SPORCA
Spor Yazarı
Ofspor'a nazar değdi12 Kasım 2007 PazartesiLider Ofspor’a nazar değdi… Ya da bir başka deyişle Ofspor Doğan Cankurtaran’a takıldı. Ne derseniz deyin. Sonuçta Ofspor sahasındaki ilk mağlubiyetini aldı. Her olayda hayırlı bir sonuç arama, ders çıkarma mantalitemiz gereği bu sonuçtan da çıkarılacak dersler olduğuna inanıyorum. Öncelikle sonucun gerçeği asla ve asla yansıtmadığını belirtmenin yararlı olacağını düşünüyorum. Geçen hafta da bahsettiğim gibi Ofspor’un işi gittikçe zorlaşacaktır. Çünkü eskiden sadece adına motive olarak maça geliyordu rakipler, şimdi birde üst düzey bir takımla oynayacakları için ekstre motive oluyorlar. Şunu baştan belirtmekte fayda var. Bu tür maratonlarda bu tür kazalar kaçınılmazdır. Ve bir iki maç kaybetmekte asla moraller bozulmamalıdır. Hepimiz bu sonuca üzüldük. Maçtan sonra söyleyecek kelime, konuşacak söz bulamadık. Ne yöneticiler, ne hocalar, ne de futbolcular duygularını ifade edemediler. Özellikle Başkan’ın morali aşırı derecede bozuktu. Maçın son bölümünü koltuğunda izleyemedi. Taraftar gibi ayağa kalkarak son dakikaların heyecanını ayakta izledi. Yukarıda da belirttiğim gibi rüyayı hayra yoralım. Geçen hafta bir sinyal gelmişti savunmaya. Bu hafta o önlemler alındı ve savunma bariz hata yapmadı. Ama sinyalin bir başkası geldi bu hafta. Biraz diri takımlar, kolay oyundan düşmeyen takımlar hele birde öne geçtiler mi işin ne kadar zor olduğını gördük. Maçın kaybedilmesindeki en büyük etkeni ben saha olarak görüyorum. Yenen gol zeminin azizliği oldu. Yaklaşık 30 metreden Barış’ın attığı şut tam kalecinin önünde çamurdan sekince filelerle buluştu. Pozisyon yokken yenen bu gol takımın motivasyonunu olumsuz etkiledi. Aslında ikinci yarının başlarında yenilen bu golden sonra yeterli süre vardı galip gelecek goller bulabilmek için. Ancak yağmurla birlikte her geçen dakika ağarlaşan zeminde pas yapmak güçleşince Ofspor top yapmakta zorlandı. Çorumspor son dakikaya kadar diri kalarak mücadelesini sürdürdü. Bu da yorulan savunmaya güçlü forvetler planının tutmamasına neden oldu. İlk yarıyı rölanti de tamamlayıp, rakibi ölçüp biçmenin ardından ikinci yarı yorgun savunmaya diri forvetler sunarak kazanma düşüncesi, gerek sahanın ağırlığı ve gerekse rakibin 1-0’ın avantajıyla kalabalık savunma yapması nedeni ile gerçekleşmedi. Mehmet ikinci yarı oyuna dâhil oldu. Önceki haftalara nazaran pek verimli olamadı. Bu da bu zeminde topu sürmenin zor olmasından kaynaklandı. Hamdi hoca bir ara maçlara özel agresifliği ile Mehmet’i durması gereken yer konusunda uyardı. Orta sahadan top gelmeyince Mehmet geri gelmeye kalktı ama fırçayı yedi. Ali Osman’ın oyuna girmesi ile Mehmet sağ tarafa geçti. Ama Çorum savunması her iki kanatta da Mehmet’e boş alan bırakmadı. Son dakikalara Veysi’nin de sakatlanarak oyundan çıkması nedeni ile doldur-boşaltlarla giren Ofspor karambol pozisyonlardan gol çıkarmaya çalıştı. Pozisyonda buldu ama Çorum kalecisi Doğan Cankurtaran Çorumspor’un Cankurtaran’ı oldu. Netice itibari ile Ofspor sahasında beklemediği bir