geleni yapmaya çalışıyor. Nokta transferlerle takımın eksik olarak tespit ettiği mevkilerine takviye yapıyor. İdmanları zaman buldukça takip etmeye çalışıyoruz. Oyuncuların hırslı ve arzulu olmaları yeni sezon için bizleri umutlandırıyor.

Kadro sayısını maksimum 24 olarak belirlediklerini belirten Akçay, kulübün yatak kapasitesine göre hareket etmek zorundayız derken bir yandan da bunun takım havası için çok daha faydalı olacağını söylüyor.

Bunu ben şöyle yorumluyorum. Takım zaten 18 kişilik kadro ile maça çıkıyor. Maç kampına da ortalama 20 oyuncu alındığını hesap edersek kampın dışında 3-4 futbolcu kalacağı anlaşılıyor. Zaten zaman zaman sakat ve cezalı oyuncuların olacağı hesap edilirse tüm takımın oynayacakmış gibi hazır olmaları takımın kalitesini arttırır.

Kadro sayısının şişkin olması oynayamayacağını anlayan oyuncuların takım içerisinde huzursuzluk çıkartmasını kolaylaştırır. Bu da moral ve motivasyonun yanında takım içindeki arkadaşlık duygularını azaltır. Sonuçta da başarısızlığa neden olur.

Bu nedenle Mustafa Akçay’ın kadro konusundaki bu tutumunu çok yerinde bir karar olarak kabul ediyorum.

Erzincanspor ve Almanya’da top oynayan gurbetçilerimizden oluşan karma ile 2 hazırlık maçı yaptık.

Erzincan maçı 4 saatlik bir yolculuğun hemen ardından çıkılıp oynanan maçın sadece kondisyonu tespit anlamında faydalı olacağını tahmin ediyorum. 2. maçta ise biraz daha B takım ile mücadele edildiği izlenimini vermiştir. İlk iki maçı izleyemediğimiz için teknik anlamda bir yorum yapma şansımız yok.

Çarşamba günü oynan Sebatspor maçının 2.yarısına ancak yetişebildik. Kaleci dışında herkes değişmişti. 2. yarıda sahada olan kadro A takıma yakın görüntü sergilerdi. Futbolcular hırslı ve istekliydi. Takım oyunu oynamak için henüz erken. Ama dikkati çeken isimler vardı sahada. Ahmet Uma ve sağ kanatta Ekrem çıkışlarındaki hızlarıyla dikkati çekerken, Oğuz fizik mücadelesi ile dikkati çekti. Hücumda A.Hamdi ve Aslan'ın çok iyi bir ikili oluşturarak bir çok takımın canını yakacaklarını tahmin ediyorum. Elbetteki 45 dakikalık oyun içerisinde tüm oyuncuları değerlendirme şansımız yok. Ama dikkati çeken bir kaç isimden bahsettik sadece. Kadrodaki tüm oyncuların özveri ile mücadele ettiğini biliyoruz.


Gelelim Trabzonspor’a…
Dedik ya son dönemde bu takımı baya unuttuk…
Ama bilinen bir gerçek var ki bu Trabzonspor aşkı hiç bitmez…
Yoğun gündem arasında her ne kadar bahsedemesek te bu takım bizim her şeyimiz.

Transfer sezonunda Serkan Balcı, Adnan ve Jabi’den sonra Tolga Seyhan da takıma katıldı.

Tolga Seyhan’ı konuşmaya gerek yok sanırım. G.Saray’daki geçen yılı Tolga için ölçü olamaz. Biz onu hala Trabzonspor’daki eski Tolga olarak kabul ediyoruz ve isabetli bir transfer olduğunu düşünüyorum.

Jabi’yi geçen yıl çok alıcı gözle seyretmediğim için yorum yapamayacağım. Henüz Trabzonspor formasıyla da izleme şansımız olmadı. Adnan ise kısa sürelerle de olsa toto daki 3 maçta da yer aldı ama bir savunma oyuncusu için ölçü alınmayacak bu maçlara göre yorum yapmakta yanlış.

Serkan Balcı için birkaç kelime yorum yapabiliriz. Serkan’ın geçen yıl devre arasında gelmesi bekleniyordu. Serkan ile her konuda anlaşma yapılmıştı ama sonra sezon sonuna bırakılmıştı bu iş.

