SPORCA
Spor Yazarı
Tahkim, Aydınus, Bölümlü ve Of25 Eylül 2007 SalıSüper ligde gelenin vurduğu gidenin vurduğu Trabzonspor’umuza son darbeler üst üste geldi. Önce Tahkim kurulu kırk gün bekleyip bir gece daha bekleyemediği 3-0 hükmen yenilmemiz kararıyla tüm Trabzonspor camiasına müthiş bir darbe indirdi. Ardından fazla değil 24 saat bile geçmeden bu kez sahneye Fırat Aydınus ve ekibi çıktı. Önüne gelen vuruyor. Birde Aydınus ve saz arkadaşları vurdu Trabzonspor’a. İnanın hakemler üzerine yazı yazmaktan o kadar nefret ediyorum ki anlatamam. Hakem üzerine yazı yazmak hep mazeret gibi gelir bana. Ama Cuma akşamı oynanan maçtan 3-4 anekdotla ne kadar haklı olduğumu koyacağım ortaya. Maçın ilk yarım saatinden sonraki kısmını izlediğimi belirteyim. Nedenini de aktarayım hemen. Malum konumuz spor olunca bu anlatacağım da bizi ilgilendiren bir konu. Bölümlü Belediyesi'ndeydik maç akşamı. İftarımızı sayın başkanla birlikte açtık. Kendisine şahsen birkaç kez teşekkür ettim ama bir kez de burada sizlerin huzurunda teşekkür etmek istiyorum. Bölümlü Belediyesine mükemmel bir tesis kazandırdı Başkan Faruk Öztürk. Bölgemizde bu tür yatırımlar hep ‘FUZULİ’ olarak görülmektedir. Ama sayın başkan hiçbir şeye aldırış etmeden yaklaşık 400 milyarlık yatırımla görünürde bölümlü belediyesine ama aslında hepimize süper bir tesis yaptı. İnşallah bölgemizde bu tür tesislerin sayısı artar. İnsanlar iftara geliyor. Oruçlarını açıyor. Çaylarını içiyor. Teravihlerini mescitte kılıp isteyen TV de maç seyrediyor. Maç seyretmem oynarım diyen de sahaya atlıyor. İftardan sonra Halısaha manzarasında başkanla sohbet edip çay içtik. Çay içmenin zevkini hele de ramazan iftarının ardındansa nasıl olduğunu tahmin edebilirsiniz. Ama O manzara eşliğinde içilen çayı tarif etmenin zor olduğunu düşünüyorum. Bu sohbetin ardından Teravihte başkanı yalnız bırakmadık ve maçın 25 dakikasından sonrasını izlemeye başladık. İlk yarının son bölümündeki oyun fena gözükmüyordu. 3-0 lık sonucun takıma birazcık hırs kattığını gözlemledim. Ama aynı derecede de telaş yüklemişti takıma bu karar. Karara söylenecek söz bulamıyorum. Tek kelime ile rezalet… Maçın kritik üç kararı sonucun nasıl bir takımın lehinden diğer takımın lehine döndüğünü gözler önüne seriyor. Manisa’nın attığı golde bariz bir ofsayt var. İlk yarıda Yattara’nın pozisyonlarında kuş uçurtmayan yardımcı bu pozisyonda uykuya dalmıştı. 1. hata ve Manisa 1-0 önde. Akabinde Holosko’ya verilen kart yerindeydi sadece. Ama Holsko’yu atmış olmak demek illa Trabzon’dan da bir oyuncu atmak anlamına gelmemeli. Nitekim buna şartlanan Aydınus Trabzonspor’un golünde golü iptal edebilmek için Umut’u oyundan atıyor. Ya da Umut’u atabilmek için golü de yok ediyor. Her iki sonuçta da Aydınus emeline varıyor ve bir taşla iki kuşu hallediyor. Sonuç maç 1-1 berabere. Eee dönelim geri. Alalım Manisa’nın golünü geri. Sırf bu gol olmasa maç 1-0 bitecek. Sadece bu bile sonucu değiştiriyor