KÖŞE YAZISI

SPORCA
Spor Yazarı

Taktik bilmeyen 'taktisyen'...

29 Mart 2007 Perşembe


Milli Takımımız C.tesi & Çarşamba sendromundan yine kurtulamadı ve Yunan Zaferinde olduğu gibi Norveç Kalecisi sayesinde 2 maçta 4 puanla yetinmek zorunda kaldı.

4 maçta 12 puan toplayarak namağlup grup lideri olan Türkiye, cezasının son maçında kötü taktik nedeniyle 2-0 yenik duruma düştüğü maçı son saniyede kurtardı.

Maçın 11’ ine baktığımda büyük bir taktik hatası dikkati çekiyordu. Emre-Tümer-Gökdeniz-Sabri gibi bücürlerden oluşan orta sahada Hamit ve Aurelio ile 6 kişilik bir ordu vardı. İlerde uzun boylu Norveç savunması arasında kaybolup giden Hakan.

Savunma çok önemli değildi. Çünkü Norveç’in kendi sahasında kalıp hızlı hücum yapacağı belli. Nitekim de öyle oldu.

İlk yarı boyunca orta sahadan şişirdiğimiz hava topları Norveç savunmasında eriyip gitti. Oysa ayağında top tutmayı çok iyi becerebilen 5 oyuncumuzun olduğu orta sahanın bu akıl almaz oyunu sonucu iki kontra top ve 0-2 lik ilk yarı sonucu.

Sakatlar sonucu kadro yapımız zaten bozulmuş. Takımda forvet oyuncusu kalmamış. İlk yarı böyle bir kadro ile çıkacağına, beraberliğin senin için avantaj olduğunu düşünerek rolantide götürmen gereken bir maçta 2-0 geriye düşüp maçı zora sokmak pek başarı olmasa gerek.

Oyuna girenlere ve saha kenarına baktığımızda maça heyecan ve hareketlilik katacak oyuncu göremiyoruz maalesef. Tümer yada Gökdeniz gibi sonradan girip hareket getirecek adamların hepsini ilk 11 de sahaya çıkarınca ilk yarı bitmeden Tümer alan bulamadı ve oyundan çıkmak zorunda kaldı.

Yunan maçından sonra söylediğim bir şey vardı. Şans oldukça yanımızdaydı. Norveç maçında bu kadar şanslı olamayacağız demiştim. Gerçi gollerde şanslıydık ama bir çok pozisyonda şansımız yoktu yanımızda.

Rakip kalecilerin üstün gayretleri sonucu kaleye girmeyen topları da bacak aralarından almayı başarmaları neticesinde 2 maçta 4 puan almayı başardık. 2 maçta atılan 6 golümüzün 5 tanesi rakip kaleciler sayesinde oldu.

Sonuç olarak zorlu bir dönemde cezalı ve deplasman maçlarından kazasız belasız çıkmak güzel. Ama aklımın almadığı husus Fatih Terim’in maçtan sonraki demecinde “Ben bir Taktisyenim” demesiydi.

Bu kadar yanlışlarla dolu bir maçı Hamit’in iki şutunu kalecinin yumurtlayarak içeri alması sonucu 2-0 dan 2-2 ye getirmek bir dahilikse; devre arasında goller aynı kaleye olacak diyen, Hamit’in Frikiğinden önce yanımdakilere "gol bu" diyen, Hem 2-0 iken hem de 2-1 iken bu maç 2-2 biter diyen ben, Topun çizgiyi geçmeden önceki son saniyesinde “gol olur bu” diyen erken uyarıcı Rıdvan’dan ve "Dahi Taktisyen" Fatih Terim'den daha dahiyimdir.

Ukelalığımı bağışlayın ama haksız da değilim sanırım.





DİĞER YAZILARI
Gösterim : 420
YORUMLAR (2)
  Bordo_mavi (29 Mart 2007 Perşembe  23:01)
hepsi bi yana sabri yi sol bekte oynatmasına bi anlam veremedim.
  altunsoylar_ (29 Mart 2007 Perşembe  12:35)
fatih hocanın hakanda ısrar etmesine anlam veremiyorum.rahat almamız gereken maçı zora soktuk şimdide seviniyoruz.

Yorum Ekle...  (üyelik gerektirmez)

| İletişim ve Künye | Sözleşme ve Telif | e-Reklam | Sitene Ekle |

© 2008 | Tüm Hakları Saklıdır
Tasarım ve Programlama : Murat Kumandaş