KÖŞE YAZISI

ŞANLI TARİHİMİZ
Araştırmacı Tarihçi - Yazar

Tarih öncesi devirlerde Trabzon'da Türk izleri

18 Ağustos 2008 Pazartesi

Trabzon'un Türklüğü konusunda bir çok araştırmacı hem fikir ama hiç biri aşağıda tamamen alıntı olan yazıdaki gibi ilginç konulara temas etmedi.Bu yazı olduğu gibi Haluk Tarcan'ın ''Ön-Türk Uygarlığı'' adlı (İstanbul 2001) kitabının 65. ve 68. sayfalarından hiç değiştirilmeden alınmış olup yorumlamasını siz yapın.


''Trabzon mağaralarında iki Ön-Türkçe yazıt bulunmuştur. Biri OY- ËSİNİS diye okunur olduğuna göre bu cümle ''filozofu anma'' anlamını taşınır. Ësinis, hatırlama, anma demektir. Bu da gösteriyor ki, Ön-Türkler, mağara döneminden beri en az Orta Asya'daki kuraklığın 7/6'ncı binlerde buraya gelmiş olmalıdırlar.
İkinci bir yazıt UW-ON, ONGULUS OQUS diye okunmaktadır, anlamı, ''kutsal kozmosta kozmozlaşma''dır. Bu ne demektir? Anılan, söz konusu olan filozof, kozmos'a, kutsal olan kozmoz'a / Tanrıya ulaşmış ve onunla ozlaşmış, özdeşleşmiş, tanrılaşmıştır ki Ön-Türklerin karakteristiği Ateş Kültü karşımızdadır.
Buranın esas halkı sayılan Lazların diline, bu dilin belkemiğini oluşturan ''olmak-imek'' fiiline bakarsak, kökende, kendilerini OQ diye adlandıran Ön-Türkleri ve Laz gırtlağında değişikliğe uğramış Ön-Türkçe'yi buluruz.

ËM-AT Med ma US UQUV sima
ËS-AT Sed si AT UCUW tkwa
OQ EM him OQ UYUNU hini

İddia edilen Grek dilinin Lazcada olmadığı meydandadır.
Kentin adına gelelim:
Burası OY-OÑUL (Ongul) adını taşıyan, Karadeniz'deki ilk Ön-Türk kentlerinden biri ötekisidir.
OY- OÑUL'dur: OY, düşünce, ONGUL, başarı, başarı hail demek olduğuna göre bu sözcük düşünme başarısı yani felsefe demektir. Bu da gösteriyor ki; burada bir düşünür, bir filozof yaşamıştır ve kent bu adı almıştır. Feylesofun ortaya çıkışı -515 (M.O. 515) tarihlidir.
Bu verilerden vardığımız sonuç şu olacaktır. Mağara dönemi ile (-515) yılına kadar burada Ön-Türk kültürü egemendir.
Yunan tüccarları buraya (-756)'da yerleşmiş iseler çünkü, burada ticaret yapacakları bir halk, o dönemin şartlarında, organize olmuş bir liman bulmuşlardır. Adını da kendi dillerine göre TRAPUZENT diye değiştirmişler ya da yalnızca kendileri bu adı kullanmışlardır.