nerde kaldı ki birde verilmeyen bir golümüz ve oyundan atılan Umut var. Teşekkürler Aydınus, Teşekkürler Demirlek, Teşekkürler Federasyon, Teşekkürler Tahkim... Vurun bakalım. Elbet bir gün birleri çıkacak karşınıza. Size durun diyecek ama bakalım ne zaman. Son günlerde moda kliplerimiz var. Dilden dile dolaşıp duruyor. Birileri kötülüyor, birileri çaktırmadan destekliyor. Ogünlerden bugünlerden bahsediliyor. Yarınlardan bahseden yok. Yarın birileri Fatiha’dan Yasin’den değil de Amme’den Tebareke’den bahsetmeye başlarsa kimse şaşırmasın… Neyse konunun dağıldığının farkındayım. A.Gücü maçında tek kelime ile “kötü” dediğimiz Trabzonspor, Manisa maçında oldukça iyiydi. Ama Fırat Aydınus’a takıldı. Alıştık nasılsa bu da geçecek… Gelelim Ofspor’a… Lige Sürmene deplasmanı galibiyeti ile iyi bir başlangıç yapan ekibimiz kağıt üzerinde rahat görünen maçı 90+1 de gelen golle kazanabildi. Bafra takımı ilk maçında sahasında 4-0 gibi farklı bir skorla mağlup olması, ofspor’unda Sürmene deplasmanından galip dönmesi maçın kolay geçeceğinin skor yönünden ön sezisiydi. Üstelik maçın başında Ofspor golü’de bulunca bizde tamam bu maç farklı bitecek hayallerine kapılmaya başlamıştık. Ama futbol kendine has özellikleri ile bizleri bir kez daha yanılttı. Kolay geçeceği beklenen maçı neredeyse kaybediyorduk. Ofspor iyi oynadı. Rakip Bafra Belediyesi kontrataklarla hedefine ulaşmayı amaçladı. Bunda da başarılı oldular aslında. İlk yarının sonlarına doğru Mustafa hoca Mehmet’i oyuna alarak hücuma katkı sağlayarak skoru açmayı amaçladığını gösteriyordu. Ama plan ilk yarının son dakikasında yenen golle tutmadı. Savunmanın dikkatsizliğini iyi değerlendiren Bafra skorda dengeyi yakaladı. İlk yarı sonunda 1-1 lik skor yansımıştı skor tabelasına. İkinci yarı sağanak yağmur altında oynandı. Bu tür sahalar bazen avantaj, bazen de dezavantaj olur. Atak yapan takım için zordur bu sahalar. Ama karambol toplar için savunma yapan takımlarda zorlanıyorlar ağır zeminlerde. Top oynayan taraf yada oynamayı amaçlayan taraf Ofspor olduğu için ağır sahada çok yoruldu oyuncular. Bafra sürpriz bir gol daha bulunca Ofspor’un tüm planları altüst oldu. Çünkü hem zemin ağır, hem de rakip artık tamamen kapanacak ve savunmanda vereceğin boşluklarda seni daha da sıkıntıya sokmaya çalışacak. Neyse ki korkulan olmadı ve takım stres yapmaya başlamadan 3 dakika sonra Kaptan Arslan attığı güzel golle takımı yeniden ateşledi. O zor pozisyonda golü atan Arslan daha kolay ve rahat pozisyonda penaltıyı kaleciye nişanladı. Futbolun içinde maalesef bunlar hep var. Ama takım oyunu bırakmamasının semerisini uzatmalarda aldı. Mehmet fırsatçılığını iyi konuşturdu. Savunmanın arkasına gelen ortayı iyi takip ederek takımına altın değerinde 2 ilave puan kazandırdı. İlk iki maçını da galibiyetle kapatan ofspor bu hava ile zirveden kopmadan sezonu tamamlayarak özlemle beklediği şampiyonluğa ulaşacağı inancındayım. |
DİĞER YAZILARI
|