KÖŞE YAZISI

EĞİTİME BAKIŞ
Eğitimci Yazar

Polat Alemdar suçlu mu?

01 Mart 2007 Perşembe


Başkalarının izinden gidenlerin ayak izi belli olmaz, derler. Ama aslında hepimiz başkalarının izinden gideriz. Daha bebeklik döneminden itibaren kendimize modeller seçeriz. İlk modelimiz anne ve babalarımızdır. Babalar hep güçlüdür; onlar herkesi dövebilirler.

Ergenlikle birlikte başka modeller hayatımıza girer. Bunlar çoğunlukla da film ve romanlardan fışkıran gölge kahramanlardır. Herkes iç dünyası ile bağlantılı olarak biriyle özdeşlik kurar. Farkında olalım veya olmayalım bu kahramanlar bizi işler ve biçimlendirirler. Zaten en etkin öğrenme biçiminin modelden öğrenme olduğunu herkes bilir.

Şahsen benim bugünkü kişiliğimin oturmasında, dünyayı, olayları algılayış biçimimde, seçtiğim meslekte hep son çocukluk dönemimde okuduğum tarihi romanlar, Tarkan, Kara Murat, Malkoçoğlu gibi çizgi roman ve film kahramanlarının etkisi vardır.

Benim zamanımda Tarkanlar, Muratlar, Deli Baltalar, Malkoçoğulları vardı. Şimdilerde de Polat Alemdarlar var. Aynı şey mi acaba diye düşünenler olabilir. Zaten bu yüzden fırtınalar koparılıyor. Tartışmalar, yorumlar gırla gidiyor. Şiddeti özendiriyor, ayrımcılığı körüklüyor diyenler var. Ayrımcılık konusunda bir şey diyemem ama özellikle gençlik ve şiddet ilişkisinin temeline Polat Alemdarı yerleştirmek haksızlıktır.

Bu ülkede Rambolar, Racky’ler yıllarca oynandı. Televizyonlarımızdan halen en kanlı amerikan filmleri arzı endam ediyor. Bunları es geçip Kurtlar Vadisini suçlamak ne kadar doğru. Saçlarını Rambo gibi uzatıp, vücutlarını sergileyenler oldu. Gençler Polat ismini takma ad olarak kullanıyormuş. Yahu kardeşim halen isminden çok Rambo lakabıyla anılan insanlarımız var. Onlar için bir şey dendiğini hatırlamıyorum. Rambo tiplemesi de Polat tiplemesi de idol olmuşlardır. İkisi de adam öldürdü, kafa kopardı. Şiddet ikisinde de vardır.

Özellikle okullarda şiddetin sebebi (eğer artmışsa) bu film değildir. Kendilerine Rambo diyenlerde olmuştur, Polat diyenlerde. Ama bu isimleri kullandıkları için kavga etmiyorlar. Kavgaların sebebi bir türlü bir zemine oturtulamayan kız – erkek arkadaşlığıdır. İstatistiklere bakın bu oran yüzde 90’dır. Ve sebebi de Kurtlar Vadisi değil, malum başka dizilerdir. Kızlarımızı kafes arkalarından kurtardık deyip; sokaklarda kafesleten anlayıştır. Hem şiddetin okullarda varlığı yeni bir şey de değil.1970’li yılları ne çabuk unuttuk. O zamanlar aşırı politize olmuş gençler vuruşuyordu şimdilerde depolitize olmuş gençlik dövüşüyor. O zamanlar devgenç vardı, şimdi sevgenç var. O zamanlar ülkücüsü vardı; şimdilerde flötrcü var. Sevdalarımız değişti ama kavgalarımız değişmedi. Bir de mutlak otoritenin mutlak saygınlık olduğuna inanan bir toplumda öğretmenin otoritesi de sarsılınca okullarda mevcut durum ortaya çıktı. Cezadan korkan bir toplum değiliz. Kanunsuz kahramanlarımızın sayısı hiçte az değil. Biz erdeme inanırız. Erdemi alırsan ve yerine bir şey koymazsan yasalarla bu işi kontrol edemezsin

Dedik ya genç kendine muhakkak bir model bulur. Köşe dönücülüğün, para için namus satmanın, mafyanın, her türlü değer düşmanlığını cesaret olarak sunan medyanın hâkim olduğu bir toplumda hangi örnek modeli sunulabildi de Polat Alemdar modeline kızılıyor. Sonuçta Polat kadın satmaz, uyuşturucu satmaz ve vatan hiç satmaz. Ayrıca kendini gerçekleştirme yolu eğitim değil eritimle engellenen nesil elbette kendi olamıyorsa başkası olacaktır. Hani bir söz vardır. Yerdeki çukur bir şekilde dolar. Ya kendin temiz suyla doldurursun ya da yağmurla gelen necis suya katlanırsın. Osman Yüksel Serdengeçtiyi bilen bilir. Kendisi milletvekilliği de yapmıştır. Bir gün meclise kalpağıyla gelince devrin bakanlarının birinin azarı ile karşılaşır. Hazır cevaplılığı ve taşı gediğine koymakla ünlü olan Serdengeçti lafı yapıştırır. “Kardeşim benim kalpağımla uğraşacağına dışarıdaki k.lt.klarla uğraş”

