KÖŞE YAZISI

HASBİHAL
İmam-Hatip ( Eğitimci Yazar )

Trabzon Fatih'ini rahmetle anlıyoruz...

30 Mayıs 2008 Cuma

Fatih Sultan Mehmed tarafından İstanbul'un fethinin 555., Trabzon'un fethinin ise 547. senesindeyiz.. Fatih'i anmak değil; anlamak gerek.. Hizmet edenleri ve bu vatan için yapılan fedakarlıkları unutmamalıyız..


Bizleri görmeden Müslüman olmamızı ve ahiretimizi düşünerek canlarını feda eden bu yiğit ecdâdımıza evvela fatihalar gönderelim..

Başarı için, önce hedef belirlemeli, adımları dikkatle atmalı ve başarmayı gerçekten istemeli.

Fatih, babasının,''İstanbul'u sen fethedeceksin'' telkinleri ile büyür..
Bunun için devrinin bütün ilimlerinden ve yaygın dillerinden haberdardı.
Öyle ya.. Sultan Fatih çapında bir insan, rast gele ve kendi halinde yetişebilir miydi?..

Her işin başı eğitimdir ilimdir..
Bu sebeple, devrinin en derin, en önemli âlimlerinden eğitim aldı:
Fıkıhta Molla Hüsrev,
tefsirde Molla Gürâni, Molla Yegan, Hızır Bey Çelebi,
kelamda Hocazâde,
Matematikte de Ali Kuşcu'dan ders aldı.

Akşemseddin, manevi eğitimini de tâlim ettirmişti. Önce iyi yetişmek ve fetih için olgunlaşmak gerekiyordu. Bu bakımdan ilim, fen ve mâneviyat bakımından gerekli altyapısı oluşturuldu.

İstanbul, hayal gücü yüksek olan Fatih'in çocukluk aşkıdır.
O, çocukluk yıllarında İstanbul'u Bizans'ın elinden almış, fethetmişti bile..

Bir gece, henüz şehzade olan Mehmed dersini aldıktan sonra odasına çekilir. Hocası Molla Gürânî gece namazına kalktığında Mehmed'in odasında ışığının yanmakta olduğunu görür, meraklanır. Acaba rahatsız mı diye yanına varır ve kapıyı çalar. Şehzade kapıyı açar. Hocası:
''Hayırdır inşaallah! Neden uyumadın?'' diye sorar. Fatih:
''Müzakere ediyordum efendim'' der. Molla Gürâni:
''Hangi derse çalışıyor müzakare ediyordun?'' diye sordu...
Fatih, mahcup bir eda ile sustu.  Masasının üzerindeki kâğıtlarda bir kısım notlar ve haritaya benzer plân ve evraklar gören Molla Güranî,
''Bunlar nedir?'' diye sorar. Bir sır olarak kalması ricasıyla, Küçük Mehmed, büyük idealini açıkladı:
''Hocam İstanbul'un bunca zamandır alınamaması içimi yakıyor. Peygamber Efendimiz'in (s.a.v.) aziz sahabelerinden beri hep kuşatılan ve o mübarek insanların kanlarıyla sulanmış Bizans surları neden aşılamıyor? Müjdesi çoktan verilmiş olan o beldeyi fethetmenin yolu nedir? Bu soruyu kafamdan atamıyorum, uykularım kaçıyor, sabahlara kadar planlar yapıyorum''..

Molla Gürâni, küçük Mehmed'in büyük idealini tebrik etti. Hedef çok kutlu ve ulvî idi. Ancak, böylesine muhteşem bir müjdeye mazhar olabilmek kolay değildi. Çalışmak, olgunlaşmak, gelişmek ve bu büyük fethe maddesi ve mânâsıyla tam olarak hazırlanmıştı.
Niyyet + Hedef + Gayret ve çalışma + Allah'a tevekkül = Zafer

29 Mayıs 1453 de İstanbul'un fethinden sonra Fatih Sultan Mehmed, Trabzon'a, Pontus İmparatorluğu üzerine sefere çıkar. Fetih ordusunda Sâre Hâtun adında muhterem bir kadın da bulunmaktadır Çok zor şartlarda geçer Pontus Seferi. Karadeniz'in sarp kayalıkları, özellikle Zigana Dağlarının yamaçlarında, Padişah bile sık sık atından inip yürümek tırmanmak hatta sürünmek zorunda kalır.

