KÖŞE YAZISI

ŞANLI TARİHİMİZ
Araştırmacı Tarihçi - Yazar

Ruslarla yapılan savaşta Hamzalı Köyü

15 Kasım 2006 Çarşamba

Röportajlarımdan birini Ahmet Remzi İbrahimoğlu (Hasan Efendioğlu) ile yaptım. O, 1916 Of-Rus savaşlarında mücadele verip muhacirliğe çıkan binlerce Of ve Çaykaralıdan biri. "Yaz oğlum yaz" diyor. "Yaz ki dünya-alem bilsin neler gördü bu kafalar, neler çekti."


Derin bir iç geçirdikten sonra I. Dünya Sa-vaşı Galiçya Cephesi kahramanlarından olan amcası İlyas Mumsuz Efendi’nin kendisine anlattıklarını kesik kesik anlatı-yor bana.

“Amcam, 1899 Osmanlı-Yunan harbinde savaşmıştır. Bu savaşlarda Yunanlıların Trakya’dan atılıp, Mora Yarımadası’na kadar kovalandığı savaşlarda çavuş imiş. En insafsız, aynı za-manda da en korkak düşman Yunanlardı. Geçtikleri yerlerde yaptıkları tahribat hiç onarılmaz cinstendi. Hele sivil halka et-tikleri işkence....

Neyse, Bulgarlar da rahat durmuyor, Tuna’yı geçip Bükreş’i almak istiyorlarmış. Fakat bozguna uğramışlar. Hemen arka-sından Almanların Tuna’da yaptırdığı büyük köprüye Türkler 50.000 kişilik bir askeri kuvvetle bindirince Bulgarların alama-dığı Bükreş’i bir ikindi vakti fethetmişler. (Burada 1. Dünya Sa-vaşından bahsedilmektedir)

Bükreş’te Türk bayrak ve sancağı dalgalanırken Almanlar kendi bayraklarını asmak istemişler. Bu yüzden iki tarafın as-kerleri arasında çıkan tartışma daha da büyüyerek kavgaya dönüşmüş. Türkler haklı, çünkü Almanlar savaşmadan mütte-fiklerinin aldığı yere sahip çıkmak istiyor. Sonradan kavga e-denleri ayırmışlar ortalık öylece yatışmış.

İlyas Mumsuz Efendi, Bükreş’te bir kadınla evlenmiş. O sı-rada Batum, Türk ve Almanlar tarafından işgal edilince ordu oradan ayrılmış ve bir kısım askerle birlikte Batum’a gitmiş. Ancak Türk askerler buraya gelir gelmez Almanların, “sizin sı-nırınız Arpaçay” demesi üzerine yine bir kavga çıkmış. Yüksek rütbeli Alman subayların araya girmesiyle meselenin büyümesi önlenmiş ve Türkler Batum’dan çıkmış. Amcam İlyas Mumsuz Efendi, bu olaylardan sonra harap olmuş bir vaziyette geldi köye.

Doğu Cephesi’ndeki savaşlara sadece Hamzali’den 33 kişi katılmış, vatan uğruna hepsi de şehit olmuşlardır.

1916 senesinde Ruslar gelerek Hamzali’yi aldılar. O zaman ben 8 yaşındaydım ve hayal meyal hatırladığıma göre amcam da köyde bizimle beraber kalıyordu. Ruslar, köydeki bütün ev-leri hastane olarak kullandılar. Ama işgalleri sırasında, halka kötülük yapmadıkları gibi bizlere (çocuklara) ekmek, şeker da-ğıtıp ailelerin temel ihtiyaçlarını gidermeye çalıştılar. Ancak, bizim insanımız esarete alışık olmadığı için muhacirliğe çıkma-ya niyetlendi. Bütün köy yola koyulmuşken Ruslar, Kraliçe Mariya adlı savaş gemileriyle geri dönmemiz için top atışına başladı. Ama karar verilmişti bir kere, kimse dönmedi, Ruslar bu yoğun baskı karşısında hiçbir Of ve Çaykaralının kılının kı-pırdamadığını görünce hayrete düşmüşlerdi.

Trabzon Havalisi Kumandanı Avni Paşa, Yavan’da (Sugeldi) karargah kurup Of’lu vatandaşlardan gelip kendisine yardım etmesini istemişti. O sıralar, Of’un en meşhur eşkıyala-rından Kofoğlu Hasan Mumsuz Efendi’yi görmüş ve “Avni Pa-şa bana silah versin, Rus komutanının kafasını getireyim” diye bir laf etmiş. Bu, Avni Paşa’nın kulağına gidince, derhal ona kasalı bir tüfek ile mermi verdirmiş. Kofoğlu Hasan ve çetesi-nin adı bu olay üzerine daha çok duyuldu. Kofoğlu, küçük çe-tesiyle Ruslara gerçekten büyük zararlar verdirmiş, çok düş-man öldürmüştü.

Oflular savaşı kaybetmek üzereydiler fakat teslim olmuyor-lardı kesinlikle. Mumsuz Hasan Efendi, Çufarukse’de bulunan devrin büyük alimlerinden Hacıabdullahoğlu Kamil Efendi’ye akıl danışmak için yola çıkar. Yolculuğu sırasında Kofoğlu Ha-san rastlar ve Ona “Hani kralın kafasını getirecektin?” diye so-rar kinayeli. Kofoğlu, elindeki tüfeği göstererek mertçe “Bunlar çubuk oldu. Silahımız olsaydı gene getirirdim” cevabını verir.

Bu bölüm Doğu Karadeniz Muharebelerinde OF DİRENİŞİ adlı kitabımdan alınan bir bölümdür.

DİĞER YAZILARI
Gösterim : 1.477
YORUMLAR (4)
  hamzali (03 Temmuz 2007 Salı  10:19)
Kendi akrabam olan Ahmet remzi ibrahimoğlunun hayatını ilk defa bu kadar net bir şekilde okumuş oldum ve çok faydalandım .Bu vesile ile sayın hocam a nadirane katkılarından dolayı çok teşekkür ederim .
  sercan61 (03 Haziran 2007 Pazar  14:16)
sayın hocam OF kültürüne yapmış olduğunuz bu büyük hizmet için size sonsuz şükranlarımı sunuyorum.
  hasimalbayrak (16 Kasım 2006 Perşembe  23:51)
sanatçı nasıl alkışı severse yazarda yazısının okunmasını sever.siz bana sevinmem için katkıda bulunduğunuz için asıl ben size ve tüm okuyuculara teşekkür borçluyum. haşim albayrak
  dede (16 Kasım 2006 Perşembe  09:34)
sayın hocam yazılarınız zevkle okuyorum,bilmediğimiz konularda bilgilendirdiğinizde dolayı teşekkür eder saygılar sunarım.

Yorum Ekle...  (üyelik gerektirmez)

| İletişim ve Künye | Sözleşme ve Telif | e-Reklam | Sitene Ekle |

© 2008 | Tüm Hakları Saklıdır
Tasarım ve Programlama : Murat Kumandaş