KÖŞE YAZISI

SPORCA
Spor Yazarı

Ve korkulan oldu...

03 Aralık 2007 Pazartesi


Geçen hafta yazdığım köşemin birinci bölümü yani spor dışı olan bölümü gerek başta babam olmak üzere aile üyelerim ve gerekse okuyucularımızdan beğeni topladı. Kendilerine teşekkür ediyorum. Onlara verdiğim cevabı bir kez de buradan tekrarlamak istiyorum.

Geçen yazımda da belirttiğim gibi gazetemizin içeriğinde yer alan tüm haberlerin birebir içinde olmamız nedeniyle bir çok konuda yorum yazabilme şansımız mevcut. Ancak her tarafa yetişmeye kalkarsak zaten aşırı ağır olan yükümüzün altında ezilmeye başlarız. Şimdilik böyle kısa ve sık olmayan aralıklarla spor dışı yorumlarımıza devam edeceğimizi bildirelim yeter.

Gazetemizin kuruluş aşamaları tamamlanır her şey yerli yerine oturursa bizler de o zaman daha rahat ve hafif yüklerle daha farklı yazılarla sizlerle oluruz. İleriye dönük güzel düşüncelerimiz mevcut ancak bunlar şimdilik bizde saklı kalsın. İnşallah ileride bu düşüncelerimizi sizlerle de paylaşırız.

Spor yorumumuza bu hafta Trabzonspor ile başlayacağım. Malum maç Cuma günü oynandı ve hafta sonumuz rezil bir şekilde geçmeye devam ediyor. 4 maçta beş mağlubiyet pardon pardon 5 maçta 4 mağlubiyet alan Ersun Yanal, Ziya Doğan’ı aratmaya başladı.

Trabzonspor üzerinde oyunlar oynanmaya devam ediyor. Bu mağlubiyete sevinen insan sayının hayli fazla olduğunu biliyorum. Bunlar içerisinde yakından tanıdığım birçok insan mevcut. Kimi gazeteci, kimi yazar, kimi de taraftar…

Bizler hala birçok şeyin farkında olmamaya inatla direnirken birileri ince rant hesapları peşinde koşuşturuyor.

Malum kongre süreci içerisindeyiz. Albayrak’ın başkan olmasını hala içlerine sindiremeyenler, gazete sayfalarında ve sütunlarında yalan yanlış bilgilerle, kendi görüşleri bile olmayan birileri tarafından ısmarlama görüşleri “gazeteye çıkaracağım seni” vaadiyle masum insanların resminin altına ekleyerek yürüttükleri kampanyalar ile Trabzonspor’a hizmet ettiklerini sanıyorlar.

Açık ve net bir şekilde ifade ediyorum. 23 yıldır şampiyon olamayan bu takımın geçmişinde maalesef hep o birileri vardı. Bu kafalar değişmediği sürece, rant düşünceleri ortadan kalkmadığı sürece, kalem tutan eller mert olamadığı sürece, yalakalıklar sürdüğü sürece değil bir 23 sene, 53 sene daha şampiyonluk hayaliyle yaşayacağız.

Maça gelecek olursak baştan sona tek kare kaçırmadan (sinirlerime zar zor sahip olarak) izledim maçı.

Yönetim, Yanal o bu hep suçlu tamam bunu kabul ettik. Peki kendileri sahada, ancak ruhları ve kafaları başka yerlerde olan oyunculara ne demeli. Her eleştiride sahiplenmeye çalıştığım, yokluğunda eksikliğinin daha iyi anlaşıldığı Hüseyin’in gereksiz itirazları sonucu 1-0 yenik duruma düştük. Kaptan olacak birine bu hareket hiç yakışmıyor. Tamam hakemler maçlarımıza özel gönderiliyor. Yenilmemiz için ellerinden gelen zeminleri hazırlamaya itina gösteriyorlar. Ben bunu TV başında görüyorum da sen yanı başında göremiyor musun? Sarı karta itiraz eden Hüseyin diğer oyuncuları da gereksiz yere uyuturken rakip oyuncular uyumadı ve 6 kişi ile gelerek golü buldular.