Böyle çetin bir mücadelenin sonunda mola verildiği sırada Sâre Hatun, Padişah'a yönelir. Fatih kan ter içindedir. Tırmanırken, dizi kanamış, gömleğinin yakası yırtılmıştır. Cihan Sultanı sıradan, gayretli bir yeniçeri gibi olmuştur. Sâre Hatun'un ana yüreği buna dayanamaz ve derki:
-''Şevketlü oğlum''. Bu Trabzon'a bunca zahmet nedendir? Bunca meşakkate değer mi?''.
Günlerdir at sırtında aşılmaz denilen dağları, geçitleri aşan Fatih eliyle alnının terini silerken cihana bedel şu cevabı verir:
-''Ey ana... Bu zahmet din yolunadır. Zira elimizde İslâm'ın kılıcı vardır. Eğer bu zahmet ve eziyetlere katlanmazsam gâzi lakâbına lâyık olamam. Bugün ve yarın Allah'ın huzuruna çıktığımda utanırım. Sonra, bizim dâvamız Trabzon'u fethetmek dâvası değildir. Allah'ın ismini yüceltmek ve ilân etmek davasıdır. Bu uğurda ne kadar zahmet ve meşakkat çeksek yine azdır.''

İstanbulun fethinden 8 sene sonra da 1461 de Trabzon fethedilir..
Fatihe ve cefakâr ordusuna, askerlerine ve tüm şehitlerimize Fatihalar..

Bu yüksek şahsiyetli ecdadın torunları olduğumuzu unutmayalım ve hatırlatalım..
Unutmayalım ki; Neslimiz, geçmişini ve ecdâdını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır.

İstanbul'un ve Trabzon'umuzun fetih yıldönümü mübarek olsun.

Gösterim : 475
YORUMLAR (4)
  ziyaretci (23 Haziran 2008 Pazartesi  00:21)
mustafa karaismailoglu isimli ziyaretçinin yorumu : burada yazacagım yorum hocamızın yazısı olmayacak.cenaze dolayısıyla ofa geldım.hocamızın ımametınde bır cuma namazı kıldım.hocamızın gerek kuran tılavetı gerek hıtabetını cok begendım.hocamızın bu yuregımızın derınlıklerıne nukseden sıır gıbı hıtabetı ve sudeysı gıbı kıraatı oftakı muhtesem camımıze layık guzellıkteydı.bu arada oftakı camıde namaz kılarken oflu olmanın huzurunu duydum ve hemsehrılerımle ıftıhar ettım.Emegı gecen tum musluman kardeslerımıze tesekkur ederim.Allah teala razı olsun.hocamı bu guzel hıtabetı ve bır o kadar da guzel kıraati sebebıyle tebrık eder kendını yetıstırme yolunda gosterdıgı cabaya hayran oldugumu belırtmek ısterım.selam ve saygılarımla
  kabahasanoglu (20 Haziran 2008 Cuma  11:30)
Değerli yazarımız, sizi bu çok güzel ve yeni nesil için çok önemli olan geçmiş tarihimizden güzel ve ders niteliğindeki Değerlerimizi hatırlamak ve hatırlatmak gibi çok önemli bir görev üstlenmişsiniz, yazınızdaki o güzel uslup benide derinden etkilemiştir. başarılarınızın ve bu yazılarınızın devamını diliyorum .ALLAH'ın selamı ve bereketi üzerinizde olsun. Saygılarımla, Mehmet KORKUT (BBP .MDK.Üyesi)
  ziyaretci (11 Haziran 2008 Çarşamba  20:24)
Mahmut ÖZKAL isimli ziyaretçinin yorumu : hocam bizleri o güzel yorum ve bilgilerinizle aydınlattığınız için teşekkür ederim. Gerçekten yazınız çok güzel. bundan sonraki yazılarınızı da heyecanla bekliyorum. sıkı bir hayranınızım.
  ziyaretci (06 Haziran 2008 Cuma  23:13)
Mehmet Alpdündar isimli ziyaretçinin yorumu : Hocam. Eline sağlık. çok güzel olmuş. yazılarının devamını diliyorum..

Yorum Ekle...  (üyelik gerektirmez)

| İletişim ve Künye | Sözleşme ve Telif | e-Reklam | Sitene Ekle |

© 2008 | Tüm Hakları Saklıdır
Tasarım ve Programlama : Murat Kumandaş