EĞİTİME BAKIŞ
Eğitimci Yazar
İşimiz zor...15 Ekim 2006 PazarÜlkemizde İlköğretim birinci sınıftan sekizinci sınıfa kadar her bir sınıfta yaklaşık bir milyon üç yüz bin öğrenci var. 2005 verilerine göre de ülkemizde Orta Öğretim Genel Müdürlüğüne bağlı 70 Fen Lisesi ve 777 küsur Anadolu Lisesi var. Fen liseleri 5 bin dört yüz civarında yeni öğrenci alırken Anadolu liseleri yaklaşık 125 bin öğrenci alıyorlar. Bir de Anadolu Öğretmen Liseleri var onların da sayıları 151 ve alacakları öğrenci sayısı 14 bin civarında. Son dönemde Sosyal Bilimler liseleri var ama kayda değer bir sayı teşkil etmediklerinden onları hesaba katmıyorum. Bunların dışında kalan ve sayıları binlerle ifade edilen her türlü -kapısında Anadolu ifadesi bulunan- liseleri de günümüz Türkiye’ sinde düz liselerden farkları olmadığından buraya almadım. Şimdi gelelim bu istatistikleri niçin tuttuğuma, İlköğretimde çocuğu olan hepimizin karşılaşacağı bir açmaz da onun için. Yukarıda saydıklarımın dışında kalan liselerden mezun olup üniversiteyi kazanmak hayal gibi bir şey de onun için. Bu tür liselerde eğitim öğretimin ne halde olduğu ara sıra televizyonlara yansıyan karelerle ortada da onun için ki bunların deve de kulak olduğu da bir gerçek. Kat sayı dendi, orta öğretim başarı puan dendi bu okullar bu hale geldi. Yani sözün özü sizin çocuk başarılı olmak istiyorsa sekizinci sınıfta OKS sınavında bir milyonu aşkın öğrenci içinden ilk yüz bine girmeli. Yüz kişiden doksanını geçmeli. O halde ne yapmak gerek. En büyük yatırımınız çocuğunuz olmalı. Borsaya veya euro- dolar paritesine bakacağınıza çocuğunuzun derslerinin inip çıkışına bakacaksınız. 4. sınıftan sonra bir dergi ile 7. sınıftan sonrada dershane ile takviye edeceksiniz. Attığı her adımı bilecek aldığı her soluğu duyacaksınız. Peki, yaptık ettik çocuğumuz başarılı oldu iyi bir yer kazandı. Hani biz çocuğumuzu diyelim kurtardık da geri kalan milyonlar ne olacak diye de sakın sormayın. Oruçlu oruçlu basmayın damarıma ha burda! |
DİĞER YAZILARI
|
laz_ziya
demetmolla