İkinci yarının başında tam maçı hakeme yıkmaya hazırlanırken Ahmet Şahin hata yapıp topu kurtarmasa emelimize ulaşacaktık ama olmadı. Vedat Yüksel’in uydurduğu penaltıyı Ahmet kurtardı. Vedat efendi maç boyunca bizim oyunculara gösterdiği mimikleri ile eminim bir çok insanın hayır duasını almıştır!.
Trabzonspor bu kadar küçülemez beyler…
Sahadaki beyler size diyorum…
Masa başındakiler size de…
Konuşun artık yeter sustuğunuz. Bir hakem Tarbzonspor kaptanına ismi, ne olursa olsun kolunda o bandı takan ve bordo mavili formayı giyen birine o kafa hareketlerini, s..tir git anlamına gelen el kol hareketlerini yapamaz…
Ama yapıyor işte…
Sahada tek kelime ile rezil bir futbol oynayan, mücadele etmeyen, kafası ile ayakları arasında dağlar kadar fark olan oyuncular vardı. Bel bağladığımız Gökdeniz kendi ve top ile savaşır halde. Yattara durakta otobüs bekler gibi topun ayağına gelmesini bekliyor. Kendine gelen 30 toptan sadece 2 orta yapabilen bir Yattara istemiyoruz.
Biz ayağımıza gelen her topu önce durdurup, sonra kontrol edip, daha sonra bir adım hareket edip sonra durup arada geçen sürede rakip her tarafı kapatınca gerideki adama topu zar zor kazandırırken rakip oyuncular kaptıkları topları tek paslarla en hızlı bir şekilde kullanıyorlar.
Uyumayın beyler…
Sahadakiler bizi satıyor…
Sahadakiler O Kutsal Formalara ihanet ediyor…
Albayrak, Yanal, Yönetim hepsi hikaye…
Mahalleden koyacağınız 11 kişi bile bunlardan daha iyi mücadele eder…

Ve Korkulan Oldu…
Geçen hafta manşet yapmıştım hakemi galip geldiğimiz halde… O nedenle bu hafta rahat konuşabileceğim. Çünkü kazandığımız maçta bile hakeme yüklenmiştik. Hafta içi sohbetlerimizde Mustafa Hoca Gümüşhane maçı ve hakemler konusunda sinyaller vermişti aslında. Mantıksız da gelmemişti bana anlattıkları. Gümüşhanespor bir il takımı. Ve Aydın Doğan’ın ilinin takımı. Bu tür ilişkiler en basit yerlerde bile olurken Aydın Doğan’ın takımı nasıl küme düşsün. Gümüşhane’de taçları bile hakemin attığı söyleniyor. Bu maça bu bilgiler ışığında hazırlandı Ofspor.

Ama ne acıdır ki geliyorum diyen kazaya kurban gittik. Yoğun proğramımız nedeni ile maça gidemedik. Maçtan sonra en az 3-4 farklı kaynaktan teyit ettiğimiz bilgiler doğrultusunda hakemlerin maçı katlettiği kanaatine vardık. Nizami iki golün ve 2 net penaltının verilmediği söyleniyor. İzlesek kararımızı bizde çok net verirdik ama izleyemediğimiz için bizlere aktarılanlar ile yetinmek durumundayız. Çok fazla yorum yapamayacağım ama kazalar her zaman ne kadar az hasarlı atlatılırsa şükretmek lazım deriz.

12 maçında 3 maç kaybeden Ofspor genel ortalama itibari ile yüzde de 75 başarı ile oynuyor. Bu da oldukça iyi bir neticedir. Kastamonu’nun evinde Ünye ile berabere kalması hafta sonu oynanacak olan Ofspor-Kastamonuspor maçının final havasını daha da artırdı. İnşallah Ofspor sahasında bu maçı kazanarak ilk yarıyı lider olarak tamamlayacaktır.

DİĞER YAZILARI
Gösterim : 336
YORUMLAR (1)
mezereli
(05 Aralık 2007 Çarşamba - 09:50)
siz ofun hakem tarafından katletilğini yazıyorsunuz.kaynağınız 2-3 yer ama.ama karadeniz gazetesi o hakeme 3 yıldız verip ofun verilmeyen gollerini ve penaltılarını haber bile yapmıyor.acaba bu haksızlığa değirmendere uğrasa ne olurdu?maalesef böyle düşündürenler var.bu konuyada eğilmenizi rica edrim.
Yorum Ekle ...  (üyelik gerektirmez)
| İletişim ve Künye | Sözleşme ve Telif | e-Reklam | Sitene Ekle |

© 2008 | Tüm Hakları Saklıdır
Tasarım ve Programlama : Murat Kumandaş