OF'A BAKIŞ
KTÜ Maliye Bölümü Öğretim Üyesi
Yaş çay fiyatı asgari 1 YTL olmalı08 Mayıs 2008 PerşembeBugünlerde yaş çay taban fiyatları açıklanacak. Açıklanacak fiyat çok sayıda bölge ve ülke insanının ekonomik yapısında önemli etkiler yapacaktır.Bilindiği gibi yaş çay fiyatı 204 bin yaş çay üreticisi aileyi (yaklaşık 1 milyon bölge insanını) ve yine milyonlarca bölge ve ülke insanını (çay sanayisinde işçi-işveren olarak çalışan, çayın ticaretini yapan ve kuru çayı tüketenleri) doğrudan ilgilendirmektedir. Bir anlamda açıklanacak yaş çay fiyatı çok sayıda bölge ve ülke insanının ekonomik yapısında önemli etkiler yapacaktır. Son yıllarda IMF kontrolünde (stand by) ülkemizde uygulanan mali disipline yönelik politikalar çerçevesinde çay fiyatlarına düşük düzeylerde artış yapılmıştır. Bu artışların genel fiyat düzeyi artışının-enflasyon (Tüketici fiyatları endeksi-TÜFE) az da olsa üzerinde olduğunu söyleyebiliriz. Şöyle ki; 2005 yılında yüzde 8,18 düzeyindeki genel fiyatlar düzeyi artışına karşılık yaş çay alım fiyatı yüzde 11,43; 2006 yılında yüzde 9,6 fiyat artışına karşılık yüzde 11,11 düzeyinde çay fiyatı artışı ve 2007 yılında ise yüzde 8,76 fiyat artışına karşılık yüzde 12,31 yaş çay alım fiyatı artışı gerçekleşmiştir. 2007 yılında işlenmemiş gıda ürünleri artışı ise yüzde 18.59. Yani yaş çaya verilen fiyat artışının çok üzerinde. Bu noktada; çay üreticisi Karadeniz insanının çaydan elde ettiği gelirin önemli bir kısmını temel gıda ihtiyaçları için harcadığını ve verilen fiyat artışları karşısında satın alma gücünün azaldığını ve fakirleştiğini açık olarak söyleyebiliriz. 1990-2007 döneminde fiyatlar genel seviyesindeki artışlarla (TÜFE) yaş çay fiyatlarındaki artışları karşılaştırdığınızda ise çay fiyatlarının dönem toplamında yüzde 54 oranında enflasyonun altında kaldığı görülecektir. 2004-2007 dönemindeki 4 yılda reel anlamda (enflasyonun etkisi düşüldüğünde) yaş çay fiyatlarındaki artış toplamı yüzde 14.5 civarında iken, aynı dönemde reel ekonomik büyüme yüzde 29 olarak gerçekleşmiştir. Yani son dönemde enflasyon oranları esas alınarak verilen yaş çay fiyat artışlarına ekonomik büyümeden kaynaklanan refah payı katılmamıştır. Bir anlamda son dönemde Ak parti hükümetinin açıkladığı yaş çay fiyat artışlarının uyguladığı ekonomik programla da paralellik arz etmediği anlaşılmaktadır. Çay üreticisini üzen bir başka gelişme ise özel sektöre sattığı çayın parasını alamamasıdır. Ne zaman alacağı da belli değildir. Çay üreticisinin alacağını tahsile zorlayacak hiçbir yasal güvencesi yoktur. Bakınız Çaykur bölgede üretilen 1,2 milyon ton yaş çayın alımını yaklaşık 600 bin tonla sınırladığından, üretici diğer yarısını özel sektöre vermek zorunda kalmaktadır. Çaykur aldığı çayın parasını ödedi. Özel sektörün önemli kısmı geçen yıl aldığı çayın üreticiye borcunu ödemedi. Çay fiyatı ne olsun öyleyse? Gübre fiyat artışını, işçilik maliyetlerini, taşıma maliyetlerini, refah kaybını, satın alma gücü kaybını, arazı koşullarını, aile başına çaylık alan azlığını ve bölge insanının devletine olan bağlılığını düşünelim ve çaya fiyat verelim. Ve yine vahşi doğal şartlarda göç etmeyerek hayata tutunmaya çalışan ve gönüllü vatan bekçiliği yapan bölge insanına devletinin sahip çıktığını gösteren bir fiyat açıklanmalıdır. Bu fiyat, ülkenin uyguladığı ekonomik politikalar da dikkate alınarak, asgari 1 YTL olmalıdır diye düşünüyoruz. 1 YTL altındaki fiyat hayal kırıklığı olur ve bölge insanını çok üzer. |
DİĞER YAZILARI
|
bbektas61 (13 Mayıs 2008 Salı 19:59)
ziyaretci (10 Mayıs 2008 Cumartesi 12:31)
bbektas61 (08 Mayıs 2008 Perşembe 12:24)
Yorum Ekle... (üyelik gerektirmez)