KÖŞE YAZISI

HASBİHAL
İmam-Hatip ( Eğitimci Yazar )

Kurbanlık et mi? kasaplık et mi?

11 Aralık 2007 Salı

Kurban bayramı yaklaşıyor. Hazırlıklar yapılıyor. Peki kurban denilince akla ilk gelen nedir? Et yemek mi?


Merhaba sevgili okurlarımız !

Peki kurban deniliyor da, “et, kemik, pirzola, kavurma bayramı neden denmiyor.. Hiç düşündük mü?

Kurban kavramı kuranda geçen kavramdır. Öyleyse kurban hadisesini İslam’ın istediği şekilde anlamak lâzım.
Evet konuya geçelim..

Benzer işlemler yapılıyor:

Hayvanlar tespit edilir, boğazlanır. bölmeler, parçalamalar, tartmalar, bölüşmeler … kıymalar, pişirmeler, yemeler, ikramlar, vs..

Kurbanlık kesmede de, kasaplık kesmede de genelde aynı işlemler yapılır. Ama kurbanlıklar çok farklı: Niyetle ibadete çevirme.. inanç, davranış ve ifadelerde dikkat, takva üzere hareket, kan akıtma niyeti ise eti ibadete çevirmekte… Bu dikkat ve ibadette titizlik ise gelenek ile ibadeti de birbirinden ayırıyor.. İktisâdî olan bir mesele Dînî ve ahlâkî bir mahiyet kazanıyor.(1)

Dinimizdeki ibadetlerin hükümlerini hakkıyla beyan eden fıkıh ilmidir. Fıkıh kitaplarımızın beyanatı lâyıkıyla araştırılmadan, güzelce mütalâa edilmeden, gelişi güzel, hatıra geldiği gibi verilen hükümlerle ifsad edilen ibadetlerden biri  de, kurbandır.

Müslümanların gündemini Yaratanımız, Mevlâ’mız tayın etmiştir. Gündemimizde; “nasıl gerçek manada  KUL oluruz” bu düşünce vardır.

Rabbimizin bize KULUM  demesi dünyanın bütün rütbelerinden üstündür. Bu inançta olmalıyız. Çünkü bizler, ahirete doğru yol almış Cennet taliplileriyiz.

Bu düşüncelerle; yaklaşan Kurban bayramı münasebeti ile Kurbanlıkların ayarlanmaya, hazırlanmaya başlandığı bu günlerde dikkat edilmesi gereken hususlardan bazılarını hatırlatmaya çalışalım: Maksadın yerine getirilmesi, Kurban imtihanının hakkıyla Îfâ edilmesi, yanlışlara bulaşılmaması açısından bu hatırlatmalar elzemdir:

KURBANA HAZIR MIYIZ

Kurban hadisesi Et ihtiyacını karşılayan bir olay değil, Et ihtiyacının karşılayan bir oluşum diye bakıldığında, bütün mahiyetini kaybeden bir olay.. Kurban; teslim olmanın bir sembolü ve vacip olan bir ibadet…

Bunun içindir ki;  “..Ve on kuruşa kurban almak, bin kuruşlu tasadduktan efzeldir” der Oflu mehmed Emin Efendi.(2)  O halde Dikkat edilecek hususlardan bazıları:

1-Kurbanlıklar; ayıplardan, noksanlıklardan, kurban kesecekler de şirkten ve küfür sebeplerinden salim olmalı.
Kurbanlıklar ayıplardan salim olmalı.
Hayvanın; İki gözü veya bir gözü kör, Dişlerinin çoğu dökük, Kulak veya Kuyruğunun üçte birinden fazlası kopuk, boynuzlarının biri veya ikisi kökünden kırılmış, iyice zayıflamış, kesilecek yere gidemeyecek kadar topal –hasta, memelerinin baş kısmı kesik olmamalı…v.b. (3)   Koyun ve keçi bir;  sığır, öküz iki;  deve beş yaşını doldurmuş ise caizdir.

