SPORCA
Spor Yazarı
Liderlik keyfi03 Ekim 2008 CumaLiderlik güzel bir duygu. Sadece sporda değil elbette. Sanatta, siyasette, iş dünyasında, gazetecilikte... Elbette lider olmak kadar lider kalmak da önemli...Dile kolay 134 hafta... Her ne kadar Ofspor'la bu güzelliği yaşamış olsak da, Trabzonspor'la bu duyguyu yaşamayalı tam 134 hafta olmuş... Liderlik güzel bir duygu. Sadece spor'da değil elbette. Sanatta, siyasette, iş dünyasında, gazetecilikte... Hangi alanda olursa olsun liderlik güzel bir duygu... Elbette lider olmak kadar lider kalmak da önemli... Bir günlük veya tesadüfî başarılarla lider olan tahttan kolay iner... Futboldaki liderlik biraz buna benziyor... Tahta çıkmak o kadar zor bir durum olmasına rağmen inmesi o kadar kolay ki... Trabzonspor bu zorluğu yaşadı. Evet, tam 134 hafta sonra liderlik koltuğuna oturdu. Oynadığımız 5 maçın 4'ünü kazandık, Beşiktaş ile sahamızda berabere kalarak 2 puan kaybettik sadece. Son yıllardaki en mükemmel başlangıcımız bu. Bu kadar zor olmasına rağmen alınacak bir beraberlik ya da bir mağlubiyet sizi oradan çok rahatlıkla da indirebilir. Trabzonspor'un bu başarısının tesadüfî olmadığı ortada. Sezon öncesi yapılan doğru işler bugün meyvelerini vermeye başladı. Ha peşinen şunu söyleyeyim. Bir çiçek açmayla baharın gelmeyeceğini biliyoruz. Bir haftalık liderliğin verdiği keyifle yazmıyorum bunları. Yıllardır başarıya aç Trabzon halkı, Trabzonspor taraftarı bu güzelliği çok özlemişti. Sezon başında yapılan iyi transferler, ciddi yatırımlar Trabzonspor'u takım olma yolunda epey mesafe aldırmış. Son Antalya maçı ligin gittikçe ne kadar zor maçlara gebe olacağının en bariz göstergesidir. Bu başarıyı basit görenler olabilir. Yolun daha başında olduğumuzu hepimiz biliyoruz. Ama bir işe ne kadar ciddi ve ne kadar samimi başlarsanız sonu o kadar güzel olur. İspanya krallarını takıma dolduran Fener'in beş haftada üç mağlubiyet aldığı bir ligde, Trabzonspor'un başarısı basit bir olay değil. Sahanda oynuyorsun. İki kez yenik duruma düşüyorsun ve son 15 dakikada maçı çevirmeyi başarıyorsun. Gökhan Ünal kalite bir oyuncu. Ne zaman ne yapacağı belli olmaz. Müsait pozisyonları harcasa da iğne deliğinden top geçirmeyi de bilir... Konya maçı Antalya maçından çok daha zor geçecek. G.Saray, hakemlerin yardımıyla Konya'yı sindirdi. Skor kesinlikle aldatmamalı. Ama gününde bir Trabzonspor, arzulu bir Trabzonspor bu maçı rahatlıkla kazanacak güçtedir. İnşallah bu maçı da kayıpsız atlatır ve Ali Sami Yen'e, büyük derbiye elimiz güçlü gireriz. Ofspor taraftarı bunları bilmeli Ofspor Trabzonspor'a oranla liderlik koltuğuna alışkın bir takım. Geçen yıl başarılı sonuçlarla ligi uzun süre liderlik koltuğunda götüren Ofspor, bu yıl da iki hafta önce koltuğu şöyle bir yoklamıştı ama tam yerleşememişti. Çorum ve Yozgat beraberliği ile zirveden inen Ofspor, Kars karşısında aldığı galibiyetle koltuğu yeniden ele geçirdi. Ofspor'u