KÖŞE YAZISI

SPORCA
Spor Yazarı

Of'un kurtuluşu ve köye dönüş

03 Mart 2008 Pazartesi


En Anlamlı Kurtuluş Bayramı

Of’umuzun düşman işgalinden kurtuluşunun 90. yıl dönümünü kutladık perşembe günü.
Anıt önünde başlayan kutlama kaymakamlıktaki tebriklerin kabulünün ardından ilçe stadında devam etti.

Kuzey Irak’a yapılan Kara Operasyonu ile aynı günlere denk gelen kurtuluş yıldönümümüz bir kat daha coşku ile kutlandı. Başkan Oktay Saral’ın duygu yüklü ve heyecanlı konuşması göğsümüzü kabarttı. Başkan’ı ilk defa elinde yazılı bir metinle kürsüye çıkarken gördüm. Ama başkan her zaman ki gibi yine duygu ve düşüncelerini kazıdığı beyninden kağıda bakmadan ifade etti. Zaten rüzgar da kağıtların kürsüde durmasına izin vermedi.

Törenlerin her zaman ki gibi en önemli anı temsili kurtarma anı idi. Gösteri savaşı bile olsa bu tür ortamın ortasında bulunmak insanı heyecanlandırıyor. Savaş muhabirlerini hatırladım bir an. Göç sahnesinde ve askerlerimizin şehit düştüğü sahnede gözyaşlarımızı tutamadık. Geçen yılki törene seminerde olmam nedeni ile katılamamıştım. Ama çok güzel olduğunu dinlemiştim arkadaşlardan. Bu yıl da aynı dönemde yine seminer vardı ama bu programında olması nedeniyle katılmayı pek istemedim. İyi de yapmışım.

Profesyonel oyunculara taş çıkartan öğrencilerimiz bir aylık bir çalışma ile muhteşem bir gösteri sundular. Hem öğrencilerimizi, hem de onları hazırlayan öğretmen arkadaşlarımızı ve idarecilerimizi tebrik ediyorum. Programdan sonra programın hazırlanmasında büyük emek verenlerden olan hocalarımız Özcan Demirel ve Adnan Çolak ile sohbet ettik. Programı nasıl bulduklarımızı sordular. Bir aydır bunun için çalışıyoruz dediler. Gerçekten güzel çalışmalar bunlar. Yüce Mevlanın yarattığı dışında hiçbir şey kusursuz değildir bu âlemde. Elbette eksik arayan bir şeyler bulacaktır. Ama çalışınca nelerin başarılabileceği ortada.

Yeri gelmişken bir noktaya da değinmeden geçmeyelim. Okullarımızın düzenlediği çeşitli etkinliklerde bulunuyoruz. Bizim öğrencilik dönemlerimizde olmayan birçok şey var şimdi. Bizlerin hayalini bile kuramadığı olayları yaşıyor öğrenciler. Tiyatro gösterileri mesela. İlköğretim öğrencileri bile gazete çıkarmaya çalışıyor. Ben bunları sevgili öğretmenlerimizin başarısı olarak görüyorum. Çocuklara ne verilirse onlar onu öğreniyor. Bir kez daha “Kurtuluş Gösterisi”nde yer alan öğrencilerimizi kutluyorum.


Köye Dönüş Başladı

Malum belediyeci olduğumuzdan bu aralar gündemimiz bir hayli yoğun. Belediyelerimizin akıbetleri üzerinde çeşitli spekülasyonlar yapılmaya, yazılıp çizilmeye ve konuşulmaya devam ediliyor. Bu konu ile ilgili geçen hafta hazırladığım yazımı yoğun gündem ve yer sıkıntısı nedeni ile yayınlayamamıştık. Zaman çabuk geçiyor. Gelişmelerde o derece hızlı oluyor. Biz düşüncelerimizi nasıl olmasının daha doğru olacağını ortaya koyamadan kanun tasarısı meclise geldi bile. Belki de siz bu yazıyı okurken kanun meclisten geçmiş olacak. Ama ben bugüne bakarak birkaç kelime etmek istiyorum. Malum pazar günündeyiz. Tasarıyı biraz inceledim. Tasarı, ekleriyle birlikte toplam 92 sayfa. Ama biz bizi ilgilendiren kısımlarına ağırlık verdik.

Kesin olan bir şey var. O da şu. Bu belediyeler mevcut hali ile seçime giremeyecekler. Yani Ballıca’nın, Cumapazarı’nın, Eskipazar’ın, Gürpınar’ın, Ataköy’ün, Uzungöl’ün, Taşkıran’ın, Gülderen’in ve Balaban’ın 1 Nisan 2009’dan itibaren başkanları ve meclis üyeleri bulunmayacak. Tabi tekrar etmekte fayda var bu bahsettiklerimiz şu anki tasarı ile geçerli. Kanun mecliste değişikliğe uğrar, Ek 44 sayılı liste 2000 rakamı yerine 1500’e göre yeniden şekillenirse durum değişir. Yani en küçük bir değişiklik her şeyi değiştirebilir.

Netice itibari ile belediyeler üzerinde bir çalışma yapılması gerekirdi. Ama şeklinin rakamlarla olmaması gerekirdi. Yani çocuk derslerde çok iyi. Ancak sınav günü başı ağırdı ve 49 puan alabildi ancak. Diğer çocuk ise derslerde kötü ama sınavda kopya çekmeyi başarmış ve 51 alarak geçmiş. Bu doğru bir yaklaşım değil. Burada sınav örneğini nüfus yazım anı değil, belediyenin rutin çalışma anı ve hizmetlerini ifade etmek için kullandım.