Şimdi düşünelim; Rabbimiz kendisine, canımıza bedel takdim edeceğimiz kurbanlıklarımızın kusurlu- eksik olmasını istemiyor, kusursuz istiyor da, Kurban takdim edecek, kurban kesecek asıllarda mükelleflerde aranacak özellikler sıhhat ve caiz olma şartları aranmaz mı? Hele türlü bozuk ve batıl fikir ve beşerî ideolojilerin yaygın olduğu  ve cirit attığı günümüz ortamında…

Hele 7 hisse iştirakle kesilen sığıra iştirak eden  iştirakçinin birinin durumu diğer iştirakçileri etkiliyorsa…

2- Ortaklar çok iyi tanınmalıdır.
Hissedarlar birbirlerini tanımalıdırlar.
Kurban, Allah yolunda kan akıtabileceğinin delilidir. Hz. İbrahim (a.s)’in sadakatini, Hz. İsmail (a.s)’in teslimiyetini hatırlatır.

Her hangi bir ideolojiye, İslâm dışı bir sisteme itikad eden kimse;
İslâm’ın ve Kur’an-ın haram dediğine helâl; helâl dediğine haram diyen kimse,
İslâm’ın ve Kur’an-ın bir hükmü için “bu çağda / asırda bu uygulanır/yaşanır mı artık şimdi zaman değişmiştir?” diyen kimse;
Tağûtî sistemlere sevgi besleyen,
İtikadı-inancı bozuk…. insanlarla ortak kurban kesilmez. Kesilse,  diğer hissedarların  kurbanı sahih olmaz, ibadet yerine geçmez. Kasaplık et olmuş olur.

Böyle kimseler evvelâ;  eksik inançlarını, bozuk itikatlarını düzeltmeliler. Şüphelerini gidermek için ehlinden sorup öğrenmeliler. Çünkü itikadı bozuk olana vazife, evvelâ şirkten-bozuk itikattan uzak kâmil iman etmektir.

Demek ki; kurban keseceklerin de itikadı düzgün, yaşayışı Ehl-i Sünnet çizgisinde olmalıdır.

 Sizler bu yazıları okuduğunuzda Görevli olarak geldiğimiz hacı adayı kardeşlerimizle beraber Kutsal topraklarda olacağım inşallah.

Gönül yolculuğundan fiili yolculuğa çıkmış olacağız. Aynı zamanda bu bir mahşer yolculuğudur.

Benden hakkımı helâl ediyorum..

Sizlerden de hakkınızı helâl etmenizi taleb ediyorum..

Ama yine de yazı ile beraberliğimize haftaya da devam ederiz İnşallah..

Allaha emanet olunuz.


KAYNAKLAR’DAN BAZILARI;
(1)- B. İ. İlmihali: Ö. N. BİLMEN Akçay Yay s:416.
(2)- Necatül Mü’minin Kurban bahsi s:90
(3)- B. İslâm İlmihali Ö. N. Bilmen. s:417

Gösterim : 526
YORUMLAR (2)
cevahir591
(18 Aralık 2007 Salı - 13:00)
Ne hakkimiz var ki hocam, sayet duymak istediginiz buysa gelmis gecmis butun haklarim helal olsun.
Yazilarinizi merakla takip ediyorum, sizde derin bir ilim, mutevazi bir karakter ulvi bir fitrat izleri var.
Bu izleri yazilarinizda bulmak mumkun.
Allah razi olsun.
Bizim insanimiz herseyi iyi (!) bilir, bizim insanimizi okutmak ve dinletmek zordur. Sizi biraz dinliyor ve okuyorlar gibi gorunuyor. Bunda tabi sizdeki ihlasin katkisi cok buyuk. Insaallah guzel seylere vesile olursunuz.
Allah yardimciniz olsun.
Allah Ummet-i Muhammed'e uyanis nasip etsin.
Elindeki nimeti farketmeyi nasip etsin.
Dunyanin hicbir milletinde bizdeki nimetler yok.
Milletin elindeki manevi nimetleri Rabbim farkettirsin sizi de vesile kilsin insaallah.
gardiyan
(12 Aralık 2007 Çarşamba - 16:44)
Hocam yazınızı okudum,çok sevindim.Hasretle okuyarak hasret gideriyorum.Allah hacılıgınızı ve niyetinizi kabul eylesin.bizlere oradan bol bol dua eyle.
Yorum Ekle ...  (üyelik gerektirmez)
| İletişim ve Künye | Sözleşme ve Telif | e-Reklam | Sitene Ekle |

© 2008 | Tüm Hakları Saklıdır
Tasarım ve Programlama : Murat Kumandaş