liderliğe taşıyan bu Kars maçını birkaç cümle ile yorumlamak istiyorum. Benim yorum anlayışım biraz farklıdır. Genelde maç yorumlarına bakınca klasik yorumlarla karşılaşıyorum. ''Arslan mükemmel aldı, şahane döndü, eksantrik vurdu ve gol oldu'' gibi yorumlar maç yorumundan ziyade pozisyonları süsleyip aktarma sanatını anımsatıyor. Ben genelde bunlara değer vermiyorum. Çünkü maça gelen taraftar zaten Arslan'ın mükemmel alıp, süper dönüp, muhteşem vurup gol attığını biliyor. Gelmeyenler de özetini siteden izleyebilir. Maç yorumlarında önemli olan husus; görünmeyen, kıyıda kenarda kalan pozisyon ve hareketleri okurlara aktarmaktır. Kars maçında oyunu beğenmeyenlere, skoru beğenmeyenlere kısa bir hatırlatma yapacağım. Tribüne gelen Ofspor taraftarının sadece sahayı görmemesi gerekir. Bu maçların öncesini ve sonrasını azıcık da olsa takip etmek zorundadır. Lige fırtına gibi giren ve ilk üç hafta liderlik koltuğunda oturan bu takımdı. Yani Karsspor'du. Üstelik bu takım geçen haftayı bay geçirdi. Yani maç oynamadı. Dinlenmiş, diri bir takıma karşı mücadele etti Ofspor. Üstelik Ligin en zor deplasmanlarından birinden dönerek. Pazar günü Yozgat maçını oynayan Ofspor, Pazartesi sabah Of'a geldi. Hem de 10 saatlik otobüs yolculuğu yaparak. Hiç dinlenemeden Kars maçına hazırlanan Ofspor'da üstelik üç oyuncu da gribe yakalanmış iğne ile sahaya çıkmışlardı. Yaşar'ın maç sonu roportajında ayakta duracak hakli yoktu. Bütün bunlara rağmen Ofspor, Kars maçında istediğini fazlasıyla alabiliyor. Demekki Oyuncular görevlerini iyi kavramış ve yerine getirmişler. Ofspor yorgun olmasa, ya da maç normal zamanında Pazar günü oynansa böyle 2-0'ı da yakalayan Ofspor, bu maçı 4-5 yapardı. Elbette önemli olan galibiyet ve aslolan 3 puandır. Erdoğan Hoca'nın ortalaması tutuyor. Puan tabelası da bunu doğruluyor. Yoğun dönemde; Pazar, Çarşamba ve Pazar maçlarının oynandığı bu dönemde ilk iki maçtan istediğini alan, Pazar gününü de bay geçirecek olan Ofspor, iyi bir dinlenmenin ardından peş peşe 12 Ekim Pazar günü Sebat, 15 Ekim Çarşamba günü de Tokatspor ile karşılaşacak. Bu süreç öncesinde Ofspor'un bir başka avantajı da Çarşamba-Pazar yoğunluğu sürecinde rakiplerinin zorlu maçlar oynayacak olmasıdır. 2.sıradaki Tokatspor, Yozgatspor ile deplasmanda karşılaşırken, Çankırıspor ise zorlu Çorum deplasmanında olacak. Bu zorlu maçlar, Ofspor'un bay geçireceği hafta sonunda liderlik koltuğunda kalmasını sağlayabilir. Evet, liderlik güzel bir duygu ama lider kalabilmek çok daha güzel. Bu duygunun devam etmesi için önce Cumartesi Konyaspor maçını kazanmalıyız. Ardından da Pazar günü Yozgatspor'un Tokatspor'u yenmesini, Çorumspor ile Çankırı'nın berabere kalmasını bekleyeceğiz. Çorum yense de sorun olmaz gerçi ama beraberlik daha güzel olur. Uzun bir ardan sonra Spor içerikli bir yazı yazmayı başardım. Herkese iyi bir hafta sonu diliyorum. |
DİĞER YAZILARI
|
bordo_mavi