Kanun tasarısının gerekçesinin en önemli noktası bu kurumların hizmet eden değil, borç üreten birer kurum haline gelmiş olmalarına işaret edilmesidir. 2005 yılında bu belediyelerin borçlandırılması yeniden yapılmış, ancak geçen süre içerisinde borçlar azalacağına artmaya devam etmiştir.

Mevcut yapıları ile 1-2 personelle idare edilen belediyeler hangi yazıya cevap vereceğini şaşırmış vaziyette bu işin nereye kadar devam edeceğini beklerken bu durum meydana geldi.

İşte bu gerçeklerden hareketle bu belediyelerin nüfus rakamına göre kapatılması yerine, yakın belediyeleri birleştirme ve yakın köyleri bu belediyelere katma yönüne gitmiş olsalardı daha doğru olabilirdi. Nasıl ki Eminönü ilçesini kaldırıp bazı ilçeleri birleştirip ve 43 tane yeni ilçe kurabiliyorsan ve bunları kanunda tek tek yazıyorsan, belde belediyelerini de il il belediye adı zikredilerek her belediye ye mevcut durumuna göre yeniden bir düzenleme yapılabilirdi. Çok uzun bir iş olduğunu sanmayın. Şimdi ben size 3-5 cümle ile bölgemizin çözümünü anlatayım.

Balaban ve Hayrat belediyelerine komşu köyleri bağlayarak bölgede güçlü birer belediye haline gelmesi sağlanabilirdi. Kıyıcık ve Eskipazar belediyeleri tek çatı altında toplanabilirdi. Ballıca Belediyesi Fındıkoba, Dumlusu, Saraçlı ve Yemişalan köylerinin katılımı ile güçlü bir belediyeye dönüşmesi sağlanabilirdi. Bölümlü, Uğurlu, Gürpınar ve Cumapazarı belediyeleri birleştirilerek Dernekpazarı ilçesi yerine burada çok daha güçlü bir ilçe belediyesi teşkil edilebilirdi. Uzungöl’e, Ataköy’e ve Taşkıran’a komşu köyler katılarak köy sorunlarına da daha sağlıklı çözümler üretilebilirdi.

Biliyorum olmaz, olamaz diyorusunuz. Ama bu belediyelerin kapatılması olayı için de olamaz yapılamaz, verilmiş haklar geri alınmaz deniyordu ancak sonuç ortada. Elbette yukarıda da bahsettiğim gibi henüz hiçbir şey bitmiş değil. Bekleyelim ve görelim Mevla neyler, neylerse güzel eyler.

Fırat Aydınus ve Ünal Karaman

Konya maçına üzülmedim desem yeridir. Çünkü geçen hafta da demiştim. Şampiyon olacak halimiz yok. Küme de düşmeyeceğimize göre puan çok önemli değil. Ünal Karaman en sevdiğim spor kişilikleri arasında başrolde yer alabilecek bir insandır. Altı haftadır süren şanssızlığının sona ermesine sevindim. Konya bu ligde kalması gereken bir takım. Gerçi orada yaşadığım 5 yıl içerisinde 1. lige (O zamanki adıyla) çıkmayı başaramamışlardı. Konyadayken bir Trabzon maçı seyretmek nasip olmadı. Selçuk Üniversitesinde Trabzonlu öğrenci sayısı hayli fazla. Biz izleyemedik bari onlar izlesinler Konya'da Trabzon'u. O nedenle ligde kalması açısından önemli bir 3 puan aldılar.

Ama Fırat Aydınus’a gelince tek kelime yeter sanırım. Geçen hafta Erman ile Şansal’ı fazla dinlemiş. Elini vijdanına koymasını tavsiye ediyorum. Penaltı nasıl olur diye biraz eğitim alması gerekir sanırım.

Bir var... bir yok...

Ofspor ikinci yarıya iyi başlayamadı. Evde aslan dışarıda kuzu misali kör topal ilerliyoruz. Eski hastalık yeniden nüksetti anlaşılan. İlk yarıda çok iyi deplasman maçları kazandık. Kazandığımız puanları bu dönemde cömertçe harcıyoruz. İlk defa yenildiğimiz bir maç sonrası hakem konuşmamak ta güzel. İzlemedim maçı ama ne yöneticiler ne de hocalar hakeme tek laf etmediler. Pozisyon bulduk ancak değerlendiremedik. Kendi kalemize gol atma şanssızlığı yaşadık sonuçta yenildik. İki maç üst üste kazansak arkasının geleceğine inanıyorum. Bir kere bu takım çıkamayacak gibi düşüncelerin asla geçerli olmadığına inanıyorum. Bu takım bu ligi lider olarak tamamlayacaktır. Bu sistemle bile giderse yani içerde maç kaybetmezse Tokat açı da içerde olduğuna göre sorun yok.

Sonuçta ne olursa olsun her maç kendi içinde değerlendirilmeli ve her maça 3 puan düşüncesi ile bakılarak hazırlanmalı. Bu hafta sonu oynayacağımız Divriği maçı çok önemli. Bu maçın ardından Ünye ve Çorum deplasmanlarına çıkacağız peş peşe. İki maçta birbirinden zorlu maç. Allah göstermesin Divriği maçındakaybedilecek puanın oluşturacağı moral bozukluğu ile Ünye ve Çorum maçları kötü geçebilir. O nedenle Divriği maçına çok ciddi hazırlanılmalı.

Haftaya görüşmek üzere hoşçakalın.


DİĞER YAZILARI
Gösterim : 366
YORUMLAR (0)
Yorum Ekle ...  (üyelik gerektirmez)
| İletişim ve Künye | Sözleşme ve Telif | e-Reklam | Sitene Ekle |

© 2008 | Tüm Hakları Saklıdır
Tasarım ve Programlama : Murat Kumandaş