KÖŞE YAZISI

EĞİTİME BAKIŞ
Eğitimci Yazar

Test liseleri (testhaneler)

28 Mart 2006 Salı




Test Liseleri (Testhaneler)

Eğitimin gizli ve açık fonksiyonları var. Açık fonksiyonlarından biri de seçme fonksiyonudur. Bazıları buna karşı çıkar ama ben öğrencilerin zekâ, bilgi ve becerilerine göre ayrılması gerektiğine inanırım. Bilmiyorum ne kadarı doğru ama her iki yüz kişiden birinin geri kalan yüz doksan dokuzundan daha zeki olduğunu okumuştum. O bir kişiyi bulup çıkarmak ve diğerlerinden farklı olarak eğitmek gerekiyor. Bugün her alanda zirve olan ABD'yi ayakta tutan insan sayısı bir milyonu bulmaz. İşte bu amaçla kurulmuştur Anadolu ve Fen liseleri. Hele Fen liseleri Türkiye'nin en üst seviyedeki öğrencilerini toplar. Bu okullar aynı zamanda pansiyonludurlar da. Öğrenciler etütler dâhil günde on saati aşkın planlı bir eğitime tabi tutulurlar. Kuruluş amaçlarından en önemlisi de bilim insanı yetiştirmektir. En azından olması gereken bu ama hiç de öyle değil.

Birinci sınıfa başlar başlamaz zaten OKS'den alışkın öğrenciler dershanelerin de takviyesi ile test çözmeye başlarlar ve de hücrelerine varıncaya kadar üç sene sonraki (şimdi dört sene oldu) ÖSS'ye motive edilirler. Hafta içi okulda hafta sonu dershanede bütün çalışmalar ÖSS'ye kilitlenmiştir. Zaten okuldaki öğretmenler de dershane - test çözmeye yatkın öğretmenlerdir. Arada birkaç öğretmen bilim olimpiyatları, laboratuar, bilim falan der ama sesleri de fazla çıkmaz. Laboratuarlar Yahudi dükkânındaki besmele levhası gibidirler. Ne yapsın öğretmenler öğrenciyi adam akıllı soktu mu laboratuara, gitti güzelim çözülmesi gereken günlük 200 test! Öğrenci bilim adamı değil allame-i cihan olsa ne yazar üniversiteyi kazanamadıktan sonra!

Daha önceden binlerce kez çözülmüş soruları tekrar tekrar çözüyorlar. Bunlar zeki ve gayretli öğrenciler. Ve bilimi de seviyorlar. Sadece bu okul mu, Türkiye de 2 milyona yakın genç harıl harıl test çözüyor. Konu çalışıyor. Ne büyük bir insan potansiyelidir bu. Bu kadar emek sonucunda ne oluyor? Millete katkısı ne? Oysa bir kişi bir şey bulur binler bundan ekmek yer. Onların o kadar zeki olmasına gerek yoktur. -Amerika'da bir tane Bill Gates çıktı.- Belki kişisel olarak bir menfaat var. Bir meslek sahibi oluyorlar, üniversite okuyorlar ama bu anormal yoğun hazırlık dönemi emekleri onların işlerine ne derece yansıyacak? Bunlar kayıp yıllar değil mi? Bu durumun sömürü düzenini tepkisiz sürdürmek isteyen İngilizlerin Hintli çocuklara logaritma cetvelini ezberletmesinden ne farkı var. On yıllarca logaritma cetveli ile yatıp logaritma cetveli ile kalkan Hindistan tecrübesi karşımızda durmuyor mu?

Yapılan sınavlarda birinciler çıkıyor. Ama bilim adamı çıkmıyor. Onca sorunun üstesinden gelebilen bu gençlerin yaptığı normallikle izah edilemez. Ama maalesef bugün itibarı ile derece yapmış öğrencilerin ortaya koyduğu bir yenilik, buluş yok. Sınavı kazanan diğerlerinden ve hatta kazanamayanlardan farkları da yok.