Bu yazıyı okuyanlar benim Kurtlar vadisi dizisi hayranı olduğum sakın düşünmesin. Biliyorum herkes böyle diyor ama ben gerçekten bu diziyi takip etmedim. Toplasan on onbeş bölümünü anca seyretmişim. Ve de toplumda hassas olan, kanayan bir yaradan rant kokusu aldığımdan yayından kaldırılmasından da yanayım. Ancak bu dizinin günah keçisi yapıldığına, şiddet konusunda düpedüz haksız saldırılara maruz bırakıldığına ve de dayanağı olmayan ithamlarla saptırma yapıldığına inanıyorum. . Hepsi bu.


DİĞER YAZILARI
Gösterim : 782
YORUMLAR (4)
emrblk
(09 Mart 2007 Cuma - 11:27)
öncelikle selamlar değerli hocam.
o kadar güzel anlattınız ki. hele de şu, günümüzde okullardaki şiddetin kaynaklarının neler olduğu bölümünü. kaleminize kuvvet mi derler artık ne derler bilmiyorum ama gerçekten ağzınıza sağlık. gerek okulda gerekse sokaklarda var olan şiddetin kaynağı, değindiğiniz gibi kız-erkek arasındaki -arkadaşlık da denilmez ya- çerçeve dışına taşırılmış ilişkiler. taşırılmış diyorum çünkü birileri bunu bilerek yapıyor. neye hizmet ettiği bilenen bu zındık yayıncıların yapmaya çalıştıkları da bu olsa gerek. bu konuda eğitimcilerden önce ana-babaya düşen çok önemli görevler var. bunların en önemlisi ise medya manipüle etmeden, ana-baba nın çocuğunu yetiştirmesi. nasıl mı? tabiki örnek olarak...
saygı ve hürmetler..
trabezanli
(05 Mart 2007 Pazartesi - 20:36)
suçlu olanlar polat alemdarlar değil polat alemdar ve benzeri yapay isimleri ortaya atanlar olsalar gerek onların ve onları izleyenlerin sırtlarından rant sağlayan türkiye cumhuriyetinin olmayan sorunuhalinegetirilen yıllarca sömürülen halkına göz göre göre elaltından sopa gosterilerek yıllarca uyutulan daha sonrada gerçekleri yansıtıyormüş gibi göstermeye çalişmak bu ülkenin sırtından rant sağlayanlara herşeyede kılıf uydurmasını iyi biliyorlar gelinde bu hokabaz ve şarlatanları görün insanların toplumun değer yargılarıyla oynadıklarını hiçe saydıkların hep beraber görme zamanı gelmiştir onlar akılları sıra bizleri yani beni diyorum toplumda bu tür önemli konulara infiali uyanan binlerce insan olduğuna inanıyorum bu ülke hepimizin ......
rabdik
(02 Mart 2007 Cuma - 13:07)
Şiddetin artmasında du dizinin etkili olduğuna inanmıyorum.Dizinin yayından kaldırılmasında etkili olan,anlatılan ve gözler önüne serilen gerçeklerdir.Toplumda bunun farkıda zaten.Dizinin yerine o gece bir belgesel yayınlandı.KAN UYKUSU ..Belgeseli seyrederken şöyle düşündüm...Bu dizinin yayından kaldırılmasında etkili olan güçler şimdi bu belgeseli seyrediyorlarmı acaba? Belgeseldeki olaylar,gerçekler,ağlayan analar ,askerlerin ,komutanların anlattıkları tüyler ürperticiydi..
şimdi... belgeseli seyredenler,toplumun bütünlüğünü ve huzurunu bozanlara karşı fikirlerini dahada netleştirmedilermi?Bu net bir gerçektir ve diziyi yayından kaldırmakla bunu asla yok edemessiniz.
bence belgesel her hafta yayınlanmalıdır.malum çok çabuk unutuyoruz...
sebahattin
(01 Mart 2007 Perşembe - 16:03)
bence de diziye haksızlık yapıldı,ancak bu sayede belkı bundan sonra bu şekilde doğabilecek yapımlar önlendi,bu da toplumumuz ve gençlığımiz için yararlı olur ne dersiniz?elinize sağlık
Yorum Ekle ...  (üyelik gerektirmez)
| İletişim ve Künye | Sözleşme ve Telif | e-Reklam | Sitene Ekle |

© 2008 | Tüm Hakları Saklıdır
Tasarım ve Programlama : Murat Kumandaş