TRABZON, YUNAN SİTESİ

Karadeniz'in adı, Yunanca'da PONTUS EUXİNUS'tur. Pontus (Köprü), Euxinus (deniz) demektir. Bu ad ile Yunanlılar, bu yöreyi Yunanistan arasında bir köprü halinde görmüşlerdir.
Pontus Euxiunus adının analizini yapalım: Pontus sözcüğü Yunanca'dır geçelim. Euxiunus (Ogzi-n-us) kulağımızda Ön-Türkçe'de, akarsu, büyük su örtüsü, deniz anlamına ÖG-İZ, ÖG-İZ'den kırma etkisi bırakmaktadır.
Fakat sadece bu sözcük, Yunan öncesi kültürünün, dip kültürün, Ön-Türk kültürü olduğunun önemli bir işaretidir. Zaten, bunu tartışmaya bile gerek yoktur; Karadeniz'in ilk ve tarihi adı Ön-Türkçe OQ-OZ OLIQ KÖL olduğuna göre sorun baştan çözümlenmiştir.
OY-URUM ATIN: Gelelim ''Pontus Rum'' krallığı adına: İstanbul'da ilk kurulan Ön-Türk devleti, OY-URUM ATIN'ı de kısaca görmüştük. RUM'un bayındır demek olduğunu daha önce açıklamıştık. Konuyu biraz daha açalım:
Bu devlet İstanbul-Ankara-Trabzon üçgeninde (-1980) yani (M.Ö. 1980)'lerde egemen olmuştur. Buradan yola çıkarak Pontus'un RUM'un bu dönemden kalmış olduğunu düşünebiliriz. (Kazım Mirşan, dipnotuyla)
İkinci olasılık ise, eğer bu adı, Bizans döneminde kullanılmış ise Anadolu'ya URUM'dan kalama RUM, diyar-ı Rum dendiğini anımsamış olmamız gerekecek.
Rum adı, yukarıda serdiğimiz yazı sahiplerinden geliyorsa, bu yazı Issıq-Köl tipi yazı olduğuna göre en az dip kültürü ON (Hun) Türklerine aittirler.

BİZANS DÖNEMİNDE TRABZON'DA TÜRK İZLERİ
Türklerin burada bulunuşu, Ön-Türklerle sona ermemektedir. Bizans dönemine ait Trabzon'daki Ayasofya kilisesindeki Ön-Grekçe olduğu iddia edilen yazılar, bu iddialara rağmen aslan asla çözülememiştir. Bu yazıları K. Mirşan Ön-Türkçe okumuştur. Zaten Bizans tarihine baktığımızda, Yunanca'nın resmi dil olarak mecburi hale getirilmesinin tarihi (+7/8)'inci yüzyıllardır.... Bu tarihe kadar konuşulan dilin Ön-Türkçe olduğu Bizans tarihinde görülür.
Bu bilimsel gerçekler, Yunanlıların, Pontus Rum Devleti'ni ileri sürerek, SEVR'cilerin Anadolu'yu yeniden parçalayabilecekleri ve kendilerinin de Karadeniz'e yerleşecekleri hayalinden, bir daha ağza alamayacakları şekilde vazgeçmelerini emretmektedir.
Artık soykırım, işkence, işgal gibi bilim dışına çıkan, Yunan uygarlığına yakışmayan, çirkin iftiralardan vazgeçip, bu yörenin tarihini öğrenmeleri ve susmaları gerekmektedir.'' (1)
Araştırmalar,bölgeye ilk olarak M.Ö.III.bin ile II.bin yılları arasında Oğuzların öncü kollarından biri olarak kabul edilen ''Gas/Kas'' ve ''Gud/Gutiler'' in yerleştiklerini ve bunların Anadolu ve Azerbaycan'da ilk Bozkır kültürünü yaşayan Proto-Türkler olduğu sonucunu çıkarır(2)

(1) Haluk Tarcan, A.g.e
(2) Yrd.Doç.Dr.Kenan İnan,''Trabzon'un Fethi'',yayına hazırlayan İsmail Hacıfettahoğlu, Ankara,2001,sf.106

DİĞER YAZILARI
Gösterim : 262
YORUMLAR (1)
tonyukuk
(16 Eylül 2008 Salı - 18:35)
Çok güzel bir konuya değinmişsiniz.Güzel Karadenizimiz üzerinde oynanan ve son yıllarda şidddetini arttıran bir oyundur.M.Ö 400-450 yıllarında ön Türk devletleleri mevcuttur.Yazınızda belirttiğiniz Gud yahut Kut kavmi ( Turani bir kavimdir. ) izleri hala günümüzde ilçelerimizin çoğunda ve soyadlarımızda rastlanmaktadır.

Teşekkür ederim.
Saygılarımla.
Yorum Ekle ...  (üyelik gerektirmez)
| İletişim ve Künye | Sözleşme ve Telif | e-Reklam | Sitene Ekle |

© 2008 | Tüm Hakları Saklıdır
Tasarım ve Programlama : Murat Kumandaş