SPORCA
Spor Yazarı
Nazar bozuldu - Terim bildiğiniz gibi...19 Kasım 2007 PazartesiGeçen hafta bir iş kazası yaşayarak liderlik koltuğuna geçici süre veda eden Ofspor, Gazi deplasmanında yeni bir serinin temellerini attı. Ligde kazanılan ilk iki maçın ardından Ankara’da bir kaza yaşayan ve Tarım Kredi’ye mağlup olan ekibimiz o maçın ardından oynadığı 5 maçı kazanmış, 6. maçta Çorum’a mağlup olmuştu. Hafta içerisi oyuncularla yaptığımız sohbetlerde bu Çorum mağlubiyetinin 2. serinin başlangıcı olacağını söylemeleri oldukça hoşuma gitmişti. Nitekim bu maçın sonucu da bunun göstergesi oldu. İnşallah bu seri de ilkinde olduğu gibi 5 maç sürer. İnanın 5 maç sürsün 6. maç olan içerdeki Bulancak maçının kaybedilmesine razıyım. Nedenine gelince bu periyot içerisinde sırasıyla; A.Demir, G.Hane, Kastamonu ve Tokat maçları var. Bulancak maçı ile de ilk yarı sona erecek. Varsayımlar üzerinden değil de gerçekler üzerinden yazmaya devam edelim. Geçen hafta ki iş kazası aşırı derecede moralleri bozmuş olsa da takım gerçekten erken toparlamıştı. Hafta içi kulübe uğradığımda geleneksel hale gelen çiğ köfte partisine denk gelmiştik. Ortamın normal sürecinde seyretmesi, Çorum maçının unutulmuş olması hoşuma gitmişti. Maçın C.tesi olması ilk etapta hoşuma gitti. Maça gidebilme planlarına başladık önce. Sağolsun hocalar her türlü kolaylığı göstererek takımla birlikte maça davet ettiler bizi. Ancak malum gazeteye ancak hafta sonlarımızı ve gecelerimizi ayırabiliyoruz. Hafta sonları derken aslında topu topu bir gün sayılır hafta sonumuz. Pazar günü kimseyi bulabilme şansımız yok Of’ta. Gazetenin yürümesi için bazı arka plan çalışmaları var. C.tesi günleri de onları çözmeye çalışıyoruz. Sırf bu yüzden Gazi maçına gidemedik. Bahsettiğim çalışmalar içerisinde yoğunlaşıp günü harcarken saatimin maçın ilk yarısının sona erdiği dakikaları göstermesi üzerine maça canlı bir bağlantı yapalım dedim. Bir iki yöneticiyi aradım cevap alamayınca eyvah dedim. Kesin maçta bir terslik var ki açmadılar telefonları. 3. Denemede Şeref Saral’a ulaştım. 1-0 öndeyiz deyince ne kadar mutlu oldum anlatamam. İlk yarı ile ilgili haberde de aktardığımız gelişmeleri aldık. İkinci yarının ortalarında skor teyidi için tekrar bağlandığımızda Şeref Saral’ın rahatlayamadık henüz demesi skor’un hala 1-0 olduğunu belirtiyordu. Abi dedim 2-0 olacak sıkıntı etmene gerek yok. 1-0 yeter bize dedi maç bir bitse. Son dakika da Mehmet’in bizi haksız çıkarmamak için attığı golün ardından Şeref abi arayarak “rahatladık” dedi. Bizde haklı çıkmanın zevkiyle sevincimizi katladık. Maçtan sonra Hamdi Hoca ile görüştük. Yüksel dedi “bir tek ben gol kaçırmadım” Yani takımda sahada olan herkes pozisyona girdi ve bir dünya gol kaçmış. Önemli olan en önemli nokta galip gelinmesi. Kaybedilen Çorum maçı sonrasında Böyle bir galibiyetin gelmesi güzel oldu. Bir kez daha gördük ki boş şeyleri savunmuyoruz. Bu takım çok büyük aksilikler olmadığı sürece kolay kolay maç kaybetmeyecektir. Liglerde kolay maç olmadığını her fırsatta dile getiriyoruz. Ama Ofspor’un önünde oynayacağı birbirinden önemli 4 maç var. Bu 4 maçın 3’ünde rakiplerine boyun eğmediği sürece Ofspor’u kimse durduramaz. Terim Bildiğiniz Gibi... Malta ve Moldova beraberliklerinin ardından sahasında Yunanistan’a mağlup olan Milliler, 2008 Avrupa Şampiyonası Finallerine ısrarla gitmemek istememesine rağmen bunu beceremediler. Uzun zamandır bir maçı bu kadar uzun süre izlememiştim. Maçın c.tesi akşamı olmasının avantajıyla maçı baştan sona izledim. Tabi arada bir hazırlamakta olduğumuz gazete haberlerine de göz atarak. Maça beklenmedik bir kadro ile çıkan ve ilk yarım saatte ayakları yere basamayan oyuncular ekran başındaki bizlere ecel terleri döktürüyordu. Kadroya baktığımızda “Bu oyuncular da nereden çıktı” diyenlerin sayısı azımsanmayacak kadar fazlaydı. Savunma Allah’a Emanet. Orta sahada Emre, forvette de Nihat’ın kişisel gayretlerine bel bağlayan Terim’i “Türk Milletinin Şampiyonaya katılmamayı hak etmediği için” Allah utandırmadı. Bu sırf bu milletin adınadır. Yoksa Fatih Terim’in kehaneti, başarısı falan değildir bu galibiyet. Maçtan önce gün boyu uğradığımız yerlerde yaptığımız sohbetlerde bir çok arkadaşa aynı yorumu yapmıştım. Elbette kahin değiliz. Ama Öncelikle bazı şeylere inanmış bir insanım. Maç ne olur sorularına hep aynı yanıtı verdim gün boyu. “Bu maçı alacağız. Kim oynarsa oynasın sahada 10+1 Türk olduğu sürece bu maçı alırız” dedim. Ama tek düşüncem maçtan sonra Fatih Terim’in “alçak dağları ben yaratmışım tavrı”na bu millet nasıl tahammül edecek diye üzülüyordum. Hatta maçın ilk yarısını evde izleyip devre arasında gazeteye geldim. Maç 1-1 olduğu halde ben “Terime Rağmen” manşetini hazırlıyordum. Arkadaşlar galip gelmedik ki böyle diyorsun dediler. Olsun dedim nasılsa galip geleceğiz ben manşeti şimdiden hazırlayayım. Sağolsun Fatih Terim maçtan sonraki tavırlarıyla yine beni mahcup etmedi. Maçın galibiyeti ile sevince boğulan 70 milyon Fatih Terim’in roportajıyla bir anda sevinmeyi bırakıp benim gibi Terim’e lanet okumaya başlamıştır eminim. Sevinmek elbette herkesin hakkı. Başta bu işin başında olanların tabiî ki. Ama kaybedilen maç sonrası sağa sola saldıran Terim, bu galibiyetten sonra kasılmaktan konuşmakta zorlandı. Ellerini nereye koyacağını, nasıl milletle alay edeceğini, yazar ve çizer tayfalarına nasıl sitem göndereceğini hesap ediyordu heralde. Sonuç olarak bu millet, 2008 Avrupa Şampiyonasına katılmayı hak ediyordu. Emre ve Nihat’ta bunu en iyi bilen oyuncular olarak bu işin mimarları oldular. Teşekkürler Çocuklar… Sen hariç Terim… |
DİĞER YAZILARI
|
cevahir591