EĞİTİME BAKIŞ
Eğitimci Yazar
Susmak üzerine02 Haziran 2008 PazartesiOnlar sanıyorlar ki; sussak mesele kalmayacak, halbuki biz sussak tarih susmayacak, tarih sussa hakikat susmayacak.''Vurun ama önce bir dinleyin'' demiş Romalı komutan. Biz de ise ''vurun söyletmeyin, susturun'' her zaman daha geçerli olmuştur. İnsanlar niçin konuşturulmak istenmez? Belki söyleyeceklerinden korkuluyordur. Belki de diyeceklerinin bir önemi yoktur. Oysa söz denmek için verilmemiş midir insanoğluna. Her ne kadar insanlığın ortak öğreti mirası susmayı konuşmaktan daha fazla tavsiye ediyor olsa da insanlık her zaman konuşmuştur. Friglerin meşhur kralı Eşek Kulaklı Midas'tan Hindistan'ın üç maymununa kadar söz üzerine binlerce darbı mesel anlatılmış, atasözleri, özdeyişle ve şiirler söylenmiştir. İnsanlık konuştuğu için zindana atılmıştır, ağzına acı biber sürülmüştür, bazen kafası kopmuştur bazen dili. Ama o hep konuşmuştur. Az ve özlü konuşmak istenilen bir şeydir ama zordur. Bir kere yetenek ve bilgi gerektirir. Yani eğitim şart. Oysa herkes eğitimli olamaz ama herkesin ağzı var. Ve anlatması gereken dertleri, söylemesi gerekli sözleri vardır. Üstelik eğitim konuşmayı öğretir ama susmayı öğretemez. Kimi söz odun gibidir, kimi söz bülbül ötüşü, kimisi kelimelerle savaşır kimisi sevişir ama herkes konuşur. Çoban koyunla dertleşir, çiftçi komşusuyla halleşir, kadın kocasını, öğrenci hocasını bekler. Hep konuşmak için. Kimi ekmek satmak için, kimi ekmek almak için, kimi de hava atmak için, kimi bozmak için, kimi yapmak için, kimi de iş olsun diye; kimi dili ile kimi kalemi ile kimisi de susuşu ile konuşur. Kimisi ciğerden kimisi karından konuşur. Ama konuşur. Susmak erdem mi bilmem ama suskun insanlar ve toplumlar sukut etmiştir; susmak ölümdür o zaman. Zulme şahit olunca gözler, dil dile gelmeli yoksa susmak günahtır o zaman. Hoşgörü sürmek yaraya istenilen şeydir ama eğer gidiyorsa hayâ susmak gaflettir o zaman. Tarih konuşanların bazen de haykıranların tarihidir. Susturmaya çalışanlar hep olmuştur, hep olacaktır. Ozan'ın dediği gibi ''Diyorlar ki sus, sus, sus, susmam susmam susmam ben. Varken bunca namussuz susmam susmam susmam ben'' Susmak ihanettir bu zaman. Bazen her ağızdan bir söz çıkar. Kavramlar birbirine tokuşturulur. Kakofoni pompalanır insanlara, çatlak sesler hoparlörlere verilir erdemli çoğunluk bastırılır ve millet tabanca sesiyle gelen suskunluğa susandırılır. Susamak aptallıktır o zaman. Bazen nefes almak gerek. Konuşmamak susmak demek değildir elbet.Zaman ve mekan da önemlidir konuşmaya. Sabır direniştir bu zaman. İnsanlar konuşa konuşa hayvanlar koklaşa koklaşa anlaşır demişler. Susmak anlaşmak değildir. Susmak barış değildir. Susturmak çözüm değildir. İnsanlar susmuş olsaydı bugün ne konuşabilirdik, bugün susarsak yarın ne konuşacağız. |
DİĞER YAZILARI
|
ziyaretci
ziyaretci
ziyaretci