Bizim ne petrolümüz var ne de başka bir tabii kaynağımız. Tek geçerli zenginliğimiz 70 milyon nüfusumuz. Onu da koyun sürüsüne çevirip mahvediyoruz. Bir eğitimci "Bana bir ülkenin eğitim sistemini anlatın, ben size geleceğini söyleyeyim" diyor. Allahını seven söylesin, Türkiye'nin geleceği ne - nerede - ne olacak?

Yazının başında eğitimin seçme fonksiyonu dedik ya. Bir düz lise müdürü arkadaş Fen ve Anadolu liselerine gönderme yaparak "Öğrencilerin iyilerini seçip alıyorsunuz, posaları bize kalıyor!" diye serzenişte bulunmuştu. Bir ilçe belediye başkanımız da OKS'yi kazanamayan öğrencilerle ilgili "üretim hatası" tabirini kullanmıştı.

Ben burada öğrenciyi posa veya üretim hatası olarak görmenin yanlışlığından bahsetmeyeceğim. Şimdi sırf test çözme gücü ve gayreti daha fazla olduğundan Anadolu veya Fen liselerini kazanan öğrencileri ve bu tip okulları daha başarılı gören anlayışa sormak isterim, bu öğrenciler, bu okullarda diğer öğrencilerden farklı ne yapıyorlar? Bu okullar onlara farklı ne veriyor? Ne verebiliyor? Düz lise, Anadolu lisesi, Fen lisesi ne fark eder: hepsi tek şeyle ve aynı şeyle bir üst kuruma yerleşmeyecekler mi?

Test çözmek!
Aslında karşımızda dağ gibi duran bu sınav sistemini aşmak o kadar zor mu? Veyahut karşımızdaki gerçekten dağ mı yoksa gördüğümüz halüsinasyon mu? Her zaman başka bir yol vardır. Bunu öğrenmek inşallah bize pahalıya mal olmaz. Başka bir yol daha olduğunu öğrenen milletler bugün uzay çalışmaları yapıyorlar.
Tıpkı Hindistan gibi!

Zekeriya ABANOZOĞLU
Yomra Fen Lisesi Müd.Yard.


DİĞER YAZILARI
Gösterim : 1.607
YORUMLAR (2)
  abdullahabanoz (01 Nisan 2006 Cumartesi  23:24)
mrb sanada bu yakışır negüzel birşey seni ve senin gibilerini heb buraladagörmek
isderiz onur verici güzel temeclerini bekliyoruz
emegi gecen herkese teşekkürler

abdullah ABANOZ
  yavuzhbo (29 Mart 2006 Çarşamba  13:26)
Esselamü Aleyküm.. Zekeriya hocam. Yeni görevin olan 'Eğitime Bakış' Oflular.com adresindeki görevinde başarılar diliyorum..Bir Eğitimci olarak senden oflulara ve vatandaşlara faydalı olabileceğine inanıyorum. 28.04.2006 tarihli ve 'Test Liseleri(Testhaneler) konulu köşe yazını okudum. Gerçektende bahsettiğin bu konular Türk Eğitim sisteminin ne hale geldiğini gözler önüne seriyor. Geçende Dünya Bankası üzerine konu olmadığı halde, halen yürürlükte olan 'ÖSS' sisteminin yanlış düzenlenmiş olduğunu ve Öğrenci Seçme Sınavı değil ! Öğrenciyi sıkan bir sistem olduğunu dile getirdi. Gerçektende çok doğru. Daha yeni bir Eğitim programı ve seninde yazında belirtiğin gibi öğrencinin ilgi alanına yönelik öğrenci seçme çok faideli olacığı kesindir.Sl

Yorum Ekle...  (üyelik gerektirmez)

| İletişim ve Künye | Sözleşme ve Telif | e-Reklam | Sitene Ekle |

© 2008 | Tüm Hakları Saklıdır
Tasarım ve Programlama : Murat Kumandaş