KÖŞE YAZISI

EĞİTİME BAKIŞ
Eğitimci Yazar

Sivas Sivas olalı...

15 Ağustos 2007 Çarşamba


Herkes bilir ama konu gereği vurgulamakta fayda var. Klasik batı müziğini halka sevdirmek amacı ile bir kampanya düzenlenir. Pilot illerden biri de Sivas’tır. Halk bir şekilde ikna edilerek (!) konsere gelmesi sağlanır. Konser uzun sürer; halk resmen isyanlardadır ama sesini de çıkartamaz. Sonunda konser biter ve millet kendini dışarı atar. Çıkanlardan birine konserin nasıl geçtiği sorulur; cevap tarihe geçecek niteliktedir. “Sivas Sivas olalı Timur zulmünden sonra böyle zülüm görmedi.”

Sezonun ilk maçıdır diyerekten, yüreğimde İnter Toto acısı maça gittim. Stat tıklım tıklım. Maç başlar, takım kötü oynamaktadır. Sivas’ta sert oynuyor. Sarı kartlar havada uçuşuyor. Özellikle Mehmet Yıldız son derece agresif, sağdan soldan yaylım ateşi şeklinde üzerine küfür yağıyor. Sonra koro halinde karşılıklı en pis küfürler yapılıyor. Maçta gurbetçilerimiz var. Çoluk çocuk maça gelmişler. Küfürlük bir pozisyon oluşmasın diye dua ediyorum. Ben utanıyorum. Küfreten binler ama bağırtan iki kişi. O iki kişi maçtaki tepkinin rengi ve çeşidi. Mesele bu iki kişiyi küfür söyletmemek, bu kadar basit.

Sonlara doğru Sivas iyi top oynamaya başladı. Yaklaşık beş dakika seyirci tarafından (ben dahil) alkışlandı. Tam o sırada bir gol attık, ardından faullü bir pozisyon ve olaylar.
Basında herkes atıp tutuyor. İstanbul uleması da fetva veriyor. İstanbul takımlarının paralı silahşorları, yargılamayı yaptı cezayı kesti bile.

İki saat maçın başlamasını bekledik. Ulan, dünya tarihinde eşi benzeri görülmemiş olan Galatasaray - Fener maçını bitirdin de şimdi ne oldu, diyerek bir taraftan hakemin adaletine kızdık. Bir taraftan maçın başından beri tekme atıp, sonra bir tekmeden dolayı kuduran ve bir türlü sakinleştirilemeyen, sonra da sahaya giren bir kendini bilmezi linç etmeye kalkan Sivaslı futbolculara nefret ettik.Beri taraftan otuz saniye kala sahaya girerek, maçı iptal ettiren ve Trabzon’u futbol literatürüne sokan taraftarı Allah’a havale ettik. Yani anlayacağınız Trabzon Trabzon olalı böyle zulüm görmedi.

Şimdi taraftar sahaya girdi diye puanımız kesilip,hükmen yenik sayılarsak Türkiye’de futbol biter. Maça her türlü insan gider. Adam delidir zaten, atlar sahaya girer. Ev sahibi yandı. Bir şampiyonluk maçında para ile ayarlarsın üç beş adam. Baktın maç gidiyor, salarsın sahaya aldın üç puanı. Saha kapatmak anlaşılır bir cezadır ama puan silmek ve karşı taraf yenikken maçı ona vermek vicdanları yaralar. Sahada yeneceğim seni, masa da maçı alacaksın. Sebep iki deli sahaya indi. Şimdi üç beş kişi yüzünden on milyon taraftara ceza vereceksin öyle mi? Suçun bireyselliği işi ne oldu. O zaman şimdiden düşürün bizi kümeye. Çünkü bizde deli çok veli çok.

Adam televizyondan hüküm veriyor. Keseceksin cezayı taraftar aklını başına devşirecek. Yani şimdi taraftar maçı bırakıp sağını solunu kontrol edecek, sahaya atlayanları yakalayacak öyle mi?

Bütün bunlardan şu sonucu çıkartmakta da fayda var. Futbol sahasına futbolcu dışında birileri girdiğinde kriz çıkıyor. Siyaset sahnesine de siyasi aktör dışındakilerin girdiğinde çıktığı gibi…

Timur Anadolu’ya girer. Sivas üzerine yürür ve kaleyi düşürür. Tabiri caizse Sivas’ta taş üstüne taş ense üstüne baş koymaz. Osmanlı hakanı Yıldırım Beyazıt’ın oğlu da savaş sırasında ölür. Sivaslılar bunu hiç unutmazlar. Bugün Sivaslıyı vur ama Timur’dan bahsetme derler. Ben de aynı şeyi diyorum. Beni vur ama Sivas deme…




DİĞER YAZILARI
Gösterim : 1.287
YORUMLAR (1)
sebahattin
(20 Ağustos 2007 Pazartesi - 08:51)
Hocam yazının başından son paragrafı hariç tüm kısmı için düşüncelerimiz aynı,bu arada bı antiparantez açmak istiyorum,sahaya giren taraftarlar asla ts li değiller ve de olmamalılar,zira taraftar takıma faydalı olan insan dır,burdaki durum ortada.
son paragrafı için birşey diyeceğim,
Yorum Ekle ...  (üyelik gerektirmez)
| İletişim ve Künye | Sözleşme ve Telif | e-Reklam | Sitene Ekle |

© 2008 | Tüm Hakları Saklıdır
Tasarım ve Programlama : Murat Kumandaş