yara aldı. Ama bu uzun maratonda önümüzde 21 maç daha var. Gazi deplasmanıyla başlayacak olan zorlu bir dönemece girmekteyiz. Bu zor maçlar öncesi bu mağlubiyetten gerekli dersler çıkarılarak gerekli önlemler alınmalıdır. Veeee Trabzonspor… Aslında fazla söze gerek yok… Ersun Yanal’ın göreve başlamasıyla bir canlılık gösteren Trabzonspor, iyi oyununun karşılığını skora yansıtamama sıkıntısını Denizli’de de yaşadı. Manisa, Ankara ve Denizli maçlarında takımın başında sahaya çıkan Yanal son iki maçta iyi futbolunun karşılığını alamadı. Ankara maçında bulduğu gol fırsatlarının değerlendiremeyince farka gideceği maçı 2-1 kazandı. Denizli maçının ilk yarısını seyredebildim sadece. Uzungöl’deydik ve ilk yarı sonunda dönmek zorunda kaldık ve 2.yarıyı seyredemedik. İlk yarıda dikkatleri çeken konu forvet hattındaki eksikliklerdi. Topu kaptığımız anda iyi çıkışlar yaparak rakip yarı sahanın ortasına kadar ilerleyebiliyoruz. Ancak buradan sonra istenilen bir türlü olmuyor ve taraftar saç baş yoluyor. Umut yetersiz. Topla derinlemesine gelen oyuncular her defasında farklı varyasyonlar deniyorlar. Birinde kaleye giderken diğerinde pas vermeye bir başkasında çalım yapmaya kalkınca rakip oyuncular topa sahip oluyor. Bu farklı varyasyonların deneme esnasında da Umut ve diğer forvete desteğe gelen oyuncular nerede durup nerde pozisyon alacaklarını bilemiyorlar. Bu da sonuca etki ediyor. Oysa bu pozisyonların birinde golü bulabilsek sonuç çok daha farklı olacak. Son bir konuya daha değinerek bitirmek istiyorum. Hafta içerisinde yerel gazetelerimizin birinde Of halkının demeçleri yayınlanmış. Şahsen ben okumadım ama arkadaşlardan edindiğim bilgiler, Of halkının Başkan Nuri Albayrak’a karşı olduğu yönünde yansıtılmış. Belediye Başkan Oktay Saral ile Kaçkar TV canlı yayını sonrası yaptığımız sohbette konu gündeme geldi. Oktay başkan oldukça sinirlendi. “Nuri başkan daha üç gün önce Of Belediyesine bir adet çöp kamyonu hediye etti. Çok kısa bir süre önce de Cumapazarı Belediyesine aynı şekilde bir kamyon hediye etmişti. Bunları Trabzonspor’un kasasından yapmadı. Şahsi şirketinden yaptı” dedi. Of halkı için gecesini gündüzüne katan birisi için Of Halkının böyle düşünmesine anlam veremedi Başkan. Gazeteci arkadaşımızın ve gazetenin adını vermeye gerek yok. Ama aynı gazetenin seçimler öncesi anketi geldi aklıma ve başkanla bunu paylaştım. Konumuz spor olduğu için o ayrıntılara girmeyeceğim. Ama şunu belirtmek istiyorum. Defalarca üzerine basa basa söylediğim bir düşüncem var. Trabzon camiasında “OF” kelimesinden aşırı rahatsız olanlar var. Bu sadece spor ve siyasette değil her alanda öyle. O nedenle iyi ve kötü günlerimizde birbirimize destek olmamız gerekmektedir. Başkan Nuri Albayrak sütten çıkmış ak kaşık değildir belki. Elbette hataları vardır ve olacaktır da. Ama kim ne derse desin Sayın Albayrak’ın bir dönem daha Trabzonspor Başkanı olarak kalması bizler için çok büyük bir artıdır. Kongre sürecine doğru bu konuya tekrar döneriz. Şimdilik bu kadarını paylaşmak istedim. |
DİĞER YAZILARI
|
bordo_mavi