Serkan’ı F.Bahçe’den yakından tanıyoruz. Çok hareketli bir oyuncu olması ile Trabzonspor gibi hızlı kontratağa çıkmayı seven bir takım için isabetli bir oyuncu. Hızıyla, hırsıyla ve taraftarında kendisini kabullenip sahip çıkmasıyla çok başarılı olacağına inanıyorum.

Üzerinde durmak istediğim bir oyuncu daha var. Eminim sizlerde ilk izlediğinizde benim sorduğum soruları sordunuz yanınızdakilere ya da kendi kendinize.

Bu Yusuf’ta kim diye…

Avni Aker’deki Vilaznia maçında 72.dakika da oyuna giren Yusuf Kurtuluş, 28 dakikalık bu kısa süre içerisinde dikkatleri çekmeyi başardı. Benzerliği ile Denizlispor’lu Yusuf Şimşek’i hatırlattı bana. Elbette 21 yaşında olması çok büyük bir avantaj. Altyapıdan yetişip Darıca Gençlerbirliği’nde pişen Yusuf Kurtuluş eğer şımarıp rehavete kapılmazsa orta sahada özlediğimiz yeni yıldızımız olacaktır. İkinci maçta da 45 dakika oynayıp attığı golle iyi yolda olduğunu gösterdi. 2. maçta dikkat çeken bir başka isim 20 yaşındaki Eyüp’tü.

Kısa bir yazı yazmayı planlıyordum ama yine epey uzadı. Aslında ben bu yazı da çok farklı bir konudan bahsedecektim.

Geçen sezon sonuna doğru kulüp çevresinde inter toto kupasına katılıp katılmamakta bir tartışma vardı. Katılmamak düşüncesi ağırlıktaydı. Yok sezona erken başlıyormuşuz. Plan program tutmuyormuş. Bende şiddetle karşı çıkıyordum buna. Şimdi haklı olduğumuz bir kez daha çıktı ortaya.

Yıllardır sezona düzgün başladıkta ne oldu. Hangi başarıyı yakaladık. Sezon öncesi Almanya kampında basit basit takımlarla hazırlık maçları yaparak hazırlandığımız ligden hangi sonuçları elde ettik. Hem GS,BJK,ve FB’ nin hazırlık maçlarının yayınlanıp bizim maçlarımızın yayınlanmamasıyla sinir katsayılarımız yükseliyordu.

Bu sezon inter totoya katılmakla ne kadar akıllı iş yaptığımız şimdi anlaşılıyor. Basit takımlarla hazırlık maçı yapacağına, basit takımlarla resmi maç yap. Hem TV ler yayınlasın, hem de seyirci takımı seyretsin. Basit takımlar karşısında alacağın galibiyetler Avrupa karneni güçlendirsin. Nitekim Vilaznia maçı bunları çok net bir şekilde ortaya koydu.

Galati ile deplasmanda oynanan maç seçim dolayısıyla gümbürtüye gitse de 2-1’ lik mağlubiyet çok önemli değil. Ha karne için yenilmemeliydik ama olmadı. Avni Aker’de çok rahat geçeriz turu. Ama asıl önemli ve tedbir alınması gereken konu sevgili Yattara’dır.

‘Varlığı bir dert yokluğu yara’ misali ne onsuz oluyor ne de onunla. Yattara çok başka bir oyuncu. 11’ de olmadığı maç bana zevk vermiyor. Ama basit ve gereksiz hareketleri sayesinde de çok canımızı yakıyor çok. Özel psikolog mu tutmak gerek acaba. Yattara’sız Trabzonspor sizleri bilmem ama bana zevk vermiyor…

Sonuç olarak c.tesi akşamı seyircimizin de yerini alacağı maçta Galati’nin Avni Aker’den çıkamayacaktır.

DİĞER YAZILARI
Gösterim : 469
YORUMLAR (0)
Yorum Ekle ...  (üyelik gerektirmez)
| İletişim ve Künye | Sözleşme ve Telif | e-Reklam | Sitene Ekle |

© 2008 | Tüm Hakları Saklıdır
Tasarım ve Programlama : Murat Kumandaş