SPORCA
Spor Yazarı
İyi başlayabilmek26 Ağustos 2008 SalıTürk gibi başla İngiliz gibi bitir diye bir tabir vardır. Kolay gaza gelen bir toplum olarak her şeye hızlı başlarız ama işin sonuna kadar aynı ciddiyetle gidemeyiz maalesef. İngilizler ise bizim tam aksimize işin sonuna kadar asla disiplinlerinden taviz vermezler.Milli takımımızın Avrupa Futbol Şampiyonasında ortaya koyduğu başarı ve daha ötesinde son dakikalarda bulduğu gollerle Türk toplumuna yepyeni bir mesaj vermiştir. Artık Türk Gibi başlayıp Türk gibi bitirmemiz gerektiğini hatırlatmıştır. İşimizi son saniyeye kadar aynı ciddiyetle sürdürmeliyiz. Bu sadece sporda böyle olmamalı. Mesailerimiz eğer 17.30'da bitiyorsa 17.30'a kadar görevimize devam etmeliyiz. Görev süremizin son dakikasına kadar işimizi aynı ciddiyetle takip etmeliyiz. Nitekim dinimizin en önemli emirlerinden biride ''yarın kıyamet kopacağını bilsen bugün bir fidan dikmeye devam edeceksin'' şeklinde değil mi? Son yıllarda canımızı epey sıkan Trabzonspor'dan bu yıl çok şey bekliyoruz. Transfer döneminin en hareketli takımı olarak taraflı tarafsız herkesin dikkatlerini çevirdiği Trabzonspor'un sezona nasıl başlayacağı merak ediliyordu. Hazırlık maçlarında ortaya koyduğu performans iyi yönde sinyaller verse de ligin havası her zaman başka oluyor. Yenilenmiş kadrosu ile kendi saha ve seyircisi önüne çıkan Trabzonspor netice itibari ile beklentilere olumlu cevap vermiştir. Bir yaprakla baharın gelmediği gibi bir galibiyetle şampiyonluk elde edilmiyor. Maç 90 dakika hatta bazen 100'e bile çıkabiliyor. Lig ise 34 hafta sürüyor. Yukarıda da bahsettiğimiz gibi iyi başlayabilmek çok önemli. Ancak aynı ciddiyetle eksiklikleri görerek gidermeye çalışmalıyız. Kadroya baktığımızda geçen yıldan Tolga, Serkan, Hüseyin, Yattara ve Umut var kadroda. Kaleciyi ayrı tutarsak sahada mücadele eden 10 oyuncudan 6 tanesi yeni. Savunmada 3, orta sahada 2 ve forvette 1 oyuncu olmak üzere 6 yeni oyuncu ilk 11'de forma şansı buldu. Savunmada verilen birkaç pozisyon dışında iyi bir uyum olduğu gözlendi. İlerleyen haftalarda daha iyi olacağı şüphe götürmez bir gerçek. Ancak bana kalırsa Yanal'ın sağ tarafta Serkan yerine Tayfun'da ısrarcı olması gerekir. Yattara'nın arkasında savunma yönü daha iyi olan Tayfun'un oynaması daha doğru bir tercih olur. Song, Cale ve Egemen uzun süredir aynı takımda oynayan oyunculara taş çıkartır nitelikteydiler. Bunda Ankaraspor teknik direktörü Aykut Kocaman'ın ''transfer sezonunun flaş takımından beraberliği alırsam iyidir'' düşüncesi ile forvetlerini kenarda bekleterek maça başlamasının da etki ettiğini unutmamak gerekir. Orta sahada bir eksiklik hala var. Devamlı olarak dile getirdiğimiz orta saha sorunu dün yine bariz bir şekilde hissedildi. Hüseyin'in daha çok defansif oynaması, Yattara'nın hala sakinleşememesi ve gerçek futboluna dönememesi, birebirlerde etkili olan Colman'ın paslarında ve takım oyunundaki adaptasyon problemi, Selçuk İnan'ın attığı ''10'' numara gol dışında orta sahanın ''10'' numarası için yetersiz olması bu alandaki problemler olarak dikkat çekiyor. Colman'ın biraz daha adapte olması ve Selçuk'un performansını biraz daha yükseltmesi sorunu çözebilir ama uzun lig maratonunda Orta saha için kaliteli birine hala ihtiyaç var. Forvete gelince Umut'un sönüklüğü Yattara'nın etkili olamamasına bağlanabilir. Gökhan Ünal ilk dakikalarda attığı etkili şutu ve attığı klas golle kalitesini bir kez daha sergilemiştir. Kaçırdığı net pozisyonu ise biraz fazla güvene bağlayabiliriz. Ama bence kaçırdığı pozisyonu atmalı, attığı goldeki pozisyonu ise kaçırma lüksü olabilirdi. Yani önce işi garantilemek zorundayız. Barış Memiş sonradan oyuna girmeyi hazmetmelidir. Eğer bunu erken hazmederse kısa sürede kendine 11'de yer bulabilir. Aksi takdirde işi zor görünüyor. Genel itibari ile gözlerin üzerinde olduğu Trabzonspor, bu beklentileri boşa çıkarmamış hem taraftarına, hem rakiplerine gerekli mesajları vermiştir. Çok önemli bir ayrıntıyı da ifade etmeden geçmeyelim. Bu heyecana Avni Aker'deki küçük çaplı yenilikler de etki etmiştir. Yıllardır adam gibi maç seyredilemeyen maraton tribününün çatısının kalkması, kale arkası tribünlerinin sahaya yakınlaşarak yükseltilmesi hem saha içi ambiyansı hem de taraftar için güzel olmuştur. Kombinemiz olmasına rağmen iş yoğunluğu mazereti ile tribünde olamayışımız bizlerin eksikliğidir. Beşiktaş maçında gereğini yapmayı düşünüyoruz. Ama tüm taraftarımızın da artık bu görevini yerine getirmesi gerekmektedir. |
DİĞER YAZILARI
|